Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası kaynaklı haksız fiil tazminat davasında maddi hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyeti taleplerine dair gerekçeli kararı.
Özet: Bu dava, davacının aracında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde oluşan onarım bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının tazmini talebiyle açılmış olup, davacı, kazada diğer araç sürücüsü, zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ve yol bakımından sorumlu kamu kurumunun müteselsil kusurlu olduğunu iddia ederken; davalı sigorta şirketi sorumluluğunun poliçe limitleri ve sigortalının kusuruyla sınırlı olduğunu, kazanın yol kusurundan kaynaklandığını ve araç mahrumiyetinin teminat dışı olduğunu savunmakta; diğer davalı kamu kurumu ise görev ve yetki itirazları ile birlikte zamanaşımı ve kendi sorumluluklarının kapsamını belirterek davanın reddini talep etmektedir.

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/.... - 2026/...
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/....KARAR NO : 2026/....HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av.DAVALI : 1- VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : 2- VEKİLİ : Av. DAVALI : 3- DAVA : Haksız Fiilden Kaynaklanan TazminatDAVA TARİHİ : 13/05/2025KARAR TARİHİ : 08/09/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 09/09/2026 Mahkememizde görülmekte olan haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasının yapılan açık yargılamasında;Dava dilekçesinde özetle: davacıya ait 41 ... ... plakalı aracın, davalı ....’in sevk ve idaresindeki ve davalı ....A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi düzenlenmiş 41 .... plakalı araç ile 17.10.2024 tarihinde ....ili ....ilçesinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, kaza tespit tutanağına göre yol bakımından sorumlu .... Genel Müdürlüğünün de kusurlu olduğunun belirtildiği, ancak fiilen müvekkilin aracına çarpan sürücü ....’in ve sigorta şirketinin de kusurunun bulunduğu, kazadan sonra sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığı, müvekkilin aracında meydana gelen hasarın giderilmesi ve değer kaybının tazmini gerektiği, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları gereğince sigortacının, sigortalısının üçüncü kişilere verdiği zararlardan poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu bulunduğu, bu nedenle davalıların müteselsilen sorumluluğunun bulunduğu, Yargıtay içtihatları doğrultusunda zararın belirsiz alacak niteliğinde olduğu, gerçek zararın bilirkişi incelemesiyle tespit edilebileceği, müvekkilin aracında onarım, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının oluştuğu, araç mahrumiyet bedelinden sigorta şirketinin değil sürücü ve .... Genel Müdürlüğünün sorumlu olduğu, kazanın oluşumunda hem sürücünün hem de yol bakımından sorumlu idarenin kusurlu olduğu, müvekkilin kazadan sonra sigorta şirketine 23.12.2024 tarihinde yazılı başvuru yaptığı, cevap verilmediğini, ayrıca davalılar aleyhine yapılan arabuluculuk başvurularının sonuçsuz kaldığı, müvekkilin aracında meydana gelen hasarın 228.000,00 TL bedelle onarıldığı, bilirkişi incelemesiyle zararın, değer kaybının ve araç mahrumiyet bedelinin belirlenmesi gerektiği, müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar ve değer kaybı tazminatının, olay tarihinden itibaren davalı sürücü, ....A.Ş. ve ....Genel Müdürlüğü’nden müştereken ve müteselsilen; araç mahrumiyet bedelinin ise sürücü ve idareden tahsiline karar verilmesi konuları ileri sürülmüştür.Davalı Sigorta Şirketi cevap dilekçesinde özetle:kazaya karışan 41 .... plakalı aracın müvekkili ....A.Ş. nezdinde 13.08.2024–13.08.2025 vadeli 1000000266704.... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalandığı, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğu, kaza tespit tutanağına göre olayın sigortalı araç sürücüsünün kusurundan değil, yol üzerindeki rögar kapağının yerinden çıkması sonucu meydana geldiği, bu nedenle kusurun ilgili kamu kurumuna ait olduğu, sigortalı aracın hız veya tedbirsizlik kuralını ihlal ettiğine dair somut bir delil bulunmadığı, dolayısıyla sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, bu nedenle davanın reddi gerektiği, kusur oranının uzman bilirkişi kurulunca belirlenmesi gerektiği, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri ve sigortalının kusuru oranı ile sınırlı olduğu, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiği, müvekkil şirketin eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araç parçaları üzerinden sorumluluk taşıdığı, KDV’den sorumlu olmadığı, KDV’nin ancak sigortalı tarafından fiilen ödenmiş faturalar ibraz edilirse talep edilebileceği, değer kaybı hesaplamasında 04.12.2021 tarihli ve 31679 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Genel Şart değişikliğinin uygulanması gerektiği, bu tarihten sonra yapılan poliçelere yeni düzenlemenin uygulanacağı açık olduğundan, davacının talebinin bu düzenlemelere göre değerlendirilmesi gerektiği, araç mahrumiyeti bedelinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında teminat dışı olduğu, bu taleplerin ZMSS genel şartlarının A.6 maddesinin (k) bendi gereğince karşılanamayacağı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin yerleşik kararlarında da bu yönde içtihat bulunduğun konuları ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği tespit edilmiştir. Davalı .... cevap dilekçesinde özetle: mevcut davadaki uyuşmazlığın 6102 sayılı TürkTicaret Kanunu anlamında ticari dava niteliği taşımadığı, bu sebeple görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, ayrıca kazanın Kocaeli İli Kartepe İlçesi sınırları içinde meydana geldiği, davalı idarenin yerleşim yerinin de Kocaeli olduğu, bu nedenle Sakarya Mahkemesi’nin yetkisiz olduğu, davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı, kazaya konu yolun bakım ve onarım sorumluluğunun 5216 sayılı Kanun gereğince ....Belediyesi ile ....Genel Müdürlüğü’ne ait olduğu, müvekkil idarenin yalnızca su ve kanalizasyon altyapısından sorumlu bulunduğu, kazanın meydana geldiği dönemde bölgede herhangi bir altyapı çalışması olmadığı, bu sebeple davalı idarenin kusurunun ve husumet ehliyetinin bulunmadığı, kazanın gerçekleştiği yerde yapılan altyapı çalışmalarının yüklenici firma .... & ....Tic. A.Ş. tarafından yürütüldüğü, söz konusu işin 05.08.2024 tarihinde tamamlanarak üst yapının ilgili kuruma teslim edildiği, yüklenici firmanın sözleşme gereği üçüncü kişilere vereceği zararlardan doğrudan sorumlu olduğu, bu nedenle davalı idareye yöneltilen taleplerin yersiz olduğunu, kaza tarihine ilişkin arıza kaydı bulunmadığı, müvekkil idareye herhangi bir ihbar yapılmadığı, kazanın davacı aracının sürücüsünün hızını yol ve görüş şartlarına uydurmaması nedeniyle meydana geldiği, bu sebeple illiyet bağının kesildiği ve idarenin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının davayı belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki yararı bulunmadığı, zira zarara ilişkin belgelerin dosyaya sunulduğu, talep edilen miktarın belirlenebilir olduğu, ayrıca talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğu, bilirkişi incelemesiyle gerçek zarar miktarının tespit edilmesi gerektiği konuları ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği tespit edilmiştir. Davalı Şükrü Filiz yapılan tebligata rağmen duruşmalara iştirak etmemiş beyanda bulunmamıştır.Sigorta Bilgi Gözetim Merkezinden, Sahibinden.com, dava konusu araçların malik bilgisi tamir ve onarım bilgileri , ...Genel Müdürlüğünden temin edilen bilgi ve belgeler incelenmiştir. Dava konusu hakkında rapor tanzim ettirilmek üzere dosya Makine Müh.tarafından düzenlenen 12/05/2026 Tarihli rapor ve 25/06/2026 tarihli ek raporu ile "Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, 12/05/2026 tarihli kök bilirkişi raporu, tarafların rapora karşı beyan ve itirazları ile Sayın Mahkemenin 09/06/2026 tarihli ara kararı birlikte değerlendirildiğinde; Kök raporda belirlenen KDV dahil hasar bedeli olan 228.000,00 TL yönünden kanaati değiştirmeyi gerektiren yeni bir teknik belge veya tespit bulunmadığı,Kök raporda belirlenen 17.250,00 TL değer kaybı yönünden kanaati değiştirmeyi gerektiren yeni bir teknik belge veya tespit bulunmadığı, Dava konusu hasarın giderilmesi için gerekli makul araçtan mahrumiyet süresinin 10 gün olduğu yönündeki kök rapor kanaatinin korunduğu, Kök raporda 800,00 TL/gün üzerinden 8.000,00 TL olarak hesaplanan araç mahrumiyeti bedelinden, Sayın Mahkeme ara kararı doğrultusunda davacının kaza meydana gelmemiş olsaydı kendi aracını kullanırken yapması muhtemel yakıt, lastik aşınması, bakım kilometresi ilerlemesi ve benzeri kullanıma bağlı zorunlu giderler yönünden indirim yapılması gerektiği, Dosyada günlük kullanım kilometresi, fiili yakıt tüketimi ve kullanım yoğunluğuna ilişkin somut belge bulunmadığından, özel binek araç niteliği ve 10 günlük makul mahrumiyet süresi dikkate alınarak yakıt vb. zorunlu kullanım gideri tasarrufunun teknik takdiren 40 litre benzin karşılığı olarak kabul edildiği, Kaza ayına denk gelen 2024 yılı Ekim ayı Kurşunsuz Benzin 95 Oktan aylık ortalama bayi satış fiyatı 43,48081 TL/litre esas alınmak suretiyle, yakıt vb. zorunlu kullanım gideri tasarrufunun 1.740,00 TL olarak hesaplandığı, Bu kapsamda zorunlu kullanım gideri indirimi sonrası net araç mahrumiyeti bedelinin 6.260,00 TL olduğu, Kök rapordaki hasar bedeli ve değer kaybı tespitleri korunmakla birlikte, araç mahrumiyeti bedelinin revize edilmesi sonucunda toplam teknik zarar tutarının 251.510,00 TL olduğu..." yönünde raporunu Mahkememize sunmuş alınan raporlar incelenmiştir. Mahkememizce dosya kusur incelemesi yönünden ATK ya gönderilmiş ATK Trafik İhtisas Dairesinin 08/12/2025 tarihli raporunda "...Olay mahalli yol üzerinde bulunan yerinden çıkan rögar kapağının olayın oluşumu üzerinde %100 (yüzde yüz) oranında asli etken olduğu, Davalı sürücü ....’in kusursuz olduğu ..." yönünde raporunu alınan rapor incelenmiştir. Davacı vekili 20/05/2026 Tarihli ıslah dilekçesi ile davasını "... Dava dilekçemizde 100,00 TL olarak talep ettiğimiz HASAR TAZMİNATI miktarının 227.900,00 TL artırılarak toplam 228.000,00 TL'ye çıkarılmasına, Dava dilekçemizde 100,00 TL olarak talep ettiğimiz DEĞER KAYBI TAZMİNATI miktarının 17.150,00 TL artırılarak toplam 17.250,00 TL'ye çıkarılmasına, Dava dilekçemizde 100,00 TL olarak talep ettiğimiz ARAÇ MAHRUMİYET BEDELİ miktarının 7.900,00 TL artırılarak toplam 8.000,00 TL'ye çıkarılmasına, Toplamda 252.950,00 TL artırılan/ıslah edilen bedelin SADECE DAVALI ...Genel Müdürlüğü'nden (....) alınarak müvekkile verilmesine (diğer davalılar yönünden dava dilekçesindeki şimdilik 100'er TL'lik taleplerimizin aynen devamına)..." yönünde davasını ıslah etmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; haksız fiilden kaynaklanan hasar bedeli, bakiye değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin maddi tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki anlaşmazlık noktalaeının; 17.10.2024 tarihinde meydana gelen kazada kazaya karışanların kusur oranlarının ne olduğu, kazadan dolayı sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, 41 .... plakalı araçta hasarın meydana gelip gelmediği, var ise hasar bedeli, değer kaybı bedeli ile araçtan mahrum kalma bedelinin davalılardan talep edilip edilemeyeceği hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. 6098 s. TBK'nın 49/1. maddesinde, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Yine aynı Yasanın 50/1. maddesinde zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu düzenlenmiştir. 2918 s. Karayolları Trafik Kanununun 90 ve devamı maddelerde zorunlu trafik sigortacısının sorumluluğu düzenlenmiştir. Sigorta şirketinin sorumluluğu ise kazadan dolayı poliçe ve teminat miktarı bakımından muteberdir.Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 Tarih, Esas 2019/40, Karar 2020/40 Sayılı Kararı ile; a) Karayolları Trafik Kanun’un 90. Maddesinin Birinci Cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” İbaresi ile İkinci Cümlesinde Yer Alan “...ve genel şartlarda...” İbaresinin Anayasaya aykırı olduğundan oy çokluğu ile iptallerine karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi'nin bu maddelerdeki “Genel Şartlar” ibarelerini iptal etmesi sonucu değer kaybı tazminatı öncelikle Karayolları Trafik Kanununun hükümlerinin, bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda ise Türk Borçlar Kanununun haksız fiile ilişkin hükümlerinin usul ve esasları çerçevesinde belirlenecektir. Bu kanunlarda açıkça düzenlenmiş hususlarda genel şartlar ile kanunun kapsamını daraltan yada genişleten hükümleri uygulanmayacaktır. Genel Şartlar TTK’nın 1425 ve Sigortacılık Kanunu 11 ve KTK’nın 95. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak idarece çıkarıldığı için, KTK ve TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerinde genel olarak temel unsurları belirlenmiş hususlarda bu temel unsurlara aykırı olmamak şartı ile genel şartların hükümleri uygulanacaktır. Anayasa mahkemesinin iptal kararı derdest olan eldeki davada da uygulanması gerekmektedir. Bu durumda; değer kaybının ZMMS Genel Şartlarına göre hesaplanmasının yasal dayanağı kalmamış olup, gerçek zarar ilkesi gereğince değer kaybının, kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre, aracın kazadan önceki değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekir. (Sakarya BAM 3. HD 2021/1231 esas- 2022/757 karar,benzer yönde Yargıtay 17. HD'nin 2016/16876 E - 2017/12161 K sayılı, 27/12/2017 tarihli ve 2015/5301 E - 2017/11098 K sayılı, 28/11/2017 tarihli, YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2016/17525 esas- 2017/9448 kararları). Haksız fiil sorumluluğu içerisinde yer alan değer kaybı zararları tarafların kusur oranlarına göre belirlenecek olup makine mühendisi bilirkişi tarafından kusur oranının ve zarar miktarının doğru bir şekilde tespiti gerekir.Somut olayda; meydana gelen kazaya ilişkin kolluk tarafından tanzim edilen 17/10/2024 tarihli kaza tespit tutanağına göre; davalı ...idaresindeki 41 ....plakalı aracın seyir halindeyken Atatürk Caddesi 20 numaralı evin önüne geldiği sırada üzerinde İsu ibaresi bulunan rögar kapağının üzerinden geçtiği esnada rögar kapağının yerinden çıkarak aracın altına vurması sonucu davalı sürücünün hakimiyetini kaybederek, davacıya ait ve park halinde bulunan 41 ....plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen kazada 41 .... ve 41 .... plakalı araç sürücülerinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, yolun yapım ve bakımından sorumlu kuruluşun; yolun yapısını, trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak kuralını ihlal ettiği tespit edilmiştir. Dava konusu hakkında kusur raporu tanzim etmek üzere dosya Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek rapor tanzim ettirilmiş, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 08/12/2025 tarihli raporu ile; olay mahalli yol üzerinde bulunan yerinden çıkan rögar kapağının olayın oluşumu üzerinde %100 (yüzde yüz) oranında asli etken olduğu, davalı sürücü ....’in kusursuz olduğu tespit edilmiştir.Kusur durumunun değerlendirilmesine yönelik alınan 08/12/2025 tarihli Adli Tıp raporundaki değerlendirmelerin olayın oluş şekli ve dosya içeriği ile uyumlu olduğu, mahkememizce hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı ....Genel Müdürlüğü tarafından kazanın oluşumunda herhangi bir kusurlarının bulunmadığı savunmasında ileri sürülmüş ise de; kazaya sebep olan rögar kapağı üzerinde İsu ibaresinin yazılı olduğu ve ilgili idareye ait olduğunda herhangi bir çekişme bulunmaması karşısında, bizzat rögar kapağının yerinden çıkması sebebiyle meydana gelen kazada davalı idarenin sorumluluğunun bulunduğu kanaatine varılmıştır.Kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun olmadığı tespit edilen davalı sürücü ....ve davalı ....yönününden davanın reddi gerekmiş ancak kısa kararda reddedilen dava yönünden sehven yalnızca davalı sigorta şirketinin adı zikredilirken davalı sürücü ....'in adının yazılmadığı nazara alınarak, açık hata niteliğinde olan husus HMK'nın 304. maddesi uyarınca resen tashih edilmiştir.Davacı dava dilekçesinde hasar bedeli, değer kaybı bedeli ve hak mahrumiyet bedeli talebinde bulunmuştur. Dava konusu hakkında makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 25/06/2026 tarihli ek raporla; KDV dahil hasar bedelinin 228.000,00-TL, değer kaybı bedelinin 17.250,00-TL olacağı, dava konusu hasarın giderilmesi için gerekli makul araçtan mahrumiyet süresinin 10 gün olduğu, 800,00-TL/gün üzerinden 8.000,00-TL olarak hesaplanan araç mahrumiyeti bedelinden, davacının kaza meydana gelmemiş olsaydı kendi aracını kullanırken yapması muhtemel yakıt, lastik aşınması, bakım kilometresi ilerlemesi ve benzeri kullanıma bağlı zorunlu giderler yönünden indirim yapılması gerektiği, özel binek araç niteliği ve 10 günlük makul mahrumiyet süresi dikkate alınarak yakıt vb. zorunlu kullanım gideri tasarrufunun teknik takdiren 40 litre benzin karşılığı olarak kabul edildiği, kaza ayına denk gelen 2024 yılı Ekim ayı Kurşunsuz Benzin 95 Oktan aylık ortalama bayi satış fiyatı 43,48081 TL/litre esas alınmak suretiyle, yakıt vb. zorunlu kullanım gideri tasarrufunun 1.740,00 TL olarak hesaplandığı, bu kapsamda zorunlu kullanım gideri indirimi sonrası net araç mahrumiyeti bedelinin 6.260,00 TL olduğu, toplam teknik zarar tutarının 251.510,00-TL olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, davacının davalılardan tahsilini istediği hasar bedeli, değer kaybı bedeli ve araç mahrumiyet bedeli talebinin, davalı ...Genel Müdürlüğü yönünden 20/05/2026 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak kısmen kabulüne ve 251.510,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Olay haksız fiil olup kabul edilen tutara kaza tarihi olan 17/10/2024 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ....A.Ş. yönünden davanın REDDİNE,2-Davalı ....Genel Müdürlüğü yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile 228.000,00-TL hasar bedeli, 17.250,00-TL değer kaybı ve 6.260,00-TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 251.510,00-TL tazminatın kaza tarihi olan 17/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....İdaresi'nden tahsil edilerek davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 17.180,65-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.935,15-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 12.245,50-TL harcın davalı ...İdaresinden alınarak hazineye irad kaydına,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T 13. maddesine göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı Kocaeli Su ve Kanalizasyon İdaresinden alınarak davacıya verilmesine,5-Davalı ...Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 100,00-TL vekalet ücretinin (davacı vekili bu davalı yönünden davasını 100,00TL ile sınırladığından) davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davanın reddedilen kısmı yönünden ...İdaresi kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 1.440,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin/nisbi harcı, 4.319,75-TL ıslah harcı, olmak üzere toplam 5.550,55-TL harcın davalı ...İdaresinden alınarak davacıya verilmesine, ,8-Davacı tarafından yapılan; 9.000,00-TL bilirkişi ücreti, 8.728,50-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 17.728,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı (%99,44) dikkate alınarak 17.627,57-TL'lik kısmanın davalı ... alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,9-Arabuluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabulucu ücretinin red kabul oranına(%99,44) göre hesaplanan 4.572,24-TL'sinin davalı Kocaeli Su ve Kanalizasyon İdaresinden, kalan kısmının ise davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 10-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının, karar kesinleştiğinde, yatıran tarafa iadesine,Dair; davacı ve davalı ....vekillerinin yüzüne karşı verilen kararın, davacı vekiline tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/09/2026Katip .... Hakim ....¸E-İmzalıdır ¸E-İmzalıdır T A S H İ H Ş E R H İKısa kararın 1 numaralı maddesinde, yargılamada kusursuz oldukları tespit edilen davalı ....A.Ş. ve davalı .... yazılması gerekirken sehven sadece davalı sigorta şirketinin yazıldığı görülmekle, hükmün söz konusu açık hatanın yer aldığı kısmının HMK'nın 304. maddesi uyarınca; "1-Davalı ...A.Ş. ve davalı ....yönünden davanın REDDİNE," şeklinde tashihine karar verilmiştir.Katip ¸E-İmzalıdır Hakim ¸E-İmzalıdır