Danıştay 8. Daire, Maden Kanunu 7. madde uyarınca ÇED iznini süresinde almayan maden şirketine verilen idari para cezasının iptal istemini reddetti.
Özet: Bir madencilik şirketine, maden sahası için gerekli çevresel etki değerlendirme iznini süresi içinde alamadığı gerekçesiyle uygulanan idari para cezasının iptali istemiyle açtığı dava, ilk derece mahkemesi ve bölge idare mahkemesi tarafından reddedilmiş olup, Danıştay da bölge idare mahkemesinin nihai kararının temyiz talebini reddederek cezayı onaylayan kararı hukuka uygun bulmuştur.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2025/5377 E.  ,  2025/7267 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/5377
Karar No : 2025/7267
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Madencilik Turizm ve Nakliyecilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Konya ili, Ilgın ilçesi sınırları dahilinde, ... sicil numaralı II (b) grubu maden sahasında işletme ruhsatı bulunan davacı tarafından, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesinde belirtilen ÇED iznini süresi içinde getirmediğinden bahisle aynı Kanun'un 24/11. maddesi uyarınca 499.560,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin gerekli izinleri tamamlayarak bir an önce madeni işletmeye başlama iradesini ortaya koymadığı anlaşıldığından, sözü geçen izin başvurusunun Kanunda öngörülen süre içerisinde sonuçlandırılmamasında kusurlu bulunduğu, Maden Kanunu'nun 24. maddesiyle getirilen düzenlemelerin ihdas edilme amacının, işletme ruhsatı verilen sahaların en kısa sürede faaliyete alınarak, maden sahalarının atıl kalmasının önüne geçilmesi olduğu dikkate alındığında, Maden Kanunu'nun 7. maddesi kapsamındaki zorunlu izinlerden olan çevresel etki değerlendirme izninin üç yıllık süre içinde alınmamış olması sebebiyle zikredilen Kanun'un 24. maddesinin 11. fıkrası uyarınca davacı şirketin 499.560,00 TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı kararıyla; isteme konu kararın, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinde sayılan kararlar arasında yer almadığı ve Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın kesin nitelikte olduğu gerekçesi ile temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, kararın temyize tabi olduğu halde kesin olarak karar verilmesinin Kanuna aykırı olduğu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin "ı" bendi uyarınca istinaf mahkemesinin nihai kararının temyize tabi olduğu, harç ve giderler hakkında iade kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde temyiz başvuru harcı ile temyiz karar harcının iadesi yönünde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, esasa ilişkin olarak ise dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 06/10/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Konya ili, Ilgın ilçesi sınırları dahilinde, 201800730 sicil numaralı II (b) grubu maden sahasında işletme ruhsatı bulunan davacı tarafından, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesinde belirtilen ÇED iznini süresi içinde getirmediğinden bahisle aynı Kanun'un 24/11. maddesi uyarınca 499.560,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün 15/04/2024 tarih ve 2024171867 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. bendinde; Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu belirtilmiş, "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemesinin madde hükmünde sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği hükmü yer almış, aynı maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde "Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar."; (ı) bendinde ise, "Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar." Danıştay'da temyiz edilebilecek davalar arasında sayılmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde, istinaf kanun yolu incelemesi sonucunda bölge idare mahkemelerince esas hakkında karara bağlanan dava türlerinden Danıştay'da temyize tabi olanların tahdidi olarak sayılmak suretiyle düzenlendiği, bu maddede tahdidi olarak sayılan konuların birbirinden bağımsız olduğu, bu nedenle bir davanın bu maddede sayılan konulardan birine ilişkin olması durumunda başkaca herhangi bir kritere bağlı olmaksızın temyiz incelemesine tabi olacağı açıktır.
Açıklanan nedenlerle; madenle ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemden kaynaklandığı açık olan maden para cezasına ilişkin işleme karşı açılan davada, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın 2577 sayılı Kanun'un 46/1-ı bendi gereği temyize açık olduğu anlaşıldığından davacının temyiz isteminin incelenmeksizin reddi yönünde oluşan çoğunluk kararına katılmamaktayım.
Üye
Tülay
BULGURCU