Haksız rekabetten kaynaklanan tazminat davasında, davacının feragat etmesi üzerine davanın reddine dair İstanbul 24. Asliye Ticaret Mahkemesi kararı.
Özet: Bir ticaret şirketinin, eski ortak ve yöneticilerini, gizli müşteri portföyü ve ticari bilgileri kullanarak haksız rekabet teşkil edecek şekilde yeni bir şirket kurmak, müşteri ve personelini yönlendirmek suretiyle zarara uğrattığı iddiasıyla açtığı tazminat davasında, davalılar suçlamaları reddederek yeni bir şirket kurmanın anayasal hak olduğunu ve müşteri/personel ayrılıklarının davacının kötü yönetiminden kaynaklandığını savunmuş; ancak mahkeme, davacı vekilinin davadan feragat etmesi üzerine davayı usulden reddederek, yargılama giderleri ile davalı vekalet ücretini davacıya yüklemiştir.

T.C.
İSTANBUL 24. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/1335 EsasKARAR NO : 2026/32DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 13.05.2026KARAR TARİHİ : 09.09.2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin yaşlı bakım ve huzurevi sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı ...'ın davacı şirketin eski ortakları ve yöneticileri olduğunu, davalıların görevleri sırasında edindikleri hasta portföyü, fiyatlandırma, ödeme düzeni ve organizasyon bilgilerini kullanarak 28.01.2026 tarihinde ... Sağlık ve Sosyal Hizmetler Ticaret Limited Şirketi'ni kurduklarını, bu süreçte davacı şirketten birçok personelin ayrıldığını, 22.03.2026 tarihinden itibaren davacı kurumdaki hastaların toplu şekilde çıkış yaparak davalı şirkete yönlendirildiğini, 25.03.2026 tarihinde keşide edilen ihtarnameye rağmen haksız rekabet teşkil eden eylemlerin devam ettiğini, davalıların aktif temas ve yönlendirmelerle davacı şirketin ticari itibarını ve işletme organizasyonunu hedef aldığını, bu durumun TTK m. 54, m. 55, m. 613 ve m. 626 hükümlerine aykırı olduğunu, davalıların eylemlerinin planlı bir portföy aktarımı niteliği taşıdığını, davacı şirketin uğradığı hasta kaybı, boş kapasite zararı, yoksun kalınan kâr ve ticari portföy değeri kaybı nedeniyle maddi zarara uğradığını, şimdilik 50.000,00-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, haksız rekabetin tespitini, men'ini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, ayrıca delillerin korunması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, gerçek kişi müvekkiller ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, ticaret şirketlerinin tüzel kişiliğinin ortaklardan ayrı olduğunu, müvekkillerin paylarını yasal sınırlar içinde devrettiklerini, haksız rekabet iddiasının tüzel kişiliğe yöneltilmesi gerektiğini, müvekkillerin yeni şirket kurmalarının anayasal çalışma hürriyeti kapsamında olduğunu, taraflar arasında yazılı bir rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığını, TTK m. 613 ve 626 uyarınca rekabet yasağının ortaklık ve müdürlük sıfatının sona ermesiyle bittiğini, davacı şirketten ayrılan hastaların ve personelin davalı müvekkillerin yönlendirmesiyle değil, davacı şirketin yönetim değişikliği sonrası sunduğu kötü hizmet, hijyen sorunları ve kötü çalışma koşulları nedeniyle ayrıldıklarını, ...'nın kızı ... tarafından yapılan CİMER şikayetinin bu durumu doğruladığını, davalı şirketin hasta kabulüne 01.04.2026 tarihinde başladığını, Mart 2026'da gerçekleşen hasta çıkışlarının davalı müvekkillerin faaliyetiyle ilgisinin bulunmadığını, davacı tarafın sunduğu personel listesindeki isimlerin davalı şirkette çalışmadığını veya kendi istekleriyle ayrıldıklarını, ...'ın istifa gerekçelerinin davacı şirketin kötü yönetimi olduğunu, davacı tarafın haksız rekabeti ispatlayamadığını, tazminat hesabına esas alınan faturaların gerçeği yansıtmadığını, tüm bu nedenlerle; davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, haksız rekabetten kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir. Davacı vekili 08.09.2026 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirdiği, vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.HMK'nın 307. vd Maddeleri gereğince davadan feragatin, davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran taraf işlemlerinden olduğu, hüküm ifade edilmesi için karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine de bağlı olmadığı hükme bağlanmış olup talep eden vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragat etmeye yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla; açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın feragat nedeniyle reddine,2-Harçlar Kanununun 22. Maddesi gereğince alınması gereken 488,00-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 853,88-TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, artan 365,88-TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalılar tarafından 104,00-TL vekalet harcı ve 40,00-TL e-tebligat gideri olarak sarf edilen toplam 144,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara müştereken ve müteselsilen verilmesine,5-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6/1 maddesine göre davalılar lehine takdir olunan 22.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara müştereken ve müteselsilen verilmesine,6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6.400,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,7-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.17.09.2026Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır