Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, kavşakta geçiş hakkına uymayarak trafik kazasına neden olan araç sürücüsü ve sigorta şirketine karşı açılan maddi ve manevi tazminat davasına ilişkindir; ilk derece mahkemesi, motosiklet sürücüsü davacının tam kusursuz, karşı araç sürücüsünün ise tam kusurlu olduğunu, davacının kaza sonucu %8 engellilik oranıyla kalıcı ve geçici iş göremezlik zararına uğradığını belirterek, sigorta şirketinin ödeme yaptığı savunmasına rağmen, kask takılmaması kafa bölgesinde yaralanmaya yol açmadığından müterafik kusur indirimi uygulamadan, davacıya 30.000 TL manevi tazminat ile hesaplanan maddi tazminatın ödenmesine karar vermiştir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:27/02/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ:02/03/2023DAVANIN KONUSU:Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı)GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:21/03/2025İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile Denizli ili ... Mah. ... üzerinden ... istikametine seyrederken ... sokak kavşağına geldiği esnada karşı istikametten gelen ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile kavşaklarda geçiş hakkına uymayarak aniden yola çıkmasından dolayı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada davalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu müvekkilinin ise kusurunun bulunmadığını, kazaya ilişkin ceza davası açıldığını, dosyada alınan bilirkişi raporunda ise davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin kaza nedeniyle yaralandığını ve tedavi gördüğünü, vücudunda sakatlık meydana geldiğini ileri sürerek 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak müvekkiline verilmesine, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından gerekli belgeler şirkete ibraz edilmeyerek ve ödeme süresinin dolması beklenmeyerek kanunda belirtilen başvuru şartının yerine getirilmediğini, müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının sigorta şirketine başvuruda bulunduğunu, başvuru neticesinde 05/09/2019 tarihinde 48.101,96 TL tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan ödeme ile birlikte müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sona erdiğini, iş bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... plakalı aracı ile ilerlerken, hız sınırlarına uymayan davacının motosikleti ile müvekkilinin aracına çarptığını, kaza sonucunda davacının iyi olduğunu beyan etmesine rağmen ambulans çağırdığını ve hastaneye gönderdiğini ancak davacının gerçeğe aykırı beyanları ile iş bu davayı zenginleşme aracı olarak kullandığını, kaza tespit tutanağında davacıya "sertifikasını ehliyete dönüştürmeden araç kullanmak" sebebiyle ceza kesildiğini, davacının aracı ehliyetsiz kullandığını, davacının koruyucu ekipmanlarını takmadan müvekkilinin önüne atladığını, müvekkilinin asli ve tam kusurlu olduğu hususunu kabul etmediklerini, kaza sonucu açılan ceza davasının halen devam ettiğini ve kesinleşmediğini, davacıda oluşan yaralanmanın kaza ile bir illiyet bağı olup olmadığı hususunun araştırılması gerektiğini açıklayarak davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “… davalı sigorta şirketine sigortalı aracın davalı sürücüsü ...'ın dört yönlü kavşak noktasına geldiğinde karşı yönden gelen araç trafiğini kontrol etmeden sola dönüşü başlaması ile davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması neticesinde maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği, davacının kazada yaralandığı, olayın oluş ve kanaatine göre davalı sürücü ...'ın tam kusurlu, davacının ise kusurunun bulunmadığı, Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında düzenlenen rapora göre davacının geçirdiği trafik kazası sonucu %8 özür oranının bulunduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplama neticesinde geçici iş göremezlik zararının 11.734,20 TL ve kalıcı iş göremezlik zararının 219.916,15 TL olarak hesaplandığı, bu haliyle davacının zararının oluştuğu… her ne kadar kaza sırasında davacının kaskı takılı değil ise de, dosya kapsamına kazandırılan maluliyet raporlarından davacının yaralanmasının kafa bölgesinde olmadığının anlaşılması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmamıştır…olay tarihi, ekonomik koşullar, paranın satın alma gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli, müteveffanın davacının kızı olması, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla hak ve nesafet kuralları çerçevesinde davacıya 30.000,00 TL manevi tazminatın verilmesinin uygun olacağı…”gerekçeleriyle; “Davanın KABULÜ ile, 1- 11.734,20 TL geçici iş göremezlik maddi tazminatı ve 219.916,15 TL kalcı iş göremezlik maddi tazminatının davalı ... Sigorta AŞ'den poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 05/09/2019 tarihinden itibaren davalı ...'dan olay tarihi olan 01/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,” karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Karara karşı, davalı vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme dayanak yapılan kusura yönelik bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağı arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, müterafik kusur indirimi uygulanmamasının yerinde olmadığını, davacının kask takmadığının kaza tespit tutanağıyla sabit olduğunu, hesaplama raporunda taraflarınca yapılan ödemenin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının araştırılmadığını, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan sigorta genel şartları dikkate alınarak 1.8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadığını, temerrüt tarihinin hatalı alındığını, ıslahtan sonraki tazminat talepleri için ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının eldeki davayı zenginleşme aracı olarak kullandığını, davacı tarafından iddia edilen maluliyet ile illiyet bağı kurulması gerektiğini, olay tarihi ile MR görüntülemesinin arasında yaklaşık 15 gün olduğunu, bunun dahi davacının ciddi bir sağlık sorunu olmadığını gösterdiğini, hastane raporu ile tespit edilen menüsküs yırtığının olaydan önce mi sonra mı meydana geldiği noktasında akıllarda soru işareti oluşturduğunu, kaza sonucu tutulan kaza tespit tutanağında davacıya da kusur atfedildiğini ayrıca davacıya ehliyetsiz araç kullanmak nedeniyle ceza kesildiğini, kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu arasında çelişki olduğunu, mahkemece bu çelişkinin giderilmediğini, davacının koruyucu ekipman takmadığının kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu, buna rağmen mahkemece müterafik kusur indirimi uygulanmadığını, mahkeme tarafından davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, taraflarına hükmedilen harç miktarının hatalı hesaplandığını, dosyanın karar aşamasında iken açıklanan asgari ücret verilerine göre yeniden hesaplama yapılmak üzere dosyanın ek rapora gönderilmesini kabul etmediklerini, 1.8 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılması gerektiğini, avans faiz ve faiz başlangıç tarihini de kabul etmediklerini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, hükme esas alınan kusura yönelik bilirkişi raporunun gerek kaza tespit tutanağı irdelenerek düzenlenmiş olması gerekse farklı bir bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu ile aynı doğrultuda olması nazara alındığında kusur değerlendirmesinde hata bulunmadığına, davacının kaza ile hastaneye ilk müracaatındaki sol dizde hassasiyet olduğu, lezyon bulunduğu tespitleri ile kazadan bir hafta sonra çekilen MR görüntülerindeki ve devam eden süreçteki tedavilerden oluşan maluliyettin kazadan kaynaklandığının anlaşılması yönündeki maluliyete ilişkin raporun denetime elverişli bulunmasına, mahkemece SGK’dan kaza nedeniyle davacıya yapılan ödeme olup olmadığının sorulmasına, haksız fiile dayalı alacaklarda alacağın haksız fiil tarihinden itibaren muaccel olduğu kuralı doğrultusunda mahkemece temerrüt tarihinin gerek davalı şahıs gerekse davalı sigorta şirketi açısından doğru uygulanmasına, sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğuna, öte yandan sigorta şirketinin yaptığı ödeme ile sorumluluğunun kalmadığı iddia edilmiş ise de hükme esas alınan hesaplamaya ilişkin rapor ile istinaf edenin sıfatı bir arada değerlendirildiğinde bu istinaf itirazının yerinde bulunmamasına, işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin Anayasa Mahkemesi’nin 07.07.2020 tarih, 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden taraf vekillerinin hesaplamaya yönelik istinaflarının bu yönden yerinde görülmemesine, davacının yaralanmasının diz bölgesinden olduğu anlaşılmakla, kask takmamasının müterafik kusur indirimine yol açmayacağına, hükmedilen manevi tazminatın olay tarihi, olay tarihinde ülkenin ekonomik koşulları ile paranın alım gücü, olayın davacı üzerindeki etkileri ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında yeterli kabul edilmesine göre; davalılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar vekillerinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 17.873,33 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 3.956,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.917,33 TL istinaf karar harcının davalı ... Sigorta'dan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 17.873,33 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 4.468,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.404,98 TL istinaf karar harcının davalı ...'dan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,4-Davalıların istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının ayrı ayrı kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi....