Hükümlünün açık cezaevine dönüş yapmaması üzerine verilen hücre hapsi cezasının, disiplin soruşturması yasal sürelerine uyulmadığı gerekçesiyle kanun yararına bozulması istemi.
Özet: Bu hukuki metin, açık cezaevine geçişte süresinde teslim olmama nedeniyle bir hükümlüye verilen hücre hapsi disiplin cezasının onaylanmasına dair infaz hakimliği kararına yönelik kanun yararına bozma talebini incelemektedir. Talepte, 5275 sayılı Kanunun 47. maddesinde belirtilen disiplin soruşturması usul ve sürelerine uyulmadığı, soruşturmaya başlama, tamamlama ve savunma alma süreçlerinin kanuni limitleri aştığı, bu nedenle disiplin cezasının usul ve yasaya aykırı olduğu iddia edilmektedir. Yargıtayın benzer içtihadına göre, usulüne uygun yapılmayan soruşturma sonucunda verilen cezanın infazına başlanmaması ve kaldırılması için idari süreç başlatılması gerektiği gerekçesiyle infaz hakimliği kararının bozulması istenmektedir.

MAHKEMESİ:İnfaz Hakimliği
SAYISI: 2024/14707 (E), 2024/14832 (K)TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Muhtelif suçlardan hükümlü ...'ın, işbu cezasını ... Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz ettiği sırada ... Açık Ceza İnfaz Kurumuna naklini müteakip, 11.05.2018 tarihinde teslim olması gerekirken 48 saatlik kanuni süre içerisinde kuruma dönüş yapmaması nedeniyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 44/3-1 maddesi gereğince 11 gün hücre hapsi cezası ile cezalandırılmasına dair ... Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığının 14.08.2024 tarihli ve 2014/473 sayılı kararının itiraz edilmeden kesinleşmesini takiben, disiplin cezasının onaylanmasına dair ... 2. İnfaz Hakimliğinin 11.09.2024 tarihli ve 2024/14707 Esas, 2024/14832 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak;Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.10.2025 tarihli ve 94660652-105-35-30464-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2025 tarihli ve 2025/119048 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2025 tarihli ve 2025/119048 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 03.02.2023 tarihli ve 2023/818 Esas, 2023/270 Karar sayılı ilamında yer alan, "..Hücreye koyma disiplin cezasının infazına başlayabilmek için infaz hakiminin onayının alınması aşamasında kesinleşmiş disiplin cezasının esasına ilişkin olarak tarafların itiraz etme, İnfaz Hakimliğinin ve itiraz merciinin de kesinleşmiş disiplin cezası kararıyla ilgili olarak esastan inceleme yaparak, doğrudan kaldırma yetkisinin bulunmadığı, inceleme yetkisinin disiplin cezası verildiği sırada değerlendirme konusu yapılmayan ancak cezanın infazı aşamasında değerlendirmeye alınmasında zorunluluk bulunan hükümlünün sağlık durumu, infaza geçilmesi için gerekli hukuki ve fiili koşulların uygun olup olmadığı gibi hususlarla sınırlı olduğu, ancak bu incelemeleri yaptığı sırada kesinleşen disiplin cezasının usul ve yasaya aykırı olduğu ve bu nedenle infazının yapılmaması gerektiğinin anlaşılması durumunda, bu aşamada disiplin cezasının infazına başlanmasına yer olmadığına ve disiplin cezasının kaldırılması için idari işlemlerin başlatılması amacıyla yetkili ve görevli idari birimlere bildirimde bulunmasına karar verilmesi gerektiği.." şeklindeki açıklamaya nazara alındığında,Eylem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Disiplin soruşturması” başlıklı 47. maddesinin 2. fıkrasında, “Hükümlülerin diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemlerinin öğrenilmesinden itibaren derhâl ve en geç iki gün içinde kurum en üst amirince atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanır.", aynı maddenin 3. fıkrasında, “Soruşturma en geç yedi gün içerisinde tamamlanır ve düzenlenen rapor ve ekleri disiplin kuruluna sunulur. Soruşturma süresi eylemin ve soruşturmanın niteliğine göre infaz hâkiminin yazılı onayı ile yedi güne kadar uzatılabilir.” ve yine aynı maddenin 5. fıkrasında, “Disiplin cezaları disiplin kurulunca evrak üzerinden görüşülerek en geç üç gün içinde karara bağlanır. Disiplin kurulu, yasada yazılı disiplin cezası uygulanmasına veya disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verebilir. Disiplin kurulu kararları gerekçeli olarak yazılır ve kararda şikâyet mercii ve süresi açıkça gösterilir.” şeklinde yer alan düzenlemeler karşısında, hükümlünün 13.05.2018 tarihinde firar etmesi nedeniyle, firar eyleminin öğrenildiği tarihten itibaren en geç 2 gün içerisinde kurum en üst amiri tarafından atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanması ve soruşturmanın yedi gün içerisinde tamamlanması gerekirken, yukarıda anılan 5275 sayılı Kanun'un 47. maddesinde yer alan düzenlemelere aykırı davranılarak soruşturmaya, 13.05.2018 tarihli muhakkik tayini ile başlanmasına rağmen hükümlünün yakalandığı 21.02.2024 tarihinden sonra 08.08.2024 tarihinde savunmasının istendiği, muhakkik raporu ve ceza verme karar tarihinin ise 14.08.2024 olduğu, bu haliyle disiplin soruşturmasının kanuni süreler içerisinde tamamlanmadığından, hükümlü hakkında söz konusu sürelere ve soruşturma usulüne uyulmaksızın soruşturma yapıldığından disiplin cezasının infazına başlanmasına yer olmadığına ve disiplin cezasının kaldırılması için idari işlemlerin başlatılması amacıyla yetkili ve görevli idari birimlere bildirimde bulunmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇE1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.Şeklinde düzenlenmiştir.2. Hükümlünün, Açık Ceza İnfaz Kurumunda cezasının infazı sırasında 13.05.2018 tarihinde firar ettiği, hükümlünün 21.02.2024 tarihinde yakalanarak ceza infaz kurumuna alındığı, yapılan disiplin soruşturması sonunda firar eyleminden dolayı Disiplin Kurulu Başkanlığının 14.08.2024 tarihli ve 2024/473 sayılı kararı ile hücre disiplin cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve verilen disiplin cezasının şikayet olmaksızın kesinleştiği anlaşılmaktadır.3. Kesinleşmiş hücreye koyma disiplin cezasının infazına başlayabilmek için infaz hakiminin onayının alınması aşamasında kesinleşmiş disiplin cezasının esasına ilişkin olarak tarafların itiraz etme, İnfaz Hakimliğinin ve itiraz merciinin de kesinleşmiş disiplin cezası kararıyla ilgili olarak esastan inceleme yaparak, doğrudan kaldırma yetkisinin bulunmadığı, inceleme yetkisinin disiplin cezası verildiği sırada değerlendirme konusu yapılmayan ancak cezanın infazı aşamasında değerlendirmeye alınmasında zorunluluk bulunan hükümlünün sağlık durumu, infaza geçilmesi için gerekli hukuki ve fiili koşulların uygun olup olmadığı gibi hususlarla sınırlı olduğu, ancak bu incelemeleri yaptığı sırada kesinleşen disiplin cezasının usul ve yasaya aykırı olduğu ve bu nedenle infazının yapılmaması gerektiğinin anlaşılması durumunda, bu aşamada disiplin cezasının infazına başlanmasına yer olmadığına ve disiplin cezasının kaldırılması için idari işlemlerin başlatılması amacıyla yetkili ve görevli idari birimlere bildirimde bulunmasına karar verilmesi gerekmektedir.4. 