Belirsiz alacak davası olarak açılan mal rejiminin tasfiyesi davasında, temyiz kesinlik sınırının hatalı yorumuyla reddedilen ek kararın bozulması ve asıl hükmün onanması.
Özet: Mal rejiminin tasfiyesi davasında, temyiz başvurusunun belirsiz alacak davası niteliği, bilirkişi raporu alınmaması ve ıslah yapılmaması sebebiyle miktar yönünden kesinlik sınırının altında kalmadığı halde reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi ek kararının hukuka aykırı bulunarak ortadan kaldırılmasına, ancak tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları ile delillere göre usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılan Bölge Adliye Mahkemesi asıl kararının esastan onanmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1407 E., 2025/1276 K.DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminin TasfiyesiİLK DERECE MAHKEMESİ : Kelkit Asliye Hukuk (Aile) MahkemesiSAYISI : 2023/173 E., 2025/203 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekili tarafından ek karar ve asıl karar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:1.Davacının 02.10.2025 tarihli Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;Taraflar arasındaki mal rejiminin tasfiyesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince 02.10.2025 tarihli ek karar ile ilamın miktar itibariyle temyizi kabil nitelikte olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir.Dosya içeriğine göre, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddedilmesi sebebiyle yargılamada bilirkişi raporu alınmadığı, ıslah yapılmadığı, dolayısıyla alacak miktarının belirlenmediği anlaşılmakla kararın miktar itibariyle kesinlik sınırının altında kaldığından söz edilemeyeceği anlaşılmakla temyiz isteminin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesine aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda temyiz dilekçesinin kesinlik sebebiyle reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 02.10.2025 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılması gerekmiştir. 2.Davacı vekilinin asıl karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1.Bölge Adliye Mahkemesince verilen 02.10.2025 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin asıl kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.