Danıştay Üçüncü Dairesi, gayrimenkul satışlarından kaynaklanan kayıt dışı hasılat ve sahte fatura kullanımına dayalı zarar azaltma ile özel usulsüzlük cezasına ilişkin temyiz istemini reddetti.
Özet: Bu hukuki evrak, bir şirketin kayıt dışı gayrimenkul satış geliri ve sahte fatura kullanımı iddialarıyla azaltılan sonraki yıla devreden zararına ve kesilen özel usulsüzlük cezasına yönelik başlattığı davada, ilk derece mahkemesinin alıcı ifadelerine başvurulmaması ve banka hareketlerinin incelenmemesi gibi eksiklikler nedeniyle belirli gayrimenkul satışlarına ilişkin işlemleri ve özel usulsüzlük cezasını iptal etmesi, bu kararın bölge idare mahkemesince onanması üzerine vergi dairesinin yaptığı temyiz başvurusunun Danıştay tarafından reddedilerek, vergi dava dairesinin hükmünün onanmasını konu almaktadır.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10106Karar No : 2025/3428TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Yapı Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı şirket adına, 2016 yılında gayrimenkul satışlarından elde ettiği bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı ve sahte fatura kullandığı yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak sonraki yıla devreden zararının azaltılmasına dair işlemin iptali ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 353.maddesinin 1.bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının ... ve ...'a yapılan gayrimenkul satışları yönünden alıcı ifadelerine başvurulmadığı, banka hesap hareketlerinin incelenmediği, tapu kayıtlarında yer alan bedelin aksini ortaya koyacak bir bilgi ve belge de bulunmadığından dava konusu işlemin ve özel usulsüzlük cezasının, sözü edilen satışlara isabet kısmında ve sahte fatura kullanıldığından bahisle kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık görülmediği, diğer bölümünde ise hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin, Refik Göral ve Yusuf Altunay'a yapılan gayrimenkul satışlarına isabet eden kısmı iptal edilmiş, diğer gayrimenkul satışlarından kaynaklanan kısmı yönünden dava reddedilmiş, özel usulsüzlük cezası ise azaltılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasında yer alan "...80,70-TL'den az olmamak üzere reddedilen tutar üzerinden binde 4,55 oranında hesaplanacak nispi karar harcından davacı tarafından sehven fazladan yatırılan 54,40 TL başvuru harcı ile 7,80 TL vekalet harcının mahsubu sonucu geriye kalan harcın davalı idarece davacıdan tahsiline..." şeklindeki ifade "...80,70-TL'den az olmamak üzere reddedilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin tutar üzerinden binde 4,55 oranında hesaplanacak nispi karar harcının davalı idarece davacıdan tahsiline, davacı tarafından sehven fazladan yatırılan 54,40 TL başvuru harcı ile 7,80 TL vekalet harcının istemi halinde davacıya iadesine..." şeklinde düzeltildikten sonra istinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan diğer hüküm fıkralarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Vergi Dava Dairesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının ONANMASINA,3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 24/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.