Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda mahkûm olan sanık hakkında ertelenen uzun süreli hapis cezasında TCK 53. madde gereği hak yoksunluğu uygulamasındaki eksikliğin düzeltilerek onanması kararı.
Özet: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmünde, uzlaşma sürecinin sonuçsuz kalması ve suç tarihine ilişkin basit bir hatanın düzeltilebilir olması karşısında, asıl olarak ertelenen uzun süreli hapis cezası alan sanık hakkında TCK 53. maddesindeki hak yoksunluklarının Anayasa Mahkemesi kararları çerçevesinde yanlış uygulanması, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bir hata olarak değerlendirilmiş ve bu hususun hükümde usulüne uygun şekilde düzeltilmesiyle birlikte, mahkumiyet kararının diğer yönleriyle onanmasına hükmedilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/38108 E.  ,  2026/4026 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2019/1081 E., 2021/1017 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığında 02.01.2012 şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin 08.12.2012 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapis cezasının yanında adli para cezasınında öngörülmesine karşın, sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, aynı maddenin birinci fıkrasının (a-b-c-d-e) bentlerinde yer alan haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından yoksun bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hatalı değerlendirme ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmaması;
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmamasına ilişkin dördüncü fıkrasının hükümden çıkarılarak yerine "Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanığın, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi hususu da gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yazılı kişisel hak yoksunluğunun, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kendi altsoyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına," ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
15.04.2026 tarihinde karar verildi.