Cari hesap alacağı ve mal satımından kaynaklı icra takibine itirazın iptali davasında, ticari defterler, senetler ve taraflar arası muhasebe kayıtları uyuşmazlığına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Davacının cari hesap alacağından kaynaklanan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin davada, ilk derece mahkemesi tarafların ticari defterleri ile ihtilaflı senet ödemelerini değerlendirerek davacının davalıdan 99.083,64 TL alacaklı olduğuna hükmetmiş; davalının istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesi, taraflar arasındaki ticari ilişkinin mal satışlarından ziyade çek ve senet alışverişi üzerinden devam ettiğini ve ticari defterlerdeki farkın tahsil edilen bonolardan kaynaklandığını tespit ederek ilk derece mahkemesi kararını onamış ve davalının istinaf talebini esastan reddetmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1368 Esas, 2025/1572 KararHÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2021/51 E., 2025/108 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin cari hesap alacağına ilişkin olarak davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu, müvekkilinin alacağının likit ve gerçek bir alacak olup mal satımından kaynaklandığını ileri sürerek davalının Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğünün 2014/10087 sayılı dosyasındaki takibe itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde, takipte alacağın dayanağının cari hesap alacağı olarak belirtildiğini, ancak taraflar arasında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 89/2 hükmü uyarınca cari hesap sözleşmesi imzalanmadığı gibi bu yönde bir teamül de bulunmadığını, müvekkilinin iddia edildiği gibi bir borcunun bulunmadığını, davacının alacak iddiasını yalnız ticari defterleri ile ispatlayamayacağını, sunulu cari hesap dökümlerine göre müvekkilinin borçlu değil aksine davacıdan alacaklı olduğunu, talep edilen alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf ticari defterlerinin 2010 yılı sonu itibarı 181.949,81 TL yönünden uyumlu olduğu, 150.000,00 TL tutarlı senedin davalı tarafça takibe konmuş ve tahsil edilmiş olmasına rağmen muhasebe kaydında bu senedin tahsilatının yer almadığı, hesabın 150.000,00 TL'lik senedin girdi ve çıktı yapılarak nötrlendiği, bu senet için verilmiş bir ibraname bulunduğu, yine İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün 2013/27323 sayılı dosyasında alacaklısı dava dışı ... Ltd. Şti. borçlusu ...ve ... Tekstil San. Tic. A.Ş. olan icra takibine konu 39.220,00 USD'lik bono borcunun ödendiği, buna göre davacının davalıdan 99.083,64 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2009 yılından sonra herhangi bir mal satış faturası bulunmayan taraflar arasındaki ilişkinin, çek ve senet alışverişine dayalı olarak devam ettiği, davacının davalıdan 2010 yılı sonu itibarı ile 181.613,81 TL alacaklı olduğu hususunda tarafların ticari kayıtlarının örtüştüğü, 2012 yılı sonu itibariyle davacının ticari defterlerine göre davalıdan 173.523,20 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre ise davacıdan 50.880,37 TL alacaklı olduğu, toplam 224.439,56 TL'lik cari hesap farkının, 150.000,00 TL bedelli senet ile 39.220,00 USD karşılığı 74.439,56 TL tutarlı senet bedelinden kaynaklandığı, keşidecisi dava dışı ... olan 01.02.2011 ödeme tarihli, 150.000,00 TL bedelli bononun davacı tarafından davalıya ciro edildiği, davalı tarafından Bakırköy 9. İcra Dairesinin 2011/5348 sayılı dosyasında takip konusu edildiği, davalı şirket yetkilisi ... imzalı 05.12.2012 tarihli belgede bono bedelinin alındığının belirtildiği, bu nedenle söz konusu bono bedelinin davalı tarafından tahsil edildiğinin kabulü gerektiği, davacı tarafça davalıya verilmiş olan her biri 39.220,00 USD bedelli senetlerden birisinin 05.12.2012 tarihinde davacıya iade edildiği, davacının keşideci davalının lehtar olduğu diğer 25.08.2011 keşide, 31.08.2012 ödeme tarihli 39.220,00 USD bedelli bononun davalı tarafından dava dışı ... Ltd. Şti.'ye ciro edildiği, bu senedin ... Ltd. Şti. tarafından İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün 2013/27323 E. sayılı dosyasında takibe konulduğu, senedin 17.000,00 USD karşılığı 30.200,00 TL'lik kısmının ödendiği, 27.04.2015 tarihli ibranameye göre kalan 22.220,00 USD'lik kısmının da davacı tarafından ... Ltd. Şti.'ye ödendiği, davalının cirosu ile dava dışı ... Ltd. Şti.'ye geçmek ve bedeli tahsil edilmiş olmakla bu bono bedelinin de davacı tarafından davalıya ödendiğinin kabulü gerektiği, 2009 yılından sonra herhangi bir mal satış faturası bulunmayan taraflar arasındaki ilişkinin, çek ve senet alışverişine dayalı olarak devam ettiği, 2010 yılı sonu itibariyle birbiriyle mutabık olan taraf ticari defterlerinin, sonraki dönemde uyuşmazlık konusu bonolar nedeniyle farklı alacak bakiyesi verdiği, davacının davalıya verdiği uyuşmazlık konusu 2 adet bononun tahsil edilmesi sonucunda davacının davalıdan 99.083,64 TL alacaklı olduğu, davalı şirket yetkilisinin 05.12.2012 tarihli belgede açıkça 150.000,00 TL tutarlı bono bedelinin alındığını belirtmesi karşısında davalının yemin deliline dayanamayacağı, taraflar arasında mal satışına ilişkin bir ticari ilişki bulunmadığı, verilen bonoların ödendiği, davacının yaptığı ödemeler nedeniyle alacağı bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, cari hesap alacağına dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.07.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.