Muhdesatın aidiyetinin tespiti davasında, mevcut tazminat davasında ön sorun olarak incelenebilecek durumda hukuki yarar bulunmadığına ilişkin Yargıtay kararı.
Özet: Davacı tarafından davalı adına kayıtlı taşınmaz üzerindeki ağaçların kendisine ait olduğunun tespiti talebiyle açılan muhdesatın aidiyetinin tespiti davasında; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, davacının derdest ortaklığın giderilmesi, kentsel dönüşüm veya kamulaştırma gibi güncel bir hukuki yararı bulunmadığı ve açılan tazminat davasının bu koşulu sağlamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir; Yargıtay ise, muhdesat iddiasının tazminat davasında ön sorun olarak ele alınabileceği ve temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
7. Hukuk Dairesi         2025/3488 E.  ,  2026/1247 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/513 E., 2025/582 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bozova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/40 E., 2024/131 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu 555 parselin davalı ... adına kayıtlı olduğunu, bu taşınmaz üzerinde 35-40 yıldan beridir davacı tarafından antep fıstıklarının yetiştirildiğini, ... tarafından dere yatağının önünün yetersiz menfez ve büzler yerleştirilerek kesildiğini, akabinde meydana gelen selde ağaçlarının zarar gördüğünü, zararlarını tazmini için ... aleyhinde tazminat davasının açıldığını, ilgili davada muhdesatın tespiti davası açılması için kendisine yetki ve süre verildiğini ileri sürerek, 555 parsel üzerindeki ağaçların davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...taşınmaz hakkında açılmış derdest ortaklığın giderilmesi davasının veya kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunmadığı, davacının muhdesatın aidiyetinin tespiti davası açmakta mevcut ve güncel hukuki yararının bulunmadığı, huzurdaki davaya dayanak olarak gösterilen Bozova 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/329 E. sayılı dosyasının haksız fiile dayalı maddi tazminat davası olduğu, böyle bir davanın muhdesatın aidiyetinin tespiti davası bakımından hukuki yarar koşulunu sağlamayacağı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davacı tarafından ... aleyhine açılan tazminat davasının (tazminat talebiyle açılan o davadaki talebin doğal olarak muhdesatın davacı tarafından oluşturulup oluşturulmadığının tespitini de içerdiği ve bu hususun eda davasında tespiti gerektiği), eda davası olduğu, bu durumda davacı tarafça tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay içtihatlarında hukuki yarar hususunda örneklendirici bir sayım yapıldığını, davacı ile Hazine arasında kira sözleşmesinin bulunduğunu, davaya konu ağaçların davacı tarafından meydana getirildiğini, açılan davada hukuki yararının bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle muhdesat iddiasının, davacı tarafından ... aleyhinde açılan tazminat davasında 6100 sayılı Kanun'un 163. ve devamı maddelerinde düzenlenen ön sorun olarak ele alınmasının mümkün olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.