15/04/2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 27. maddesi ile değişiklik yapılmadan önceki 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun “Disiplin Soruşturması” başlıklı 47. maddesinin 2. fıkrasının, “Hükümlülerin diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemlerinin öğrenilmesinden itibaren derhal ve en geç iki gün içinde kurumun en üst amirince atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanır” düzenlemesini içerdiği, aynı maddenin 3. fıkrasında, “Soruşturma en geç yedi gün içerisinde tamamlanır ve düzenlenen rapor ve ekleri disiplin kuruluna sunulur. Soruşturma süresi eylemin ve soruşturmanın niteliğine göre infaz hâkiminin yazılı onayı ile yedi güne kadar uzatılabilir”, 4. fıkrasında, “savunma alınmadan disiplin cezası verilemez” yine aynı maddenin 5. fıkrasında da, “Disiplin cezaları disiplin kurulunca evrak üzerinden görüşülerek en geç üç gün içinde karara bağlanır” düzenlemelerinin yer aldığı; hükümlü hakkında 5275 sayılı Kanunun 47/2. maddesi uyarınca firar eyleminin öğrenildiği tarihten itibaren en geç 2 gün içerisinde kurum en üst amiri tarafından atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanması, hükümlünün firar eylemi ile ilgili olarak tüm bilgi ve belgelerin toplanması, varsa alınması gereken ifadelerin alınması, hükümlünün savunması alınmadan disiplin cezasının verilmesi mümkün olmadığından, İnfaz Hakimliğinden eylemin niteliği gereği hükümlü yakalandığında kullanılmak üzere ek süre talebinde bulunulması, hazırlanan disiplin soruşturması raporunun Disiplin Kurulu Başkanlığına sunulması, Disiplin Kurulu Başkanlığının da yasa gereği hükümlünün savunması alınmadan disiplin cezası verilemeyeceğinden, hükümlü yakalandığında disiplin soruşturmasının tamamlanması için dosyanın soruşturmacıya gönderilmesi ve hükümlünün hukuki durumunun savunması alındıktan sonra değerlendirilmesi yönünde bir karar alması, hükümlü yakalandığında dosyanın görevlendirilen soruşturmacıya gönderilmesi, yasada öngörülen süre içerisinde hükümlüye yazılı yada sözlü olarak savunma yapma hakkı tanınması ve disiplin soruşturmasının tamamlanması gerekmektedir.5. Somut olayda, hükümlünün 13.05.2018 tarihinde firar ettiği ve aynı gün kurum en üst amiri tarafından muhakkik atanmak suretiyle disiplin soruşturmasının başlatıldığı, hükümlünün 21.02.2024 tarihinde yakalanarak tekrar ceza infaz kurumuna alındığı, ceza infaz kurumuna alınmasından sonra 08.08.2023 tarihinde hükümlünün savunmasının istendiği ve 14.08.2024 tarihili ve 2024/43032 sayıl kararla disiplin cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, kanunda öngörülen usule, emredici ve hak düşürücü sürelere uyulmaksızın yürütülen ve tamamlanan disiplin soruşturması sonucu verilen ve şikayet olmaksızın kesinleşen disiplin cezasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından, şikayet olmaksızın kesinleşen disiplinin cezasının onaylanması istemi üzerine İnfaz hakimliğince bu aşamada disiplin cezasının infazına başlanmasına yer olmadığına, şikayet edilmeksizin kesinleşen disiplin cezasının kaldırılması için idari işlemlerin başlatılması amacıyla yetkili ve görevli idari birimlere bildirimde bulunmasına karar verilmesi gerekirken disiplin cezasının onaylanmasına dair verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi açıklanan bu sebeple yerinde görülmüştür.III. KARAR1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. ... 2. İnfaz Hakimliğince verilen 11.09.2024 tarihli ve 2024/14707 Esas, 2024/14832 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,22.05.2026 tarihinde karar verildi.