Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin ticari satımdan kaynaklanan borca ilişkin icra takibine itirazın iptali davasında taahhütname değerlendirmesi kararı.
Özet: Davacı, ticari ilişkiden kaynaklanan ve ana borçlu şirketin durumunun kötüleşmesi üzerine diğer davalı şirket temsilcileri tarafından borç üstlenilerek kısmi ödemeler yapılan alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmektedir. Davalılar, gizli ortaklık ve borç üstlenimi iddialarını reddederek, 28.10.2020 tarihli belgenin hukuki niteliğinin tartışılması gerektiğini ve kendilerinin borçlu olmadığını savunmuş; ilk derece mahkemesi ise söz konusu belgenin davalılarca imzalanarak ana şirketin borcunun üstlenildiğini tespit etmiştir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:09/01/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ:07/02/2023DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:09/01/2026İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasında uzun süredir devam eden ticari bir ilişki bulunduğunu ancak bu şirketin durumlarının kötüleşmesi nedeniyle işletmesini kapattığını ve diğer borçlu ... Tekstil Pazarlama İthalat İhracat Limited Şirketi üzerinden gizli ortaklı şeklinde ticari çalışmasına devam ettiğini, ...'in bir kısım alacaklılarına ... Şirketi'nin yetkilileri ... ve ... üzerinden ödemeler yapıldığını, müvekkiline ...'in borcuna karşılık "... ..." açıklaması ile ...'un hesabından 28.01.2020 tarihinde 50.000,00 TL, 24.02.2020 tarihinde 40.000,00 TL, 09.03.2020 tarihinde 50.000,00 TL, 28.10.2020 tarihinde 7.000,00 TL 25.12.2020 tarihinde 7.000,00 TL, 19.02.2021 tarihinde 7.000,00 TL, 07.05.2021 tarihinde 5.000,00 TL, 02.07.2021 tarihinde 10.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödemeler devam ederken 28.10.2020 tarihinde ... ve ... imzalı, kaşesiz, açıklamasında; "... San. ve Tic. A.Ş.'nin firmanıza olan 135.000,00 TL cari hesap borcunu biz ... Firması Temsilcileri olarak üstleniyoruz ve aylık 7.000,00 TL ödeme planı ile kapatacağımızı beyan ediyoruz." şeklinde taahhütname imzaladıklarını, taahhütname tarihindeki borcun 135.814,89 TL olduğunu, taahhüt tarihinden sonra 36.000,00 TL ödeme yapıldığını, bakiye 99.814,89 TL alacağın halen mevcut olduğunu ancak son ödemenin yapıldığı 02.07.2021 tarihinden itibaren ödeme yapılmadığını, ... şirketi ile de müvekkilinin çalışmasının mevcut olduğunu ve son olarak 07.10.2021 tarihinde hesabın sıfırlandığını ve yeni bir çalışmanın olmadığını, son ödemenin yapıldığı 02.07.2021 tarihinden itibaren ödeme yapılmamış olduğunu, işbu sebeple Denizli 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, davalı borçluların borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, 11.03.2022 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmaya varılamadığını belirterek; davalılar/borçluların icra takibine yaptıkları haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptali ile icra takibinin kaldığı yerden aynen devamına, davalıların kötü niyetli olarak yaptıkları itiraz nedeniyle icra takibinin durmasından dolayı asıl alacak tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine, arabuluculuk aşamasının davalıların uzlaşmaya yanaşmamasından dolayı anlaşamama ile sonuçlanması nedeniyle 1.350,00 TL vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalılara usulüne uygun olarak tebligat yapılmış, davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi davaya herhangi bir cevap vermemiş ve duruşmaları da takip etmemiştir.Davalılar ... Tekstil Pazarlama İthalat İhracaat Ltd. Şti., ... ve ... vekili, davacının iddialarının gerçekten uzak ve asılsız olduğunu, müvekkilleri ile diğer davalı ... arasında gizlik bir ortaklık olduğu hususunun soyut beyanlardan ibaret olduğunu, müvekkillerinin borçlu ...'in davacıya olan borçlarına kefil olduklarını beyan ettiğini, müvekkillerince düzenlendiği taahhütname olduğu iddia edilen işbu belgenin hukuki niteliğinin tartışılması ve belirlenecek hukuki niteliğe göre eldeki davanın görülmesi gerektiğini, işbu belgenin taahhütname olarak nitelendirilmesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkillerince düzenlenen 28.10.2020 tarihli evrak kefalet sözleşmesi ise; davacının müvekkiller aleyhine başlattığı takibin haksız ve yersiz olacağını, dolayısıyla müvekkillerinin takibe itirazının haklı ve yerinde olacağını, müvekkillerinin davacıya herhangi bir borcu olmadığından; takibe itirazlarında haklı olduklarından müvekkilleri yönünden eldeki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dosyamıza delil olarak sunulan 28.10.2020 tarihli, davalı taraflardan ... ve ...'ın imzasını taşıyan belgede; "... San. ve Tic. A.