Özel belgede sahtecilik suçundan sanığın, yargılamanın çok aşamalı ilerleyişi sonucu verilen beraat kararının, delil yetersizliği ve tutarsız beyanlar ekseninde temyiz incelemesi.
Özet: Şirket içi husumet kaynaklı ve tutarsız beyanlar içeren katılan iddialarına rağmen, sanığın özel belgede sahtecilik ve sahte özel belgeyi bilerek kullanma suçunu işlediğine dair şüpheden uzak, somut ve mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı kanaatiyle verilen beraat kararı, istinaf mahkemesince başlangıçta mahkumiyete çevrilmiş, ancak üst mahkemece katılanın belgelerin içeriğinden haberdar olduğu ve sanıkların eyleminin ispatlanamadığı gerekçesiyle bozularak, istinafın yeniden beraat kararı vermesiyle sonuçlanmış; bu son beraat kararı, katılan vekili tarafından sanığın suçu işlediği ve kararın usul ile yasaya aykırı olduğu iddiasıyla temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/4331 E., 2025/6031 K.SUÇ : Sahte özel belgeyi bilerek kullanmaHÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasıYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ1.İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2018 tarihli ve 2016/158 esas, 2018/53 karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 11.06.2019 tarihli ve 2018/5482 esas, 2019/4122 karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmak suretiyle yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207/1, 62/1,53 maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.3.Bahsedilen kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 08.05.2025 tarihli ve 2021/40499 esas, 2025/5755 karar sayılı kararı ile "Katılan ve sanıkların suç tarihi öncesinde halen İstanbul'da faaliyet gösteren ve ticaret siciline kayıtlı olan ... Taahhüt San ve Tic A.Ş'nin yetkili ve sorumluları oldukları, katılanın babası ...'ın yönetim kurulu üyeliğinden ayrılması üzerine yönetim kurulu üyesi olduğu, yönetim de yer alan sanıkların yönetim kurulu karar defteri, genel kurul toplantı ve müzakere defterinde katılanı toplantıya çağırmadıkları halde toplantıda bulunmuş gibi göstererek kararlar aldıkları ve bu kararların altına katılanın adını ve soyadını yazarak yerine imza etmek suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddia edilen somut olayda; katılanın soruşturma aşamasında genel kurul, yönetim kurulu ve ortaklar pay defterindeki adına atfen atılan imzaların kendisine ait olmadığına, yargılama aşamasında sanıklar ile kendisinin yönetim kurulu üyesi olduğu şirketin 03.05.2014 tarihli genel kurul kararı altındaki ismine atfen atılan imzanın kendisine ait olmadığına ilişkin beyanlarda bulunduğu ve dosya içerisinde yer alan kriminal rapora göre bahse konu genel kurul kararı altındaki imzanın katılana ait olmadığının saptandığı anlaşılmış ise de; ... Gazetesi internet sitesinden sanıklar ile katılanın yönetim kurulu üyesi oldukları şirket ile ilgili kayıtlardan 04.06.2014 tarih ve... sayılı nüshasına göre suça konu kararın ticaret sicile işlendiği, iş bu işlemden önce dosya kapsamında yer alan ... Noterliği'nin 29.05.2014 tarih, ... yevmiye numaralı ... San ve Tic A.Ş' ye ait imza sirkülerine göre 03.05.2014 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul kararına göre yönetim kurulu üyelerinden ikisi müşterek imzaları ile şirketi en geniş yetkilerle şirketi temsil ve ilzam etmelerine dair karara nazaran tanzim edilen sirküler altındaki imzanın katılanın imzası ile onaylandığı, yine sanık savunmaları ile katılan beyanlarına nazaran katılanın ve diğer yönetim kurulu üyelerinden birinin müşterek imzası ile tapu müdürlükleri nezdinde tapu satış işlemlerinin yapıldığı, ayrıca dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporlarında bahse konu karar altındaki imzaların sanıkların eli ürünü olmadığının saptandığı, sanıkların yüklenen suçu işlemediğine ilişkin ve şirket içi aralarında ... husumete ilişkin beyanları, bahse konu karar tarihi ve şikayet tarihi ile katılan anlatımlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda katılanın imzası bulunan suça konu kararın içeriğinden haberdar olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmış olmakla; tüm dosya kapsamı karşısında; katılanın aşamalarda tutarlılık göstermeyen, husumetten kaynaklandığı anlaşılan beyanları dışında, sanıkların yüklenen suçu işlediklerine dair savunmasının aksine, her türlü şüpheden uzak, somut ve mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi" denilmek suretiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 4.Bozma üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 18.06.2025 tarihli ve 2025/4331 esas, 2025/6031 karar sayılı kararı ile sanık hakkında sahte özel belgeyi bilerek kullanmak suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası e bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan vekilinin temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlediğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, beraat kararının bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde karar verildi.