11. Ceza Dairesinden, Başbakanlık yardımı ve sağlık hizmeti bahanesiyle nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığı ihlali eylemlerinde verilen beraat kararının zamanaşımı nedeniyle bozulup kamu davasının düşürülmesi.
Özet: Yardım ve sağlık hizmeti bahanesiyle mağdurlara yaklaşarak nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarını işlediği tespit edilen sanıklar hakkında verilen beraat kararları, eylemlerin baştan itibaren hırsızlık kastıyla gerçekleştirildiği ve ilgili suçları oluşturduğu belirlenmesine rağmen, sanık sorgu tarihinden itibaren 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle bozulmuş ve kamu davaları düşürülmüştür.
11. Ceza Dairesi         2021/30572 E.  ,  2026/4932 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2016/72 E., 2016/133 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık (değişen suç vasfına göre nitelikli hırsızlık) nitelikli konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yeşilova Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2015 tarihli ve 2015/ 23... /193 Karar Sayılı kararı ile görevsizlik kararı verdiği, Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin itiraz üzerine 09/07/2015 gün ve 2015/544 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın kabulüne karar verdiği ve bu kararın zımni görevsizlik kararı niteliğinde olduğu , Burdur Ağır Ceza Mahkemesiyle Yeşilova Asliye Ceza Mahkemesi arasında oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi yönünde Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 03.12.2015 tarihli ve 2015/10988 Esas , 2015/16939 Karar sayılı ilamıyla Yeşilova Asliye Ceza Mahkemesinin görevli olduğuna dair karar verdiği, mercii tayinine ilişkin kararların kesin nitelikte olduğu nazara alınarak Mahkemenin kabul ve uygulamasında hukuka aykırılık bulunmadığından, Tebliğname'nin bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.
Sanık ... ve temyiz dışı sanığın suç tarihinde önce mağdur ...'nın evine gelerek başbakanlıktan yardım getirdiklerini belirterek bir miktar erzak bıraktıkları, ardından para yardımı yapacaklarını ancak üzerlerinde bozuk para olmadığını belirttikleri, bunun üzerine mağdur ...'nın diğer mağdur ...'un yanına giderek bozuk para istediği ancak mağdurun evine döndüğünde sanıkların ve bıraktıkları erzakların olmadığın gördüğü, sanıkların bu defa diğer mağdur ...'in evine giderek yine erzak yardımı yapacakların belirttikleri, mağdurun yiyecek yardımı istememesi üzerine , sanıkların mağdura sağlık hizmeti de verdiklerini, birazdan sağlık personelinin geleceğini, üzerinde para varsa eve bırakmasını istedikleri, mağdurun üzerinde bulunan 700,00 TL parayı yatak odasına bırakarak sanıkların yanına döndüğü, sanıkların bir bahaneyle oradan ayrıldıkları, mağdur ...'in bir müddet sonra paranın olmadığını fark ettiği olayda ;
Sanıkların yardım getirme, sağlık hizmeti sunma gibi bahanelerle mağdurla iletişim kurma eylemlerinin hırsızlık suçunun hazırlık eylemleri olduğu, sanıkların başından itibaren hırsızlık kastıyla hareket ettikleri olayda eylemlerinin suç tarihi itibariyle 5237 sayılı yasanın 142/2-h maddesinde düzenlenen bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık ve ve aynı kanunun 116/1, 119/1-c maddesinde düzenlenen birden fazla kişi konut dokunulmazlığı suçlarını oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede ;
Sanığın yargılama konusu bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık ve nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal eylemleri için Kanun'da belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinine tabi bulunmakla, olağan zamanaşımı süresinin kesen son sebebin sanığın sorgusunun yapıldığı 18.03.2015 tarihi olduğu, bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar zamanaşımının gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
30.04.2026 tarihinde karar verildi.