İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, kaçak elektrik kullanımına ilişkin itirazın iptali davasında abonelik ve fiili kullanım sorumluluğunu değerlendirdi.
Özet: Bir elektrik dağıtım şirketinin, abonesiz ve kaçak elektrik kullanımı iddiasıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin davayı reddetmesi üzerine şirket istinaf etmiş; davalı, kaçak kullanım tespit edildiği iddia edilen mahalde malik veya kiracı olmadığını, yalnızca emlakçı olarak görevlendirildiğini ve fiili kullanımının bulunmadığını savunurken, üst mahkemenin yaptığı incelemede, tutanakla tespit edilen kaçak kullanımın varlığına rağmen, tespit tarihinde davalının ilgili adreste aktif bir elektrik aboneliği kaydının bulunmadığı tespit edilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2026/748
KARAR NO:2026/2316
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :23/12/2025
NUMARASI:2024/339 E - 2025/950 K
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:15/09/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket çalışanları tarafından, davalının kullanımında olan mahalde yapılan denetimler sonucu ,davalının müvekkili şirketin dağıtımını sağ- ladığı elektriği abonesiz, kaçak kullandığı tespit edilmekle davalı adına kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, tutanak gereğince tahakkuk olunan fatura tutarları ödenmediğinden davalı aleyhine İstanbul 20. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası takip başlatıldığını, davalının itirazı nede- niyle takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, davalının % 20 'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen ... Beyoğlu/İstanbul adresindeki taşınmazın malikinin ... isimli bir şahıs olduğunu, taşınmaz maliki ... tarafından kiracı .... Şti.aleyhine kira bedellerinin ödemediğinden bahisle tahliye davası açıldığını, İstanbul 16.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 07.01.2021 gün ve 2020/978 E.2021/5 Karar sayılı ilamı ile "kiracı .... Şti'nin taşınmazdan tahliyesine karar verildiğini" bu kararın kiracı tarafından istinaf edildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin 2021/1657 Esas sayısında inceleme sırası beklediğini, müvekkilinin ise ... Beyoğlu/İstanbul adresinde ... ünvanı adı altında emlak- çılık yaptığını, müvekkilinin bu adresten İstanbul 6.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 24.09.2019 gün ve 2019/314 E.2019/833 Karar sayılı kararı ile tahliye edildiğini ve " ... "adresine taşındığını, bu adreste de elektrik aboneliğinin mevcut olduğunu, tahliye kararı üzerine kiracı .... Şti. tahliye kararı gereğince taşınmazı tahliye ettiğinden, taşınmazın malik ... tarafından kiraya verilmesi için müvekkilinin görevlendirildiğini, taşınmazın müvekkili tarafından talep eden kiracı adaylarına gösterildiğini ve 10.02.2022 tarihinde müvekkili vasıtasıyla .... Şti.'ne kiraya verildiğini, müvekkilinin kaçak tespitine konu taşınmazın maliki veya kiracısı olmadığını, kaçak elektrik faturası düzenlenen adreste müvekkilinin malik veya kiracı olmadığını, fiili bir kulla- nımının da bulunmadığını beyanla; davanın reddi ile davacının %20 oranında kötüniyet tazminatı ile mahkumiyetini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nce:
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Davalının davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebinin REDDİNE, karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde:davalının kaçak elektrik kullandığı hususunun müvekkili şirket tarafından tespit edilip tutanağa bağlandığını, ilgili tutanakların dosyaya sunulduğunu ve aksi ispat edilinceye kadar geçerli belgelerden olduğunu, Beyoğlu Belediye Başkanlığı Zabıta Müdürlüğüne verilen araştırma talimatı üzerine davalının beyanlarına istinaden tutanak düzenlen- diğini, kolluk görevlilerince mahalline gidilerek tahakkuk tarihleri itibariyle mahallin davalının fiili kullanımında olup olmadığının araştırılmadığını, çevreden sorulmadığını, tutanak tanıklarının dinlenmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava, İİk 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir.Dosya kapsamından;... çalışanları tarafından, 25.01.2022 tarihinde, ...Beyoğlu/İstanbul adresindeki dükkanda yapılan denetimler sonucu ,"kayıtlı sayacın devre dışı bırakıldığı, direkt bağlı olarak elektrik kullanıldığı" tespit edilmekle davalı adına ... nolu tutanğın düzenlendiği,bilahare bu tutanak gereğince tahakkuk olunan 07.02.2022 son ödeme tarihli 23.954,34 TL bedelli fatura ödenmediğinden davalı aleyhine İstanbul 20. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası takip başlatıldığı, itiraz nedeniyle takibin durduğu anlaşılmaktadır.Dava konusu olay sözleşmesiz elektrik tüketimi şeklinde olup tutanak tarihinde yürür- lükte olan EPTHY'nin 42/1-a maddesinde düzenlenen kaçak kullanım tanımına uymaktadır. Dosya kapsamından ve davacı tarafından sunulan kayıtlardan dava konusu tesisat ile ilgili elektrik aboneliğinin 30.04.2021-08.02.2022 tarihleri arasında ... ünvanlı şirkete, 08.02.2022 tarihinde ...unvanlı şirkete kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlık konusu tutanak tarihi (25.01.2022) itibariyle davalının dava konusu mahal ile ilgili abonelik kaydının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalının sorumluluğu ,ancak tutanak tarihi itibariyle tutanakta belirtilen adreste fiili kullanıcı olduğunun tespiti halinde mümkündür.Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2022/7569E.- 2023/658 K. nolu 16.03.2023 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/ 10580 K. Sayılı 21.10.2021 tarihli ilamı da aynı yöndedir.
Bu durumda davalının tutanak tarihi itibariyle belirtilen adreste fiili kullanıcı olduğu hususu dava konusu olay nedeniyle alacak talep eden davacıya düşmektedir.Alacağın dayanağını oluşturan kaçak tespit tutanağı altına "imzadan imtina " açıklaması yazılmış ise de tespitin davalının veya temsilcisinin yüzüne karşı yapıldığına dair bir beyana yer verilmemiş, tespit sırasında adreste bulunan işyerine ilişkin vergi levhası, mobilya, eşya, ticari ünvanı gösterir tabela vs fotoğrafı sunulmamıştır.Davalı taşınmazın mülkiyetinin dava dışı kişiye ait olduğu, davalının emlakçılık ala- nında faaliyet gösterdiği ve tutanak tarihi itibariyle malikin talebi doğrultusunda dava dışı kişiye kiralandığını belirtmektedir.Mahkemece yazılan müzekkere üzerine , Ticaret ve Esnaf odalarından davalının kaydı- nın olmadığı, Beyoğlu Vergi Dairesince " ... vergi kimlik numaralı ...'in" ... Beyoğlu-İSTANBUL adresindeki faaliyetine 04.04. 1997 tarihi itibariyle başladığı ve 31.12.2022 tarihi itibariyle de terk ettiği " belirtmiştir.Beyoğlu Belediyesi Zabıta Müdürlüğü'nce "... sayılı adreste '..." tabela ünvanlı bir iş yerinin bulunduğu,ancak, bahse konu bu iş yerinin terki terk ettiği, çevre esnaf ve mahalle sakinleri ile yapılan görüşmede, iş yerinin yaklaşık 1-2 senedir boş şekilde olduğu, daha öncesinde burada faaliyet gösterdiğini bilmedikleri ve "..." isimli birini tanımadıklarını beyan ettikleri" belirtilmiştir.Mahkemece yapılan tahkikat uyuşmazlığı çözmeye elverişli olup aksi yöndeki iddialar yerinde görülmemiştir.Toplanan delillere göre, davalının tutanak tarihi itibariyle dava konusu mahalde fiili kullanıcı olduğu ispatlanamadığından söz konusu tutanak gereğince tahakkuk olunan takip konusu borçtan sorumlu tutulması yasal olarak mümkün değildir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda maddi vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden,davacının istinaf başvuru- sunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 15/09/2026