Ahşap imalatı ve montajı hizmetinden kaynaklanan 93.289 TL ticari alacağın tahsili için açılan itirazın iptali davasında, davacının kusurlu ifa iddialarına karşı davalının ayıplı ürün ve zarar mahsubu savunması.
Özet: Davacı şirket, yurt dışı market projelerine yönelik gerçekleştirdiği ahşap imalat ve montaj işlerinden kaynaklanan 93.289,00 TL tutarındaki cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına ve ihtiyati hacze hükmedilmesini talep ederken; davalı şirket ise davacının edimini ayıplı ve eksik ifa ettiğini, bu durumun kendi yurt dışı projelerinde ciddi zararlara, gecikmelere ve ticari itibar kaybına yol açtığını, tarafların söz konusu alacağın davacının kusurlu ifasından doğan zararların telafisi amacıyla ödenmesinden karşılıklı olarak vazgeçtiğini iddia ederek davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatı ödenmesini talep etmiştir.

T.C.
İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/795 EsasKARAR NO : 2026/630DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 10/03/2025KARAR TARİHİ : 09/09/2026Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,TALEP Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ahşap tasarımı ve mobilya imalatı alanında faaliyet gösterdiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalının yurt dışından aldığı market projelerinin ahşap imalat ve montaj işlerinin müvekkili şirket tarafından üstlenildiğini, üstlenilen edimlerin tam ve eksiksiz olarak ifa edilerek teslim edilmesine rağmen davalının 93.289,00-TL tutarındaki cari hesap alacağını ödemediğini; alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, uyuşmazlığın çözümü amacıyla başvurulan arabuluculuk sürecinin de anlaşmazlıkla sonuçlandığını beyan ederek; davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına, likit alacağa kötü niyetle itiraz eden davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, alacağın tahsilini güvence altına almak adına dava değeri olan 93.289,00-TL ile sınırlı kalmak kaydıyla davalının taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAPDavalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ve taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirketin davacıya bakiye bir borcunun bulunmadığını, bu sebeple davacının, ....İcra Müdürlüğü 2024/... E. takip dosyasındaki borca ve tüm ferilerine itiraz edilmiş olduğunu, akabinde davacı tarafından kötü niyetli olarak müvekkili aleyhine olacak şekilde işbu davanın yöneltildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili şirketin davacıya ticari ödemelerini (araç satışı ve peşinat ödemesi dahil) edim konusundan aylar önce eksiksiz olarak gerçekleştirdiğini; davacının edimini eksiksiz ifa ettiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından teslim edilen ürünlerin kusurlu, imalatının ayıplı ve montajının hatalı olduğunu, üçüncü kişi montörlerin hatalarından da yüklenici olarak davacının sorumlu olduğunu; ayıplı ve eksik ifa nedeniyle tarafların karşılıklı olarak görüşerek bedel indirimi hususunda ve takip konusu bakiye alacağın müvekkili şirketin uğradığı zararların telafisi amacıyla davalı uhdesinde bırakılması noktasında mutabık kaldıklarını, dava konusu edilen son faturanın tarafların ortak iradesi ile ödenmesinden vazgeçilen bedel olduğunu; kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemenin aksi kanaatte olması halinde Türk Borçlar Kanunu kapsamında mahsup def'inde bulunduklarını; davacının kusurlu ve ayıplı ifası (lojistik hataları, kırık ürünler, zarar verilen servis reyonları) nedeniyle müvekkili şirketin Almanya'daki yurt dışı projesinde (Özdemir Market) gecikmeler yaşandığını, müvekkilinin yabancı müşterisine karşı tazminat ödemek zorunda kalıp Euro bazında ciddi zararlara uğratıldığını, bu mağduriyet sebebiyle döviz birikimini Merkez Bankası talimatları doğrultusunda bozmak zorunda kalarak ayrıca kur zararına uğradığını ve ticari itibarının zedelendiğini; kendi kusuruyla doğan zarara mahsuben ödenmeyeceği kararlaştırılan bir alacak için davacının icra takibi başlatmasının açıkça kötü niyetli olduğunu ve talep edilen meblağın müvekkilinin uğradığı zararı dahi karşılamadığını beyanla; fazlaya ve zararlara ilişkin yasal tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davacının ihtiyati haciz talebinin reddine ve likit alacağı sürüncemede bırakan davacı aleyhine takip konusu meblağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır..... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasının UYAP'tan celp olunarak yapılan incelemesinde; davacının davalı aleyhine fatura ve cari hesap alacağına dayalı olarak 93.289,00-TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde borca itiraz ettiği takibin durduğu görülmüştür.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; davanın İİK. 67. Maddesinde düzenlenen itirazın iptali davası olduğu, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, takibe dayanağın cari hesap alacağı olduğu, uyuşmazlığın; taraflar arasında cari hesap ilişkisinin kurulup kurulmadığı, kurulmuş ise birbir ile örtüşüp örtüşmediği, farklılığın bulunup bulunmadığı bulunuyorsa neyden kaynaklandığı, takip anında davacının alacaklı olup olmadığı ve miktarı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez 30/03/2026 tarihli bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; " 1- Tarafların ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, usul ve yasaya uygun olduğu, kendi leh ve aleyhlerine delil teşkil ettiği, 2- Dosya kapsamında davacıya yapılmış geçerli bir ayıp ihbarına rastlanılmadığı, hal böyle olunca davalı vekilinin ayıp iddiasını somutlaştıramadığı kanaatine varıldığı, takdirinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, 3- Yukarıda değerlendirme başlığı altında (1V/4) sayılı bentte açıklandığı üzere, davacı nezdindeki davalının yeniden tanzim edilen düzeltilmiş cari hesabına göre tarafların cari hesapları arasında bir uyumsuzluk bulunmadığı, takip tarihi itibariyle davacının cari hesap alacağının 153.000,00 TL olduğu, 4- Davacının takibinde işlemiş faiz talebi bulunmadığı, talebiyle bağlı kalınarak takip tarihi itibariyle asıl alacağının 93.289,00 TL olduğu, 5- Davacının 93.289,00 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini isteyebileceğini" kanaati olarak bildirmiştir. Dava İİK 67. Md düzenlenen itirazın iptali davasıdır. Takibe dayanak alacağın fatura alacağı olduğu, davalı aleyhine başlatılan takibe yapılan itiraz ile takibin durduğu, iş bu davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Her iki tarafın ticari kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme kararı oluşturulmuştur. Her iki taraf inceleme günü ticari kayıtlarını sunmuştur. Tarafların ticari kayıtları usul ve yasaya uygun olması nedeniyle kendi lehlerine delil kabul edilmiştir. Davacının kendi defterine göre davalıdan 56.626,87 TL alacaklı gözüktüğü, davacı şirket defterinde 10/06/2024 tarih ... yevmiye maddi ile davalıdan alınan ... nolu çekin mükerrer olarak davalı cari hesabına alacak olarak kaydedildiği yine davalı tarafından 16/08/2024 tarihinde ... Bankası Bağlarbaşı şubesinden "Tığlı dizayn cari hesap ödemesi" açıklamasıyla 93.686,87 TL havalenin davacının kayıtlarında yer almadığı, davalının kendi defterine göre davacıya sonuç olarak 153.000,00 TL cari hesap borç bakiyesinin bulunduğu, her ne kadar davalı taraf ürünlerin ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de; bilindiği üzere eser sözleşmelerinin TBK 470 vd md düzenlenmiştir. TBK 474 md açık ayıpları, 477 md ise gizli ayıpları düzenlenmiştir. Açık ayıp, eserde dikkatli bir inceleme sonunda görülebilen ve anlaşılabilen bozuklukları, gizli ayıp ise dikkatli bir inceleme ile ortaya çıkmayan sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıpları ifade eder. Gizli ayıplar alıcı tarafından satıcıya TBK 477 göre derhal bildirilmesi gerekir. Süresi içeresinde ayıp ihtarında bulunulmaz ise alıcı eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılır. Ticari satışlarda TTK 23/1-c md göre tacirler malın ayıplı olduğu sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar eder, açıkça belli değil ise inceleyip, incelettirmekle malın ayıplı olduğu TTK 21/2 göre 8 gün içinde alıcı tarafından satıcıya bildirilmeli aksi halde eser olduğu gibi kabul etmiş sayılır. Davacı taraf kusurlu malzeme, montaj hatası iddiasında bulunmuş olup, Montaj hatası eser teslim anında açıkça bellidir ve bu ayıp açık ayıptır. Davalı teslim anında "montaj hatalıdır" demelidir. Dememiştir. Davacı faturayı 07/02/2024-23/07/2024 tarihleri arasında kesmiş, davalı tarafından kısmi ödeme 16/08/2024 tarihinde yapılmıştır. Ödemeye nazaran eser 16/08/2024 tarihinden önce davalıya teslim edilmiştir. Yine bir takım fotoğraflar 23/09/2024 tarihinde gönderilmiştir. Mal teslim alındığında "ayıplı kusurlu malzeme" yani gizli ayıplı iddiasına ilişkin dair herhangi delil tespiti tespitti yaptırmamıştır. Davalı ayıp iddiasını ispat edemediği gibi yine süresi içerisinde ayıp ihtarı bulunmadığından davalının ayıp savunmasına itibar edilmeyerek eseri olduğu gibi kabul etmiştir. Bu nedenle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın Kabulüne, 2-Davalının ....İcra Dairesi'nin 2024/... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, 3-Asıl alacak olan 93.289,00-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 6.372,57-TL ilam harcından peşin alınan 1.126,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.245,87-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 6-Davacı tarafından sarf edilen 10.000,00-TL bilirkişi ücreti, 550,00-TL posta masrafı, 615,40-TL başvuru harcı, 1.126,70-TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 12.292,10-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 8-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı. 09/09/2026Katip ...e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır