Anonim şirkette azınlık ortağın finansal tabloların gerçek dışılığı, oy yasağı ihlali, yönetim kurulu ibrası, kar dağıtımı ve fahiş yönetim kurulu ücretlerine ilişkin genel kurul kararlarının iptali davası.
Özet: Davacı pay sahibi, davalı şirketin 29.03.2017 tarihli olağan genel kurulunda alınan finansal tabloların tasdiki, yönetim kurulu ibrası, geçmiş yıl karlarının dağıtımı ve yönetim kurulu üyelerine ödenen ücretlere ilişkin 5, 6, 7 ve 8 numaralı kararların iptalini talep etmektedir; zira finansal tabloların gerçeği yansıtmadığını, kasten zarar gösterilerek kar payı hakkının azaltıldığını, yönetim kurulu ibrasında oy yasağının ihlal edilerek ibra nisabının oluşmadığını, geçmiş yıl karlarının büyük kısmının haksız yere dağıtılmayarak fahiş yedek akçe ayrıldığını ve yönetim kurulu üyelerine ödenen ücretlerin şirketin mali durumuna uygun olmayan, örtülü kazanç transferi niteliğinde olup eşitlik ilkesine aykırı olduğunu iddia ederek bu kararların kanunlara, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirtmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/473 Esas, 2025/936 KararHÜKÜM : Kısmen kabulİLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2023/121 E., 2024/811 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin 20.000,00 TL toplam sermayesi içerisinde 6.000.000,00 TL'lik sermayeye karşılık gelen 240.000 adet hisse ile % 30 pay sahibi ortağı olduğunu, şirketin diğer ortaklarından ...'ın 7.800.000,00 TL'lik sermayeye karşılık gelen 312.000 adet hisse, ...'ın 6.000.000,00 TL'ye karşılık gelen 240.000 adet hisse, ...'ın 200.000 TL'lik sermayeye karşılık gelen 8.000 adet hisseye sahip olduğunu şeklinde olduğunu, pay sahiplerinden ...'ın diğer pay sahibi ve davalı şirket yönetim kurulu başkanı olarak görev yapan ... ve ... gibi oy yasağına tabi olduğunu, dava konusu edilen genel kurulun 5, 6, 7, 8 nolu kararları bakımından oy yasağının ihlal edilerek karar alındığını, finansal tabloların tasdikine ilişkin oy çokluğu ile alınan 5 nolu kararın hesap verme ve dürüst resim ilkelerine uygun olmadığını, özensiz ve gerçek durumu yansıtmaktan uzak olduğunu, 2014 yılı faaliyet döneminde hazırlanıp genel kurula sunulan davalı şirketin gelir tablosundan da anlaşılacağı üzere şirketin 2014 yılında net 22.605.819,85 TL kâr elde ettiğini, kasten yapılan bir müdahale ile 2014 yılından zarar edilmiş gibi geçmiş yıllar kârından 22.658.991,00 TL düşürüldüğünü, kasıtlı yapılan bu bilanço hilesi neticesinde şirketin öz kaynaklarının azaltıldığını, davacının geçmiş yıllar kârı üzerinde bulunan müktesep hakkının kasten azaltılmaya çalışıldığını, davacı ve davalı şirketin mevcut yönetim kurulu tarafından zarara uğratıldığını, bu durumun 20 15... yılı bilançolarına da sirayet ettiğini, dava konusu genel kurulda alınan 6 nolu gündem maddesi olan yönetim kurulu ibrası için yapılan oylamada yönetim kurulu üyesi ve pay sahibi ...'ın 240.000 olumsuz oyuna karşılık 248.000 olumlu oy ile ve oy çokluğu ile ibrasına karar verildiğini, olumlu oy ile olumsuz oy arasındaki farkın 8.000 olduğunu, ...'ın babası olan yönetim kurulu üyesi ... yararına 8.000 adet olumlu oy kullandığından bu oyların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 436. maddesi uyarınca geçersiz olduğunu, ibra kararı için kanunen gerekli olan nisabın olmadığını, bu oylamalar neticesinde alınan karara davacının usulüne uygun olarak muhalefet şerhi sunduğunu, geçmiş yıllar kârının çok cüzi bir kısmının dağıtılmasına, bakiye büyük kısmın dağıtılmamasına ilişkin 7 numaralı karar için yapılan oylamada 240.000 adet davacının olumsuz oyuna karşılık yönetim kurulu üyesi ...'ın 240.000 adet oumlu oyu, ...'ın 312.000 adet olumlu oyu ile ...'ın kızı ...'a ait toplam 8.000 adet olumlu oyu ve oy çokluğu ile geçmiş yıllar kârlarından 935.000,00 TL'sinin 31.03.2018 tarihine kadar ortaklara dağıtılmasına karar verildiğini, dağıtılmayan geçmiş yıllar kâr tutarının 116.003.862,10 TL'ye ulaştığını, şirketin sermayesinin 20.000.000,00 TL olduğu nazara alındığında dağıtılmayan geçmiş yıllar kâr tutarının sermayenin yaklaşık 5,5 katına ulaştığını, davalı şirkeitn sermayenin % 20'sine karşılık gelen 4.000.000,00 TL'nin çok üstünde yedek akçe ayrıldığı, yeni bir yedek akçe ayrılması için kanuni ya da ana sözleşme uyarınca genel kurul kararı ile yedek akçe ayırmak için gerekli olan koşulların da bulunmadığını, yönetim kurulu üyelerinden pay sahibi ... ile ... yararına örtülü kazanç niteliğinde fahiş tutarda aylık net kişi başı 50.000,00 TL, diğer yönetim kurulu üyesi ... için aylık net 25.000,00 TL ücret verilmesine ilişkin 8 nolu kararın şirket mali durumuna uygun düşmeyen, fahiş ve örtülü kâr transferi mahiyetinde olup eşitlik ilkesini zedeleyen bir karar olduğunu, kanuna ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek davalı şirketin 29.03.2017 tarihinde gerçekleştirilen 2016 yılı olağan genel kurulunda müvekkilinin olumsuz oy kullanarak usulüne uygun şekilde muhalefet ettiği 5, 6, 7 ve 8 numaralı kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; 19.09.2014 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında yeniden seçim yapılarak yönetim kuruluna ..., ... ve ...'nün seçildiğini, davacının 19.09.2014 tarihine kadar yönetim kurulu üyeliği yaptığını, müvekkili şirketin yapısı itibari ile bağımsız denetime tabi bir şirket olduğunu ve faaliyeti ile iş ve işlemlerinin bağımsız denetim kuruluşu tarafından denetlendiğini, bilançoda tüm hususlar gereği gibi gösterildiğini ve bilançonun şirketin gerçek durumunu gösterdiğini, yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin genel kurulun iptali isenen 6 nolu kararının usule, yasaya, şirket ana sözleşmesine ve iyiniyet kurallarına uygun olarak alınan bir karar olduğunu, davacının yönetim kurulu başkanı olduğu 19.09.2014 yılına kadar yapılan genel kurul toplantılarında geçmiş yıllar kârının dağıtılmaması kararlarının oy birliği ile alındığını, davacının bu kararların iptalini talep ve dava etmediğini, geçmiş yıllar kârının 935.000,00 TL'yi aşan kısmının dağıtılmama gerekçesinin 30.03.2016 tarihinde yapılmış olan genel kurulda yapılan kâr dağıtımının şirketin mali yapısını güçlü tutmak ve şirketin devamlı gelişimi için olduğunu, iptali talep edilen genel kurulun kâr dağıtımına ilişkin 7 nolu kararının kanuna, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına uygun bir karar olduğunu, yönetim kuruluna ödenecek ücret, huzur hakkı, ikramiye ve prim ödenmesine ilişkin gündemin 8 nolu maddesi ile alınan kararın Kanun ve ana sözleşmeye uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; anılan genel kurul toplantısında alınan 6 nolu kararın ibra istemine ilişkin olduğu, genel kurul toplantısında ibra oylamasına esas olarak alınan finansal tabloların incelemeye ve denetime elverişli yeterli açıklamaları içermediği gerekçesiyle iptaline karar verildiği, dolayısıyla, bu tablolara dayalı olarak yapılan değerlendirme sonucunda alınan ibra kararının da yerinde olmadığı sonucuna ulaşıldığı, alınan 8 nolu kararın yönetim kurulu üyelerine ödenecek ücrete ilişkin olduğu, yönetim kurulu üyeleri için belirlenen ücretin miktarı, şirketin mali yapısı, şirketin bu yöndeki uygulaması, yönetim kurulunun bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olması gerektiği, somut olayda yönetim kuruluna aylık 35.000,00 TL huzur hakkı ve kotadan ayrılan %10 'luk pirimin ödenmesine ilişkin kararın şirket ortakları arasındaki dengenin bozulmasına sebebiyet verdiği, şirketin mali durumu ile orantılı olmadığının değerlendirildiği ve bu hususta bilirkişi heyetinin düzenlediği teknik değerlendirme ve hesaplamalara da itibar edilmek suretiyle anılan kararın iptaline karar verildiği, alınan 7 nolu kararın mevcut finansal verilere göre ortaklara payları oranında kâr payı dağıtılmasına ilişkin olduğu, bu hususun mevzuata ya da ana sözleşmeye aykırılık teşkil etmediğinin değerlendirildiği ve bu madde yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; genel kurul kararlarının iptali davasına konu,...A.Ş.’nin 29.03.2017 tarihinde yapılan 2016 yılı olağan genel kurul toplantı tutanağının 5. maddesinin 2016 yılı finansal tabloların okunması ve müzakeresine ilişkin olduğu, yapılan oylamada davacı ...'nın 240.000 adet olumsuz oyuna karşılık 560.000 olumlu oy ile oy çokluğuyla tasdik edildiği, alınan bilirkişi raporunda davalı şirketin finansal tabloları kapsamında 6736 sayılı yasa kapsamında şirketin önceki dönemlerde ortaklar ve diğer grup şirketlerinden olan alacakları ile ilgili gerçek olmayan kayıtlara dair yapılan düzeltmelerden kaynaklandığı, işbu düzeltmelerin 2016 yılı öncesinde yapılan işlemlere ait olduğunun kabulünün gerekeceği, diğer taraftan şirketin gelir tablosuna bakıldığında şirketin hem 2015 hem de 2016 yılında faaliyet zararları ve brüt satışlardan zararlarının olduğunun belirlendiği, bu durumun faaliyet raporunda da nedenleri ile ilgili açıklayıcı net bilgilerin bulunmadığı gibi sonraki dönemlerde bu zararların önlenmesine yönelik olarak soyut ifadeler ile açıklamalara yer verildiğinin tespit edildiği, anılan bilirkişi raporundaki 2016 yılında 6736 sayılı Yasa kapsamında sadece ortak ... hesabı için yapılan 12.471.561,64 TL tutarındaki "ortaklardan alacak hesabı" düzeltme işleminin 2016 yılı öncesinde yapılan işlemlere ait olduğunun kabulünün gerekeceği yönündeki tespit ve davalının konsolide finansal tablo sunmakla yükümlü olduğunun ispatlanamaması ile bazı iştiraklerden olan alacakların şüpheli alacak hesabına aktarılmasının tek başına dürüst resim ilkesine aykırılık teşkil etmemesi karşısında İlk Derece Mahkemesince genel kurulun finansal tablolara ilişkin 5 nolu kararı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği, toplantının 6. maddesinin yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin olduğu, yapılan oylamada yönetim kurulu üyesi ... davacının 240.000 adet olumsuz oyuna karşılık 248.000 olumlu oy ile oy çokluğuyla; yönetim kurulu üyesi ... davacının 240.000 adet olumsuz oyuna karşılık 320.000 olumlu oy ile oy çokluğuyla; yönetim kurulu üyesi ... davacının 240.000 adet olumsuz oyuna karşılık 560.000 olumlu oy ile oy çokluğuyla ibra edildiği, davalı şirketin yönetim kurulunun ..., ..., ...'den oluştuğu, ... ve ...'ın şirkette pay sahibi olduğu, şirketin toplam payının 800.000 adet olduğu, bunlardan 312.000 adedinin yönetim kurulu üyesi ...'a, 240.000 adedi ise yönetim kurulu üyesi ...'a ait olduğu, yönetim kurulu üyesi ...'ın ibrasına ilişkin oylamada 240.000 olumsuz oya karşılık 248.000 olumlu oy kullanıldığı, buna göre yönetim kurulu üyesi ...'ın yönetim kurulu üyesi ...'ın ibrasında oy kullandığı, yönetim kurulu üyesi ...'ın ibrasına ilişkin oylamada 240.000 olumsuz oya karşılık 320.000 olumlu oy kullanıldığı, buna göre yönetim kurulu üyesi ...'ın yönetim kurulu üyesi ...'ın ibrasında oy kullandığı, yönetim kurulu üyesi ...'nün ibrasına ilişkin oylamada 240.000 olumsuz oya karşılık 560.000 olumlu oy kullanıldığı, buna göre yönetim kurulu üyeleri ... ve ...'ın yönetim kurulu üyesi ...'nün ibrasında oy kullandığı, yönetim kurulu üyesi ...'ın ibrasında oy hakkı olmayan ...'ın 240.000 adet oyunun yönetim kurulu üyesi ...'ın ibrasında oy hakkı olmayan ...'ın 312.000 adet oyunun yönetim kurulu üyesi ...'nün ibrasında oy hakkı olmayan Ümit ve ...'ın toplam 552.000 adet oyunun olumlu oylardan düşüldüğünde kalan 8.000 adet oy ibra için gerekli nisabı sağlamadığı, Kanuna aykırı nisap ile alınan ibraya ilişkin kararı yok hükmünde olup, İlk Derece Mahkemesince bu kararın iptaline karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği, toplantının 7. maddesinin 2016 ve geçmiş yıllar kârının dağıtımına ilişkin olduğu, yapılan oylamada 2016 yılında kâr olmadığından kâr dağıtımı yapılmamasına, geçmiş yıllar kârından 935.000,00 TL'nin 31.03.2018 tarihine kadar ortaklara dağıtılmasına davacının 240.000 adet olumsuz oyuna karşılık 560.000 olumlu oy ile oy çokluğuyla karar verildiği, her ne kadar bilirkişilerce 2016 yılı hazır değerler toplamının 539.600,00 TL olduğu görüldüğünden, şirketin likit varlığının daha yüksek miktarlarda kâr dağıtımı yapılmasına olanak tanımadığı belirtilmiş ise de, davacı tarafça, şirketin 03.03.2016 tarihli 2015 yılına ait genel kurulunun 7 nolu kârın 935.000,00 TL'sinin dağıtılmasına ilişkin kararın iptali için dava açıldığı ve 935.000,00 TL’nin üzerinde kâr dağıtımı yapılmamasına ilişkin kısımların iptaline karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 19.01.2022 tarih ve 2020/1259 E. - 2022/426 K. sayılı kararı ile onanmış olduğu nazara alındığında İlk Derece Mahkemesince dava konusu 7 nolu genel kurul kararının geçmiş yıllar kârının dağıtılmamasına ilişkin kısmının iptaline karar verilmesi gerekirken bu istemin reddine karar verilmesinin doğru görülmediği, toplantının 8. maddesinin yönetim kurulu üyelerine ödenecek ücrete ilişkin olduğu, yapılan oylama sonunda yönetim kurulu üyelerinin ücretlerinin bir önceki dönem için kararlaştırıldığı gibi devam etmesine davacının 240.000 olumsuz oyuna karşılık 560.000 olumlu oy ile oy çokluğuyla karar verildiği, alınan bilirkişi heyeti raporunda, pay sahibi olmayan yönetim kurulu üyesi bakımından da alınan kararın kanundaki yönetim kurulu üyelerine tanınacak mali haklara ilişkin hükümlere aykırılık teşkil edeceğinin ifade edildiği, mevcut yönetim kurulu üyelerine sağlanan fayda ile birlikte şirket ortakları arasındaki dengenin bozulması, bu durumun yönetim kurulu üyesi sıfatını taşıyan şirket ortakları yönünden örtülü kâr aktarılması niteliğinde olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince 8 nolu genel kurul kararının iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak, 2015 yılına ilişkin genel kurul kararı iptali istemli davada yönetim kurulu üyelerine ödenecek huzur hakkı ile ilgili olarak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 19.12.2019 tarih ve 2018/1040 E. -2019/1606 K. sayılı kararı ile, paydaş olmayan yönetici bakımından örtülü kâr dağıtımı söz konusu olmayacağından paydaş yönetim kurulu üyeleri için verilen iptal kararı yerinde ise de yönetim kurulu üyesi ...'ye takdir edilen 25.000,00 TL aylık ücret bakımından da iptal kararı verilmesinin yerinde görülmediği şeklinde karar verildiği ve bu kararın yukarıda anılan Yargıtay kararı ile onandığı, dava konusu genel kurulda da 2015 yılında kararlaştırılan ücretlerin devamına karar verildiği, bu haliyle ortak olmayan yönetim kurulu üyesi ... yönünden 8 nolu genel kurul kararının iptaline karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 29.03.2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 6, 7 (geçmiş yıllar kârından 935.000,00 TL'nin üzerinde kâr dağıtımı yapılmamasına ilişkin kısımların dağıtılmamasına ilişkin kısmının) ve 8 (yönetim kurulu üyeleri ... ve ... yönünden) gündem numaralı kararlarının iptaline karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, anonim şirket genel kurul kararının iptali talebine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 13.07.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.