Kendini şirket yetkilisi gibi tanıtarak hurda satış vaadiyle işlenen basit dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik eylemlerinde olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı.
Özet: Sanık, kendisini başkasına ait bir şirketin yetkilisi gibi tanıtarak, katılanlara elinde bulunan hurda malzemeleri satma vaadiyle 30.000 TL bedel karşılığında sahte kaşe kullanarak satış makbuzu düzenleyip dolandırmış, ancak yapılan yargılamada eyleminin nitelikli dolandırıcılık değil basit dolandırıcılık olarak kabul edilmesi ve özel belgede sahtecilik suçuyla birlikte her iki suç için de suç tarihinden itibaren olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle hakkında açılan kamu davalarının düşmesine karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/33917 E.  ,  2026/4027 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/542 E., 2016/210 K.
SUÇLAR : Basit dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında 07.02.2008 şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin 08.02.2008 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Kendisini ... ismiyle tanıtıp ticaret sicil gazetesinde başkaları adına kayıtlı olan ... ve ... Şirketi'nin yetkilisiymiş gibi davranan sanık ...'in, ... adı altında hurda pazarlama işi ile iştikal eden katılanlar ..., ... ve ...'na elinde hurda olarak satılacak malzemenin bulunduğunu söyleyerek satmayı teklif ettiği, tarafların ürünleri görmek ve pazarlık yapmak için görüştükleri ve malzemenin satışı hususunda 30.000 TL'ye anlaştıkları, katılanların kendisini ... olarak tanıtan sanık ...'e 30.000 TL ödedikleri, sanığın da karşılığında ... Şirketi'nin sahte kaşesini kullanarak satış makbuzu imzaladığı, suç tarihinde sanık ile bir araya gelen katılanların sözleşme uyarınca bedelini ödedikleri malzemeyi almak için ... İlçesi ... Köyü ... sitesine geldikleri ancak kendisini ... olarak tanıtan sanığın aracı ile kendilerini takip etmediğini anladıkları, sanığın kendilerine verdiği irtibat telefonlarını arayarak durumu sormak istedikleri, ancak telefonlarının kapalı olduğundan ulaşamadıkları, ... Sitesi müdürüne sorduklarında gösterilen hurdaların başkasına ait olduğunu ve dolandırıldıklarını anladıkları olayda, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, failin tacir veya bir şirketin yöneticisi ya da şirket adına hareket etmeye yetkili temsilcisi, şirket müdürü olması ve suçun, şirketin faaliyeti sırasında ve yine bu faaliyetle ilgili olarak üçüncü kişilere karşı işlenmesinin gerektiği nazara alındığında, somut olayda sanığın ... ve Ticaret Şirketi'nin yöneticisi ya da şirket adına hareket etmeye yetkili temsilcisi, şirket müdürü olmaması karşısında sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan basit dolandırıcılık suçuna temas ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamada sanığa yüklenen basit dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarının Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 08.02.2008 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322 nci maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
15.04.2026 tarihinde karar verildi.