Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zararlara ilişkin maddi manevi tazminat talebinde zamanaşımının başlangıç tarihi konusundaki ilk derece mahkemesi ret kararının istinaf incelemesi.
Özet: 2013teki trafik kazası sonucu yaralanan davacının maddi ve manevi tazminat talebiyle açtığı davada, davalı sigorta şirketi yetkisizlik ve zamanaşımı itirazında bulunarak, kaza tarihi ile dava tarihi arasında kanuni zamanaşımı sürelerinin dolduğunu belirtmiş, ilk derece mahkemesi de zararın kapsamının tedavinin tamamlanmasıyla belli olacağı ve ilgili yasalarda öngörülen zamanaşımı sürelerinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermiş, ancak davacı vekili bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunarak, bedensel zararlarda zamanaşımının sürekli sakatlığa ilişkin kesin raporun öğrenildiği tarihte başlayacağını ve zararın kapsamı gelişen bir durumdan ileri geliyorsa gelişme sona ermeden zamanaşımının işlemeye başlayamayacağını ileri sürmüştür.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:23/01/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:23/10/2024
DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:21/02/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/04/2013 tarihinde ... adına kayıtlı ... plakalı aracın takla atması sonucu nedeni ile araç içinde bulunan müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi acil servisine kaldırıldığını, müvekkiline tedavi giderleri ile geçici işgöremezlik durumunu, çalışma gücünün azalmasından ve sarsılmasından doğan kayıplarına ve sair hususlara dair herhangi bir ödeme yapılmadığını, kaza nedeniyle belinde oluşan kalıcı rahatsızlığın halen devam ettiğini beyan ederek davanın kabulüne, müvekkilinin iş göremezlik/destekten yoksun kalma, iş gücü/ kazanç kaybı, yaralanma ve bedensel sakatlık durumu ve sair ek tedavi giderleri olan tüm zararlarının tazmini için şimdilik 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL'de manevi tazminatın davalından tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, dava konusu ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde 10/05/2012-2013 tarihleri arasında geçerli ... poliçe numarası ile ZMMS poliçesinin düzenlendiğini, huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirketin Genel Müdürlüğünün İstanbul' da olduğunu, yetkisizlik kararı verilmesini, davada zamanaşımının geçtiğini, dava konusu kazanın 22/04/2013 tarihinde gerçekleştiğinini, davacının müvekkili şirkete başvuru tarihinin 20/10/2021 yılı olduğunu, arabuluculuğa başvuru tarihinin 08/11/2021 tarihi olduğunu, davanın zaman aşımı yönünden reddini, davacı tarafın maluliyet oranının zaman içinde arttığını , artan maluliyet sebebi ile dava açıldığı ve bu artan bölüm yönünden zaman aşımı süresinin dolmadığı gibi bir beyanı ve itirazı da bulunmadığını, dava konusu kazaya ilişkin gerçek kusur oranlarının saptanması gerektiğini, dava konusu kaza sebebiyle sigortalı araç sürücüsünün bir kusurunun bulunmadığını, kusur raporu alınmasını, güncel Yargıtay kararları gereğince Devlet Hastanelerinden verilen maluliyet rapolarının hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davacının maluliyetinin Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan ya da Devlet Üniversitelerinin adli tıp bölüm başkanlığınca belirlenmesi gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik zararının olmadığını, Zorunlu trafik poliçesi genel şartlarınca müvekkil şirketin geçici iş göremezlik tazminatından ve manevi tazminat taleplerinden sorumlu olmadığını, davanın yetki itirazında bulunduklarını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " kaza nedeniyle oluşan bedensel zararın sebep olacağı maluliyet oranının belirlendiği tarihin, zararın öğrenilmesi kavramına bir etkisi olmadığı, bedensel zararın (yaralanmanın) gerçekleşmesi ve bu yaralanmayla ilgili tedavinin tamamlanması ile zararın kapsamının belli olduğunun kabul edilmesi gerektiği, kaza nedeniyle değişen ya da gelişen bir durumun bulunmadığı, olay tarihi olan 22.04.2013 tarihinden itibaren davanın açıldığı 09.12.2021 tarihine kadar davaya konu olay bakımından uygulanması gereken TBK'nın 72 ıncı maddesindeki bir yıllık, KTK’nın 109 uncu maddesindeki iki yıllık ve TCK'nın 66 ıncı maddesindeki sekiz yıllık ceza zamanaşımı sürelerinin dolduğu, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin süresinde zamanaşımı def'ini ileri sürdüğü" gerekçesiyle "davanın zaman aşımı yönünden reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedensel zararlarda zamanaşımının başlangıcının, olay tarihi ya da tazminat sorumlusu ile zararın öğrenilme günü değil, sürekli sakatlığa ilişkin kesin raporun ortaya çıktığı ve öğrenildiği tarih olduğunu, bedensel zararın, sürekli sakatlığa ilişkin kesin raporla öğrenilebileceğini, zararın gerçekleştiği ve zararın dava yoluyla istenebilir nitelik kazandığı tarihin, aradan kaç yıl geçmiş olursa olsun, zamanaşımının başlangıcı kabul olunması gerektiğini, bir kimsenin bir haksız fiil sonucu sakat kalması halinde, sakatlığı derecesi ve meydana getireceği kazanç yoksunluğu oranı anlaşılır hale gelince zararın öğrenilmesi tamamlanmış olacağını, eğer zararın kapsamının, gelişen bir durumdan ileri geliyorsa, bu gelişme sona ermeden önce zamanaşımı işlemeye başlayamayacağını, dünya geneline yayılan COVID-19 salgınının Türkiye'de tespit edilen ilk vakasının Sağlık Bakanlığı tarafından 11 Mart 2020 günü açıklandığını ve ülkemizde virüse bağlı ilk ölüm ise 15 Mart 2020'de gerçekleştiğini, dava süreci ve tazminat taleplerine dair başvurularının COVID-19 salgını esnasında yapıldığını ve bu hususta mucbir sebepler dahilinde hemen her konuda yargısal sürecin kesildiğini, bu sürecin uzun zaman aldığı, bu sebeple de iş bu davaya dair zamanaşımın durduğunu ayrıca arabuluculuk başvuru tarihinin de dikkate alınarak sürecin kesildiğinin yine değerlendirilmesi gereken hususlardan olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, trafik kazası bağlı oluşan haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf edenin sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı tarafından yasal süre içerisinde zamanaşımı def'inde bulunmuş olmasına, dava tarihi itibariyle 6098 sayılı Yasa'nın 72. maddesi ve TCK'nın 66/1-e maddesi ile KTK'nın 109. maddeleri dikkate alındığı taktirde zamanaşımı süresinin dolduğunun sabit olmasına, Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan 17/07/2024 tarihli raporda olaya bağlı yeni gelişen bir durumun bulunmadığı, buna bağlı maluliyet oranında artış veya herhangi bir azalmanın meydana gelmediği hususunun belirlenmiş olmasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
...