İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, şantiye elektrik bağlantı gecikmeleri sebebiyle düzenlenen 915.242,88 TL tutarlı kaçak kullanım faturasının menfi tespiti davası istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir inşaat şirketinin, elektrik dağıtım şirketinin bağlantı gecikmeleri nedeniyle haksız kesildiğini iddia ettiği ve dairelere sayaçlar takıldıktan sonra dahi kendisine yüklenen yaklaşık 915.000 TL tutarındaki kaçak elektrik kullanım faturasına ilişkin borçlu olmadığının tespiti talebiyle açtığı davayı ele almaktadır; davacı, kullanımın kendisinden kaynaklanmadığını veya usulsüz olsa bile kaçak olmadığını savunurken, tedbir kararıyla elektrik kesilmesini önlemiştir; buna karşılık davalı şirket ise yaptığı kontrollerde kayıtsız sayaç üzerinden bir yıl boyunca kaçak elektrik kullanımı tespit edildiğini, davacının beyanlarının aksine durumun yasalara aykırı olduğunu ve faturanın mevzuata uygun hesaplandığını iddia etmektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİESAS NO:2026/689 KARAR NO:2026/2312T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:20/01/2026NUMARASI:2024/544 E - 2026/50 KDAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)KARAR TARİHİ:15/09/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Mh. 1073 ada 4 parsel ve İstanbul ili... ilçesi ... Mah. 1073 ada 5 parsel'de birlikte inşaat yapıldığını, bu sırada 1073 ada 4 parsel adresinde direk olmaması ve elektrik alınama- ması nedeniyle 1073 ada 5 parsel resmi aboneli şantiye elektriği alınarak sayaçtan geçen elektriğin kullanıldığını, 1073 ada 4 parsel adresinde dairelere enerji verilebilmesi için direk dikilmesi gerek- tiğinden 26.04.2024 tarihinde ekteki bağlantı görüşü ile ...'a başvuru yapıldığını, ... kabul işlemlerini geciktirdiğinden daire sahibinin mağdur olduğunu, dava konusu yere 6. ayda enerji veril- dikten sonra her daire için sayaç takılarak sayaçtan geçen enerji kullanılmaya başlandığını, elektriği kullananın da müvekkili şirket olmadığını,direğe enerji verilme tarihi ve sayaçta kullanım bilgisi mevcut olmasına rağmen müvekkili şirkete haksız, usul, yasa ve hukuka aykırı olarak 17.08.2023 ve 16.08.2024 tarihleri arası 1 senelik süre için 915.242,88 TL tutarında kaçak kullanım faturası kesildi- ğini, bahsi geçen adreste 8 daire mevcut olup bu dairelerde ailelerin yaşadığını,bu yerde elektriğin kesilmesi durumunda bu ailelerin mağdur olacağını, başvuruları üzerine İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/380 Değişik İş sayılı dosyası üzerinden elektrik kesilmemesi yönünde tedbir kararı verildiğini beyanla; öncelikle ihtiyati tedbir kararının devamına, yargılama sonunda müvek- kilinin ... hesap numaralı ... fatura seri numaralı 29.08.2023 son ödeme tarihli 915.242,88 TL bedelli fatura nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket personellerince, 16.08.2024 tari- hinde yapılan kontrolde, ikili anlaşma olmaksızın/ sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale edilerek yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan elektrik enerjisi tüketildiğinin tespiti üzerine davacı hakkında kaçak elektrik kullanımına ilişkin tutanak düzenlendiğini, davacının da sözleşmesiz olarak elektrik kullanımı yaptığını ikrar ettiğini,davacı "bu şekildeki elektrik kullanımının müvekkili şirketin kabul işlemlerini geciktirmesinden kaynaklandığını "ileri sürmüşse de bu iddiayı ispata elverişli bir delil sunul- madığını, kesinlikle gecikmeyi kabul anlamına gelmemekle birlikte, aksi kanaat halinde dahi kanunen yasaklanan bir eylemi gerçekleştirerek elektrik kullanımı yapan davacının bu kaçak elektrik kullanı- mından sorumlu olacağını, davacı dava dilekçesinde, "enerjinin yine kendisine ait yan parselde bulu- nan şantiye aboneliği üzerinden kullanıldığını, kaçak değil usulsüz tüketim olduğunu" ifade etmişse de, bu iddia- nın da doğru olmadığını, yapılan incelemede tüketilen enerjinin diğer parselde yer alan abonelik ve enerji ile bir ilgisinin olmadığının tespit edildiğini, fiili durumun davacının iddiası ile örtüşmediğini, tutanakta da görüleceği üzere kaçak tespit edilen adreste kayıtsız bir sayaç bulunmadığını ve fakat bu sayaçtan okunan değer 8 daire tarafından yaklaşık 1 yıldır kullanılabilecek olan değerden oldukça düşük olduğunu, bu sebeple kayıtsız bu sayacın verisinin güvenilir olmadığını,...seri numaralı tutanağa istinaden,davalı müvekkili şirket tarafından, zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 44/1-2.a md, 45/1-a md, 45/3-a md ve 45/4 md hükümleri ışığında dilekçeleri ekinde ibraz etmekte oldukları doğru bulgu ve belge niteliğinde olan tüketim endekslerine göre, davacının kaçak kullanımının 1 yıldan uzun süreli olmakla mevzuat gereği, kaçak elektrik tespit tarihi olan 16.08.2024 tarihinden, geriye doğru 12 ayı geçmeyecek şekilde, 17.08.2023 tarihine kadar olan 365 gün, her biri diğer yapı mahiyetinde olan 8 daire için (8 daire x 5 kw) mevzuat gereği, 5 kw' dan toplam 40 kw kurulu güç, 0,6 kullanma faktörü ve her biri diğer yapı mahiyetinde olan 8 daire için 8 saatlik çalışma süresinin %20 artırılması neticesinde 9,6 saatlik çalışma süresi nazarı ile 365 gün x 40 kw x 0, 6 x 9,6 h = 84096 kwh tüketim miktarı karşılığı olarak, zabıt tarihinde cari olan EPTHY' nin 46/1-3 maddesi, hükmü uyarınca ve dosyada mevcut dava konusu ...seri nolu tutanak için 27.12.2023 tarihli ve ... seri numaralı mükerrer kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden, ceza kat sayısının 2 alınması suretiyle 915.242,88-TL kaçak elektrik faturası tahakkuk edildiğini, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen kaçak elektrik tahakkuk işleminde hata bulunmadığını, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nce:"DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; kaçak elektrik kullanım iddiası nedeniyle cebri icra tehdidi altında ödenmek zorunda kalınan 901.952,05 TL'nin ödeme tarihi olan 21.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdadı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu: Hüküm davalı tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkil şirket ... tarafından tanzim edilen kaçak elektrik kullanım tespit tutanakları ve tahakkuk ettirilen fatura bedellerinin mevzuata uygun olduğununu, yerel mahkemece kaçak kullanımın tespit edildiğini, ancak kaçak kullanım süresi yönün- den hatalı olarak davacı tarafça dosyaya sunulan kira sözleşmelerinin esas alınması nedeniyle kaçak kullanım süresi,kaçak tüketim bedeli hesabı, gecikme zammı ve KDV hesabının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının karşılanmadığını, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava, menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.Dosya içeriğinden, davacı tarafça müteahhitliği yapılan "... Silivri/ İstanbul" adresli tutanak konusu binadaki meskenler için, Makel marka ... seri nolu sayaç üzerinden, sözleşmesiz şekilde elektrik enerjisi kullanıldığının tespit edildiği, bu şekildeki kullanımın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/a maddesindeki " kaçak kullanım" tanımına uyduğu açıktır.Mahkeme kararı da bu yönde olup, davacının karar hakkında istinaf başvurusu bulun- mamaktadır.Davalı ise kaçak kullanımın tespitine ilişkin mahkeme kararını yerinde bulmakla bir- likte bilirkişi tarafından kaçak kullanım süresinin hesaplanmasında davacının dosyaya sunduğu kira sözleşmelerinin esas alındığını, oysa bu sözleşmelerin tek taraflı olarak her zaman düzenlenebileceğini bu nedenle asıl alacağın, faiz ve KDV'nin de hatalı hesaplandığını iddia ederek istinafa gelmiştir.Bilirkişi Elektrik Mühendisi ... dosyaya ibraz ettiği bilirkişi raporunda ;Yapıya ait ruhsat incelendiğinde, inşaatın... Belediyesi tarafından 14.04.2023 tarihinde onaylanan ruhsatla başlatıldığı, dolayısıyla bu tarihten itibaren yasal olarak inşaat faaliyetlerine başlanabileceği anlaşılmaktadır. Ruhsat eki belgelerde temel üstü harcının Aralık 2023 tarihinde tahsil edildiği görülmektedir. Bu bilgi, İnşaatın o dönemde temel ve bodrum imalatlarını tamamlayarak zemin kotu seviyesinin üzerine çık- maya başladığını, yani yapının kabaya geçiş aşamasında olduğunu gösterir. Temel üstü harcı, belediyenin yerinde yaptığı kontrol sonucunda yapı denetim kuruluşunca “temel üstü vizesi” verilmesinin ardından alınır; dolayısıyla Aralık 2023 itibarıyla binanın taşıyıcı sisteminin yükselmeye başladığı ve inşaatın aktif biçimde sürdüğü anlaşılır.Bu aşamada bina henüz kullanıma elverişli değildir ve şantiye elektriğiyle enerji temini devam etmektedir.İlerleyen süreçte, elektrik İç tesisat projesinin 24.09.2023 tarihinde onaylanmasıyla birlikte binanın teknik altyapı hazırlıkları tamamlanmış, 2024 yılı ilkbaharında kaba inşaatın bitirilip iç imalatlara geçildiği, nihayetinde ise 09.09.2024 tarihinde yapı kullanma izin belgesinin alınmasıyla binanın resmen oturuma hazır hale geldiği görülmektedir.... A.Ş. (...) Müşteri Operasyonları Direktörlüğü,12.05.2025 tarihli ve ... sayılı yazısı ile, Hukuk Müşavirliği tarafından talep edilen bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda hazırlanan cevabını iletmiştir. Yazıda, ... Şirketi'ne ait elektrik bağlantı süreçlerine ilişkin kayıtlar ayrıntılı şekilde açıklanmıştır. Buna göre, söz konusu şirketin 22.09.2023 tarihinde “Dağıtım Bağlantı Anlaşması (DBA) başvurusunda bulunduğu ve bu başvurunun 04.10.2023 tarihinde onaylandığı belirtilmiştir. Ayrıca, bu başvuru sürecine bağlı olarak 24.09.2023 tarihli “... Projesi"nin de hazırlanıp ... tarafından aynı tarihli ... sayılı yazı ile beş yıl müddetle geçerli olmak üzere onaylandığı ifade edilmiştir.Yazıda, yapılan bu başvuruların ve onayların ... kayıtlarında yer aldığı, şirketin bu süreçte ilgili mevzuat uyarınca bağlantı işlemlerini yasal çerçevede yürüttüğü de vurgulanmıştır.... Projesi incelendiğinde, proje sorumlusu olarak elektrik mühendisi ...'nın görev aldığı,yapı denetim firmasının .... Şti. olduğu görülmektedir. Proje, Silivri ilçesi ... Mahallesi 2168 ada 4 parselde bulunan bina için hazırlanmış olup, belediye onayına ek olarak ... tarafından da 24.09.2023 tarihinde uygun bulunmuştur. Belgede, bina için 8 adet monofaze sayaç, 2 adet trifaze sayaç olmak üzere toplam 10 adet bağımsız ölçüm noktası öngörüldüğü, bunun da yapının çoklu konut niteliğinde olduğuna işaret ettiği anlaşılmaktadır.Ayrıca, proje formunda “beş yıl müddetle muteber olmak üzere tadilen/şartlı olarak tasdik edilmiştir” ibaresi yer almakta olup, bu durum, pro - jenin ... tarafından denetlenerek bağlantı şartlarına uygun biçimde onaylandığını göstermektedir.Ek belgeler arasında yer alan Bağlantı Görüşü Formunda ise, başvurunun 25.09.2023 tarihinde yapıldığı, bağlantı tipinin alçak gerilim (AG) olduğu, tesisin bağlantı türünün ise “şantiye - geçici bağlantı” statüsünde bulunduğu belirtilmiştir. Bu formda yatırım süresinin 1 yıl 4 ay olarak öngörüldüğü, başvuru sahi- binin ... - ... Şirketi olduğu ve proje sorumlusunun yine ... olarak kayda geçtiği görülmektedir.Formda yer alan teknik tablo ve çizelgelerde, şebeke bağlantı hattı uzunluğu, enerji kablosu cinsleri, güç değerleri ve bağlantı noktası bilgileri detaylandırılmıştır. Bu belge, 2023 yılı Eylül ayında yapılan başvurunun ... tarafından teknik olarak uygun bulunduğunu ve ilgili bağlantı sürecinin o tarihlerde başlatıldığını ortaya koymaktadır.Tüm bu belgeler birlikte değerlendirildiğinde, ...'e ait binanın 2023 Eylül ayı itibarıyla elektrik iç tesisat projesinin tamamlandığı ve ... tarafından onaylandığı, yine aynı dönemde dağıtım bağlantı anlaşmasının yapılarak şantiye elektriği kapsamında enerji kullanımına devam edildiği anla- şılmaktadır. Bu süreç, yapının henüz inşaat aşamasında olduğunu, mesken olarak kullanılmadığını, ancak kalıcı bağlantı için teknik ve idari hazırlıkların başladığını göstermektedir.Belgeler ayrıca, binanın elektrik tesisatının ve bağlantı altyapısının 2023 sonu itibarıyla hazır hale geldiğini, bu aşamadan sonra ise yapı kullanma izin belgesinin (09.09.2024) alınmasıyla birlikte fiili oturuma geçişin mümkün hale geldiğini de ortaya koymaktadır.Sonuç olarak, ... yazısı ve ekleri, söz konusu binada 2023 yılı sonbaharında elektrik bağlantı başvurularının resmen yapılmış olduğunu, inşaatın bu dönemde devam ettiğini ve binanın şantiye elektriği üzerinden enerji temin ettiğini açıkça göstermektedir. Bu belgeler, kaçak elektrik tüketim tespitinin 16.08.2024 tarihinden geriye dönük 365 günlük bir dönem için yapılmasının, binanın fiili ve hukuki kullanım süreciyle örtüşmediğini teknik olarak destekleyen önemli delillerdir.Açıklanan gerekçeler dahilinde, Aralık 2023 tarihi itibarıyla inşaatın temel ve taşıyıcı sistem düzeyinde, yani kabaya geçiş aşamasında olduğu, dosyada yer alan kira sözleşmelerinin 1 Mayıs 2024 başlan- gıç tarihli olması, binanın bu tarihte fiilen kullanıma açıldığını ve mesken olarak oturumun başladığını göster- mektedir.Yapı kullanma izin belgesinin 09.09.2024 tarihinde alınmış olması, oturumun fiili başlangıcından bir süre sonra resmiyet kazandığını ortaya koymaktadır.Bu nedenle, binanın inşaat sürecinin Aralık 2023 itibarıyla devam ettiği, ancak fiili kullanımın 01.05.2024 tarihi itibarıyla başladığı kabul edilmelidir. Dolayısıyla, olası kaçak elektrik kullanımının başlangıcı olarak 01.05.2024 tarihinin esas alınması teknik ve fiili duruma daha uygun olacaktır.Buna göre davacı tarafın dava konusu 16.08.2024 tarihli tutanak doğrultusunda 268.317,48 TL tutarında bir sorumluluğunun bulunabileceği değerlendirilmiştir.Raporda çizelge halinde yapılan hesaplamaya göre davacı tarafın istirdat talebi kapsamında, davacı tarafça yapılan ödemenin 1.189.724 41 TL olduğu, ödemesi gereken tutarın 268.317,48 TL olduğu, işleyecek gecikme zammı vs gözetildiğinde 901.952,05 TL 'nin iadesinin talep edilebileceği tespit edilmiştir." şeklinde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi görüşü salt kira sözleşmelerine değil, dosyaya ibraz olunan kurum yazışmalara da dayalı olup raporun içerdiği gerekçe ve teknik inceleme itibariyle uyuşmazlığı çözmeye ,hükme ve yargısal denetime elverişli olduğu değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda maddi vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden,davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir. K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken -15-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 15.404,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 46.208,34 TL'nin istinaf edenden bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 15/09/2026