Çalınan çekin ciro silsilesinde ticari ilişki yokluğu, lehtarın imza sahteciliği iddiası ve kötü niyetli hamil tarafından başlatılan icra takibine ilişkin hukuki uyuşmazlık.
Özet: Davacı şirketin kasasından çalındığını iddia ettiği ve üzerinde sahte imza bulunan çekin, banka ödeme yasağına rağmen kötüniyetle icra takibine konulması üzerine açılan istirdat davasında, ilk derece mahkemesi; davacı ile ciro zincirindeki kişiler ve davalı arasında ticari ilişki bulunmadığını, benzer hırsızlık olaylarındaki çeklerin ciro silsilelerinin aynı olduğunu, davalı şirket yetkilisinin benzer davalarda adının geçtiğini ve davalının ödeme yasağını bilerek hareket ettiğini tespit ederek davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1326 Esas, 2025/1006 KararHÜKÜM : Davanın kısmen kabulüİLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2020/740 E., 2022/220 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin kasasından 16.12.2018 tarihinde başkaca çekler ile birlikte dava konusu keşidecisi ..., lehtarı müvekkili şirket, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 30.05.2019 seri no'su ... olan, 500.000,00 TL bedelli ... Bankası çekinin de çalındığını, buna ilişkin Çorlu C.Başsavcılığının 2018/16741 soruşturma sayılı dosyasındaki soruşturmanın devam ettiğini, çalınan çeklere ilişkin olarak çek iptali davası açıldığını ve ödemeden men kararı alındığını, çekin davalı ... tarafından bankaya ibrazında bankaca ödeme yasağı kararı nedeniyle ödeme yapılmadığını, çek iptali davasından ve çekin çalıntı olduğundan haberi olmasına rağmen davalı ... tarafından çekin İstanbul 4. İcra Dairesinin 2019/24337 E. sayılı dosyasında icra takibine konulduğunu, çek üzerindeki kaşe ve müvekkili şirkete atfen atılan imzanın sahte olduğunu, çekin çalınması akabinde ... İnşaat, ... Plastik, ... Tekstil, ..., ... Tekstil ve ... tarafından ciro edildiğini, davalı ...'nun ödeme yasağı kararını bilmesine rağmen kötüniyetli olarak çeki takibe koyduğunu, davalıların organize bir şekilde müvekkili şirketi zarara uğratma amacıyla kötüniyetli olarak hareket ettiklerini, davalıların benzer bir çok dosyada davalı olduklarını, ciro silsilesinde yer alan şahıs ve şirketler arasında ticari ilişki bulunmadığını belirterek dava konusu çekin müvekkili şirkete iadesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının çeki ... Tekstil firmasına ciro etmiş olması nedeniyle hırsızlık iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkilinin ... ile olan ticari ilişkisinde dava konusu çeki fatura karşılığında mal satışı yaparak aldığını, davacının yüksek miktarlı birçok çeki ciro ettikten sonra uhdesinde tuttuğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, davacının tüm beyanları asılsız olduğu gibi, çekte iyiniyetli hamil olan müvekkiline karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çekin ciro silsilesinde şeklen bozukluk bulunmadığı, davacı taraf lehdar ve aynı zamanda ilk ciranta olup, kaşenin ve adına atılan imzanın sahteliğini ileri sürdüğü, kural olarak imza sahteliği iddiasının bulunması halinde öncelikle bu hususun çözümü gerektiği, ancak imza davacıya ait çıkmasa bile istirdat talebi için davalı ... kötüniyetle çekleri iktisap ettiğinin kanıtlanması gerekeceğinden, öncelikle mali inceleme ve kötü niyet hususunun inceleme konusu yapıldığı, kaldı ki imza incelemesi neticesinde imza davacıya ait çıksa bile, davacı kaşe ve imza edip tedavüle hazır bir şekilde çekleri elinde bulundurabileceğinden, somut olayda cirantaların kötüniyetinin önem arz ettiği, celp edilen soruşturma evrakı uyarınca davacı iş yerinde hırsızlık olayının gerçekleştiği, davacının kayıtları üzerinde yapılan mali inceleme uyarınca, davacının dava konusu çeki ticari ilişki kapsamında edindiği ve davacı cirosunu takip eden cirantalar ile davacının herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığının tespit edildiği, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/334 E. sayılı dosyası ve mahkemenin 2020/7 16... /130 E. sayılı dosyalarına konu çeklerin de aynı hırsızlık olayında çalınan çekler olduğu, bu çeklerdeki ciro silsilesi ile dava konusu çeklerdeki ciro silsilesinin birebir aynı olduğunun anlaşıldığı, UYAP entegrasyon ekranında yapılan inceleme ve dosyaya arasına alınan işbu kayıtlar uyarınca, davalı ... şirketinin tek ortağı ve yetkilisi ...'nun benzer mahiyette çok sayıda gerek hukuk ve gerekse ceza davalarının bulunduğunun tespit edildiği, alınan 14.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davaya konu çekin 11.12.2018 tarihli tahsilat makbuzu kapsamında ... firmasından alındığı, söz konusu tahsilat makbuzunun ... no.lu 450.000,00 TL tutarlı, ... no.lu 500.000,00 TL tutarlı ve ... no.lu 500.000,00 TL tutarlı toplamda 1.450.000,00 TL tutarlı 3 adet çek için verildiği, davaya konu çekin davacı ile dava dışı ... firması arasındaki ticari ilişki nedeniyle teslim alındığı, davacının çek keşidecisi ... dışındaki hiçbir cirantayla ve davalıyla ticari ilişkisinin bulunmadığının, davalı ... firması ile ... arasında ilk ticari ilişkide 11 fatura ile davalı tarafından 1.942.120,80 TL tutarında satışın ... firmasına yapıldığı, buna karşılık ... firması tarafından 15.03.2019 tarihinden itibaren davalı ... firmasına cari hesaba mahsuben verilen muhtelif çek ve senetler taplamının 3.868.900,60 TL olduğu, böylelikle alıcı konumundaki ... lehine cari hesap bakiyesinin 26.06.2019 tarihi itibariyle 1.926.779,20 TL fazla bakiye verdiği, ticaret hacminin çok üstünde ödemede bulunulmasının ve bu ödemelerden 18 ay geçtikten sonra dahi alacak bakiyesinin yüksek tutarlarda devam etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığının değerlendirildiği, davalı ... firmasının ticari kayıtlarına göre; davalı ... firmasının cari hesaba mahsuben davalı ... firmasına verdiği toplamı 3,868.900,00 TL tutarlı olan çeklerin, davaya konu çek dahil 7 adet 3.150.000,00 TL tutarlı olan kısmının davacı tarafça çalındığı beyan edilen çeklerden oluştuğu, dolayısıyla davalının davaya konu çeki usulüne uygun almadığı yönünde kanaat hasıl olduğu şeklinde görüş bildirdiği, bu deliller ışığında; hırsızlık olayı neticesinde çalınan gerek dava konusu çekin ve gerekse de diğer dosyalara konu çeklerin aynı cirantaların imzası ile ... şirketinin eline geçerek son hamil olarak bankaya sunulması, ... firmasının kayıtlarının şüpheli işlemler barındırması, bu firmanın ticari ilişki içinde olduğu ...'in ticari kayıtlarının gerçeklikten uzak olması, bu kişinin ortak olduğu benzer sayıda şirketlerin bulunması, diğer cirantaların şirket olması ve bu şirketlere ulaşılamaması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde; ortada hayatın olağan akışına uygun ticari ilişki bulunmadığı, davalıların iyiniyetini ortadan kaldıran organize bir durumun olduğunu gösterdiği, davalı ... kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının dava konusu çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile çekin davacıya iadesine karar verilmiş, hüküm, davalılar ... ve ... Tekstil vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekin hırsızlık sonucunda davacının rızası dışında elinden çıktığı, son ciranta ve hamil davalı ...'nun kendisinden bir önceki ciranta ... Tekstil firmasının tek ortağı ve yetkilisi olduğu, aynı hırsızlık olayında davacının iş yerinden çalınan farklı çeklerin de aynı ciro silsileleriyle en son ... şirketine, ondan da bu şirketin yetkilisi olan davalı ...'na geçtiği ve davalı tarafından bankalara ibraz edildiği, davalı ...'nun keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, İlk Derece Mahkemesince ağır kusurlu olarak iktisap edilen çekin davalıdan istirdatı koşulları oluştuğundan, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, çek istirdatı davasının son hamile karşı açılması gerektiği, somut olayda son ... ise davalı ... olduğu, son hamil vasfı taşımayan diğer davalılar bakımından davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, kararın davalılar ..., ... Plastik, ... Tekstil ve ... Tekstil-... tarafından istinaf edilmeden kesinleştiği, bu nedenle yalnızca kararın istinaf eden davalı ... Tekstil aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafça talep edilmediği halde çeklerin istirdatı yanında menfi tespite karar verilmesinin taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... Tekstil vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; kararın kaldırılmasına, davalı ... Tekstil ... Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, davalılar ..., ... İnşaat Turizm İth. İhr. ve Tic. Ltd. Şti, ... Tekstil ... San. ve Tic. Ltd. Şti, .... Plastik San. ve Tic. A.Ş. ve ... Tekstil-... aleyhine açılan davanın kabulüne, ... ait ... seri numaralı, 30.05.2019 keşide tarihli, keşidecisi ..., lehtarı davacı ... olan 500.000,00 TL bedelli çekin davalılardan istirdadı ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 792. maddesine dayalı olarak çekin istirdatı istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.