Maden arama ruhsatının detay rapor sunulmaması gerekçesiyle iptaline karşı, terör tehdidinden kaynaklanan fiili imkansızlık iddiasıyla yapılan karar düzeltme talebinin incelenmesi.
Özet: Madencilik arama ruhsatının, detay arama raporunun süresinde sunulmaması ve işletme ruhsatı talebinde bulunulmaması nedeniyle iptal edilmesine ilişkin idari işleme karşı açılan davada, ruhsat sahibi şirketin terör tehdidi kaynaklı fiili imkansızlık iddiası, 3213 sayılı Maden Kanununda arama dönemine ilişkin mücbir sebep düzenlemesi bulunmaması, şirketin detay arama döneminin ilk yıllarında gerekli girişimleri yapmaması ve güvenlik birimleriyle koordinasyonla kontrollü çalışma imkanının olduğuna dair tespitler dikkate alınarak reddedilmiş; mahkemeler iptal işlemini hukuka uygun bularak şirketin tüm başvurularını karar düzeltme aşamasına kadar reddetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : 2025/4470Karar No : 2025/7020KARARIN DÜZELTİLMESİİSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Yapı Sanayi A.Ş. VEKİLİ: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel MüdürlüğüVEKİLİ: Av. ...İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 15/04/2025 tarih ve E:2021/4727, K:2025/3740 sayılı kararının, düzeltilmesi istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem : Hatay ili, Dörtyol ilçesi hudutları dahilinde bulunan IV. grup S:... numaralı maden arama ruhsatının, detay arama raporunun sunulmadığı ve arama ruhsat süresi sonuna kadar işletme ruhsatı talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle iptal edilmesine yönelik... tarih ve ... sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; ruhsatın 31/05/2012 tarihi itibarıyla yürürlüğe girdiği, 28/05/2013 tarihli Ön Arama Dönemi Faaliyet Raporunun davacı şirket tarafından hazırlanarak davalı idareye sunulduğu, genel arama dönemine geçiş izninin verilmesinin talep edildiği, 31/07/2013 tarihli davalı idare oluru ile genel arama dönemine geçilmesinin onaylandığı, genel arama dönemine ait faaliyet raporunun davacı şirket tarafından hazırlanarak davalı idareye sunulması sonrası detay arama döneminin geçilmesine davalı idarece onay verildiği, detay arama süresi sonuna kadar maden arama projesinde belirtilen faaliyetlerin tamamlandığını ve bu faaliyetlere ilişkin yatırım harcamalarını gösteren detay arama faaliyet raporunun verilmesi zorunlu olduğu halde, 31/05/2019 tarihine kadar detay arama dönemine ait gerekli işlemler tamamlanarak bu döneme ait raporun davalı idareye sunulmadığı, ruhsatın geçerlilik (bitiş) tarihi olan 31/05/2019 tarihine kadar da işletme ruhsatı talebinde bulunulmadığı, davacı şirket tarafından dava dilekçesinde, ruhsat sahasının çalışma yapılması için güvenli olup olmadığı yönünden Dörtyol Kaymakamlığı'na başvuru yapıldığı, Dörtyol Kaymakamlığınca verilen 10/08/2018 tarihli cevabi yazı ekinde yer alan ve kolluk birimlerince tutulan tutanakta"..maden sahasının bulunduğu alanın Bölücü Terör Örgütü tarafından silahlı çatışma, yol kesme, alıkoyma, erzam temin gibi terör olaylarının meydan geldiği, alınan önlemlere rağmen halen bölgede terör tehdinin bulunduğunun" belirtilmesi üzerine alanda detay arama dönemine ait çalışmaların yapılamadığı, bu döneme ait faaliyet raporunun düzenlenemediği, haliyle işletme ruhsatı talebinde bulunulmadığı ileri sürülmüş ise de; 3213 sayılı Kanun'un 37. maddesinde mücbir sebeplerin düzenlendiği, anılan maddede mücbir sebepler yönünden faaliyetin geçici olarak tatil edilebilmesi için işletme ruhsatının alınmış olunmasını yani işletme aşamasına geçilmiş olmasını şart koştuğu, arama dönemi faaliyetleri için herhangi bir şekilde mücbir sebeplerin oluşması halinde arama döneminin uzayacağı veya faaliyetlere ara verilebileceği yönünden düzenlenmenin bulunmadığı, bunun yanı sıra, davacının detay arama döneminin 31/05/2015 tarihinde başladığı, 4 yıllık bir süreyi içerdiği, davacı tarafından detay arama döneminin bitimine 1 yıl kala Dörtyol Kaymakamlığına başvuru yapılarak, alanda çalışma yapılacağı, bu nedenle alanın güvenli olup olmadığı yönünden bilgi talebinde bulunulduğu, yani 2015, 2016, 2017 yıllarında da davacı şirket tarafından alanda detay arama yapılması için harekete geçilmediği, ayrıca kolluk birimlerince tutulan tutanakta açık bir şekilde "kolluk birimleri ile gerekli koordinasyon ve toplantının yapılması halinde bölgede kontrollü olarak maden çalışmasının yapılabileceğinin" ifade edildiği görüldüğünden; bu hususun dava konusu işlemi sakatlamayacağı, davacının ruhsat süresinin 31/05/2019 tarihinde dolduğu ancak dava konusu işlem tarihine kadar detay arama faaliyet raporunu vermediği ve işletme ruhsatı talebinde bulunmadığı dikkate alındığında, arama ruhsatının Maden Kanunu'nun 17. maddesi gereğince iptaline ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında sayılı kararı ile istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.Danıştay Sekizinci Daire Kararının Özeti: Temyizen incelenen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz isteminin reddi ile kararın ''kesin'' olarak onanmasına karar verilmiştir.KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI : Fiili imkansızlık halinin hukuken gözardı edildiği, kolluk tutanağında, kolluk birimleri ile koordinasyon halinde kontrollü çalışma yapılabileceğinin belirtilmesinin sahada fiilen çalışma yapılabilir olduğunu göstermediği belirtilerek temyizen verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:28/06/2014 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 103. maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda yer alan "kararın düzeltilmesi" kanun yoluna son verilmiş; 2577 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 8. maddede, "Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanun'un, bu Kanunla değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır..." kuralına yer verilmiştir.Adalet Bakanlığı tarafından 07/11/2015 günlü Resmî Gazete'de yayımlanan karar ile, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 2. ve Geçici 20. maddeleri uyarınca kurulan ve yargı çevreleri belirlenen Bölge İdare Mahkemeleri'nin 20/07/2016 günü itibarıyla tüm yurtta göreve başlayacakları duyurulmuştur.Belirtilen hukuki duruma göre, 20/07/2016 gününden sonra verilen kararlar bakımından kararın düzeltilmesi kanun yoluna başvurulamayacağı açıktır. Bu durumda; 20/07/2016 gününden sonra verilen kararlar bakımından kararın düzeltilmesi kanun yoluna başvurulamayacağı dikkate alındığında ve Dairemizin isteme konu kararı "kesin" olarak verildiğinden davacının kararın düzeltilmesi isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.KARAR SONUCU:1. Karar düzeltme isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 2.Karar düzeltme giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 18/09/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.