Ş.'nin firmanıza olan 135.000,00 TL cari hesap borcunu biz ... Firması Temsilcileri olarak üstleniyoruz ve aylık 7.000,00 TL ödeme planı ile kapatacağımızı beyan ediyoruz." şeklinde davalılar ... ve ... tarafından imzalanan ve davacı tarafça kabul edilen protokol ile davacı ve davalı ... ve ... arasında borcun dış üstlenilmesi gerçekleşmiştir. Hal böyle olunca taraflar arasındaki hukuki ilişki borcun üstlenilmesi niteliğindedir. Bu nedenle davalılar ... ve ...'ın ... San. ve Tic. A.Ş.'nin bakiye borcu olan 99.814,89 TL'den sorumlu oldukları, takibin haklı olduğu, borca itirazın reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacı taraf her ne kadar davalı ... Tekstil Pazarlama İthalat İhracaat Ltd. Şti.'ye de takip başlatmış ise de, davalı şirketin 28.10.2020 tarihli, davalı taraflardan ... ve ...'ın imzasını taşıyan belgede kaşesi bulunmamaktadır. Dolayısıyla ilgili borcun üstlenilmesi yönünden davalı ... Tekstil Pazarlama İthalat İhracaat Ltd. Şti.'nin sorumlu tutulması mümkün değildir. Ayrıca, davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin durumlarının kötüleşmesi nedeniyle işletmesini kapattığı ve diğer borçlu ... Tekstil Pazarlama İthalat İhracat Limited Şirketi üzerinden gizli ortaklı şeklinde ticari çalışmasına devam ettiği iddia edilmiş ise de dosyaya bu yönde yeterli delil sunulmamıştır. Dolayısıyla davalı ... Tekstil Pazarlama İthalat İhracaat Ltd. Şti. yönünden açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Dava icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ilişkin olup; alacağın davalılar ... Sanayi ve Ticaret A.Ş., ... ve ... yönünden bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir, yani likit alacak niteliğinde olduğu gözetilerek; davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ..." şeklinde karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalılardan ... arasında ticari ilişki bulunduğunu, ...'in maddi durumu kötüleşince işletmesini kapattığını ve diğer davalı ... Şirketi üzerinden gizli ortak şeklinde ticari çalışmalarına devam ettiğini, bu nedenle ...'in alacaklılarına ödemeleri ... şirketi üzerinden yaptığını, taraflar arasında gizli ortaklık bulunduğunu, ...'e ait cari hesap ekstresi ve banka dekontlarına göre ...'un hesabından ... ... müvekkiline çeşitli tarihlerde ödemeler yapıldığını, bu ödemeler devam ederken ... ve ... imzalı taahhütnamede ...'in 135.000,00 TL cari hesap borcunu ... firma temsilcileri olarak üstlendiklerini ve aylık 7.000,00 TL ödeme planı ile kapatacaklarını beyan ettiklerini, taahhüt tarihindeki borcun 135.814,89 TL olup taahhüt sonrası 36.000,00 TL ödeme yapıldığını ve bakiye 99.814,89 TL alacağın halen mevcut olduğunu, son ödemenin 02.07.2021 tarihinde yapıldığını ve sonrasında ödeme yapılmadığını, ... şirketi ile de çalışmanın mevcut olduğunu ve 07.10.2021 tarihinde hesabın sıfırlandığını, ... şirketi ile ... arasındaki gizli ortaklık nedeniyle ödemenin üstlenildiğini, taahhütnamede şirket kaşesi bulunmasa da temsilcilerin bu şekilde beyan etmelerinin borcu üstlendiklerini ispatladığını, tüm bu sebeplerle ... Şirketi yönünden davanın reddi ile takibin iptali yönündeki kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle kararın ortadan kaldırılması gerektiğini, mahkemece verilen kararda müvekkilleri ... ve ... yönünden itirazın iptali ile takibin devamına ve kendileri aleyhine icra inkar tazminatına hükmedildiğini, bu hükmün hukuka aykırı olduğunu, kararın gerekçesinde borcun 28.10.2020 tarihli belge ile dış üstlenildiğinin kabul edildiğini ancak bu belgenin kefalet sözleşmesi olarak nitelendirilmesi gerektiğini, kefalet sözleşmesi uyarınca kefilin asıl borçlunun yerine geçmediğini, yalnızca borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiğini, somut olayda asıl borçlu ... hakkında takip yapılmadan doğrudan müvekkillerden borcun talep edilmesinin haksız ve yersiz olduğunu, bu nedenle müvekkillerin takibe itirazlarının haklı olduğunu ve müvekkiller yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, ticari satım sebebiyle oluşan açık hesap alacağının asıl borçlu ve borcu üstlenen davalılardan tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın davalı ... şirketi ile ... ve ... yönünden kabulüne, davalı ... şirketi yönünden ise reddine karar verilmiştir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı, ... A.Ş. ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişkiden doğan cari hesap borcunun diğer davalılar tarafından üstlenildiğini, bu kapsamda 28.10.2020 tarihli taahhütnamenin verildiğini, kısmi ödemeler yapıldığını ancak bakiye borcun ödenmediğini ileri sürmüştür. Mahkemece taraf defterlerinin ibrazına karar verilmiş, rapora göre davacının usulüne uygun tutulan defterlerinde ... şirketinden takip konusu kadar alacak bulunduğu tespit edilmiştir. ... şirketi defterlerini ibraz etmediğinden HMK'nın 222/3 maddesi uyarınca davacının kayıtlarını kabul etmiş sayıldığından davacının bu şirketten takip tutarı kadar alacaklı olduğu belirlenmiştir.Somut olayda taraflar arasında varlığı ihtilafsız, davacıya hitaben düzenlenen ve davalılardan ... ve ... isim ve imzasını taşıyan 28.10.2020 tarihli taahhütnamede, " Sayın yetkili, ... San. ve Tic. A.Ş.'nin firmanıza olan 135.000,00 TL cari hesap borcunu biz ... Firması Temsilcileri olarak üstleniyoruz ve aylık 7.000,00 TL ödeme planı ile kapatacağımızı beyan ediyoruz. Bu süre içinde ... San Tic A.Ş ... makinalarını satarsa kalan bakiye'yi ... bey kapatacağını beyan etmiştir.Bu şekilde bizde size verdiğimiz sözü yerine getirmek ve ... olarak çalışmalarımıza devam etmek istiyoruz. " şeklinde ifadelerin yazılı olduğu görülmektedir.Bu ifadeler birlikte değerlendirildiğinde; davalılar ... ve ... tarafından yetkili temsilci sıfatıyla ... Ltd. Şti. ... hareket edilerek ... Şti'nin davacıya olan cari hesap borcunun ödenmesi konusunda taahhütte bulunulduğu, taahhüdün şirket ... verildiği, verilen taahhüdün bu kişiler yönünden şahsi nitelikte olmadığı, dolayısıyla borcu üstlenenin davalı ... şirketi olduğu kabul edilerek; davanın bu şirket yönünden kabul edilmesi, diğer gerçek kişi davalılar ... ve ... yönünden ise reddedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı bulunmuş, taraf vekillerinin istinaf başvuruları ayrı ayrı kabul edilmiştir. Anılan yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerekli kılmadığından, sonuç olarak, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 07/02/2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,2-Davalılar ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve ... Tekstil Pazarlama İthalat İhracat Limited Şirketi yönünden davanın KABULÜ İLE, Denizli 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe yapılan itirazın iptaline, takibin 99.814,89 TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, 3-Asıl alacağın takdiren %20'si oranında belirlenecek olan icra inkar tazminatının ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve ... Tekstil Pazarlama İthalat İhracat Limited Şirketinden müştereken ve müteselsil tahsili ile davacıya ödenmesine,4- Davalılar ... ve ...'a yönelik açılan davanın ayrı ayrı REDDİNE, 4-Alınması gerekli 6.818,35 TL harçtan; peşin alınan 1.205,52 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.612,83 TL harcın davalılar ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.,... Tekstil Pazarlama İthalat İhracat Limited Şirketi'nden alınarak hazineye irat kaydına, 5-Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Bakanlık suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılar ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.,... Tekstil Pazarlama İthalat İhracat Limited Şirketi'nden alınarak hazineye irat kaydına,6-Davacı tarafından yapılan 1.205,52 TL peşin harç, 133,00 TL ihtiyati haciz harcı ve 1.294,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 2.632,52 TL yargılama giderinin davalılar ... Sanayi ve Ticaret A.Ş., ... Tekstil Pazarlama İthalat İhracat Limited Şirketi'den alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderleri olan 100,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,8-Davalılar ... Tekstil Pazarlama İthalat İhracaat Ltd. Şti., ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve ... tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından; bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden; yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Sanayi ve Ticaret A.Ş., ... Tekstil Pazarlama İthalat İhracat Limited Şirketi'den alınarak davacıya verilmesine, 10-Davalılar ... ve ...'a kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine,11-Davacı tarafından Denizli Mahkemeler Veznesi'ne yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra iadesine,12-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 179,90 TL maktu istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya İADESİNE, b-Davalılar ... ve ... istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 1.524,70 TL nispi ve 179,90 TL maktu istinaf karar harçlarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davalılara İADESİNE, b-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'a VERİLMESİNE, c-Davacı tarafından yapılan 492,00 TL ve 129,00 TL posta giderinin toplamı olan 621,00 TL'nin davalılar ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve ... Tekstil Pazarlama İthalat İhracat Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, e-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 13-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi....