Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kooperatif üyesinin usulsüz genel kurul çağrısı ve yönetimin yetkisini aşan ihraç ile kredi ödeme kararlarının iptali davası.
Özet: Davacı, davalı kooperatifin genel kurul çağrısı ve gündeminin usulüne uygun tebliğ edilmemesi, toplantı tutanağının kendisine ulaşmaması nedeniyle genel kurula katılımının engellendiğini iddia ederek, üyelerin ihracının ceza davası sonucuna bırakılması ile yönetim kurulunun aklanması amacı taşıyan, vadesinden önce ödenen bakanlık kredilerinin kooperatif hesabından ödenip rücu edilmesi yönündeki kararların, genel kurulun yetkisini aşması ve hukuka aykırı olması gerekçesiyle iptalini talep ederken; davalı, genel kurul çağrısının usulüne uygun olduğunu, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, kararların kooperatifin menfaatine, ortaklar arasındaki barışı sağlamaya ve hukuki belirliliği temin etmeye yönelik olduğunu savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.

ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/290 Esas
KARAR NO : 2026/670
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
DAVA TARİHİ : 27/03/2026
KARAR TARİHİ : 17/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı kooperatif üyesi olduğunu, ... tarihinde kooperatif olağanüstü genel kurul yaptığını, ancak genel kurul çağrısı ve dolayısıyla toplantı gündemi davacıya tebliğ edilmediğini, davacının adresine posta ile gönderildiği düşünülmekle birlikte, posta davacıya ulaşmadığını, muhtemelen komşuya veya davacı ile aynı hanede oturmayan başka birine teslim edilmiş olabileceğini; yine davalı kooperatif olağanüstü genel kurulu yapıldıktan sonra tanzim edilen toplantı tutanağı da davacıya usulüne uygun tebliğ edilmediğini, kendisi olağanüstü toplantı olduğu için toplantının yapıldığını başka kooperatif üyesinden yeni öğrendiğini, dolayısıyla genel kurula katılması engellendiğini, kendisinin yokluğunda yapılan genel kurulda bazı görüşülen konuların ve alınan kararların hukuka aykırı olması sebebiyle iptali için bu davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğunu, genel kurul toplantı tutanağının ... numaralı paragrafında "... tarih ..-...-... sayılı çevre Şehircilik İl Müdürlüğünün yazısı ekinde gönderilen ... tarihli inceleme raporunun (... ...) sonuç bölümünde Kooperatife bildirilen hususlar kısmında belirtilen ihraçlar ve diğer hususların genel kurulda görüşülerek karara bağlanması maddesinde kooperatifimize bildirilen eksikliklerden denetim kurulunun huzur hakkı meselesi işyerlerinde yapılan tahribat ve tadilat yapanların ortaklıktan çıkarılması ve işyerlerini kiraya verenlerin ortaklıktan çıkarılması hususlarının Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... esas nolu dosyasında davaların devam ettiği devam eden davalarla ilgili karar alınamayacağı ve mahkeme kararlarının beklenmesi genel kurulun oyuna sunuldu oybirliği ile kabul edildi" şeklinde kararla yine görüşülmesinin ertelendiğini, ceza yargılamasında kooperatif üyeliklerinin düşürülüp düşürülmeyeceği karara bağlanmayacağını, yine, ... tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulda "Üyelerin talebi üzerine ve Yönetim Kurulu Kararıyla vadesinden önce ödenen bakanlık kredisinin genel kurulca görüşülüp karara bağlanması" şeklinde ... numaralı gündem maddesi de mevcuttur. Genel kurul toplantı tutanağının ... numaralı paragrafında "Üyelerin talebi üzerine ve Yönetim Kurulu Kararıyla vadesinden önce ödenen bakanlık kredisinin genel kurulca görüşülüp karara bağlanması maddesinde Kooperatifin menfaatleri doğrultusunda kooperatif yönetim kurulunca kooperatif ortaklarından bakanlık kredisini ödemeyenlerin kredilerinin kooperatif hesabından ödenmesi ve ödenen kredi tutarının borçlu kişiye rücu edilmesine oybirliğiyle karar verildi. Yönetim kurulunca kooperatifin menfaatleri için daha önce ödenmiş bakanlık kredileri ile ilgili iş ve işlemler oybirliği ile kabul edilmiştir." şeklinde karar aldırıldığını, görüldüğü üzere, bu eylemleri sebebiyle yargılanan kooperatif yönetim kurulu, genel kurul kararıyla kendilerini aklamaya ve ibra ettirmeye çalıştıklarını, genel kurulun bu yönde karar alma yetkisi bulunmadığını, belirterek söz konusu davalı kooperatifin ... tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan ... ve ... nolu kararlarının olağanüstü genel kurul toplama usulüne uyulmaması, alınan kararların genel kurul yetkisini aşmış olması, yasanın zorunlu kıldığı genel kurul toplanma şartları, oy kullanma durumları ve çoğunluk esaslarına göre alınmadığının tespiti ile iptaline, usuli eksiklik görülmüyor ise, üyelikten çıkarılması gereken üyelerin üyelikten çıkarılma işlemlerinin ceza davasının sonuna bırakılması yönündeki kararı ile yönetim kurulunun yetkisiz aldığı kredilerin bütçeden kapatılması işlemlerinin kabul edilmesi kararının mevzuata, ana sözleşmeye ve iyi niyet esaslarına aykırı olarak alındığının kabulü ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; genel kurul çağrı usulünün mevzuata uygun olarak yapıldığını, davanın hak düşürücü içinde açılmadığını, üyelikten çıkarma işlemlerinin ertelenmesine dair ... numaralı karar, kooperatifin en yetkili organı olan genel kurulun, ortaklar arasındaki barışı tesis etme, olası telafisi güç zararların önüne geçme ve hukuki belirliliği sağlama amacı taşıyan iradesinin somut bir yansıması olduğunu, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi dosyasının beklenmesindeki hukuki yarar bulunduğunu, Bakanlık kredilerinin kapatılmasına ilişkin ... numaralı kararın kooperatif menfaatine uygun olduğunu, finansal netleşme amacıyla yapılan ödemelerin rücu mekanizması ile güvence altına alındığını; kooperatifin zarara uğratıldığı iddialarının somut dayanaktan yoksun olduğunu; belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA :
Dava, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 53. maddesine dayalı genel kurul kararının iptali istemine ilişkin davadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ:
Dava, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 99. maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 445. maddesi gereğince görev kurallarına; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 53. maddesinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.
Davalı kooperatife ait ticaret sicil dosyası celp edilmiştir.
Dava konu olayla ilgili hukuk kuralları şunlardır; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 53., 98. maddeleri; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunnu 445., 446., 447. maddeleri; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/2. ve 115/2 maddeleri.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 53. maddesi şöyledir; "Aşağıda yazılı kimseler kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler. 1. Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri; 2. Yönetim Kurulu; 3. Kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri; Bozma davasının açıldığı ve duruşmanın yapılacağı gün, Yönetim Kurulu tarafından usulen ilan olunur. Birinci fıkrada yazılı bir aylık hak düşüren sürenin sona ermesinden önce duruşmaya başlanılamaz. Birden fazla bozma davası açıldığı takdirde, davalar birleştirilerek görülür. Mahkeme, kooperatifin isteği üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine karar verebilir. Teminatın mahiyet ve miktarını belirtmek mahkemeye aittir. Bir kararın bozulması bütün ortaklar için hüküm ifade eder."
1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 98. maddesi şöyledir; "Bu kanunda aksine açıklama olmıyan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümler uygulanır."
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 06/05/2014 tarih 2014/275E. 2014/3482K. sayılı kararında; "...Bir üyenin iptal davasının bir aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılması, katılıp ta genel kurulda yapılan oylamada red oyu vermemesi, muhalefet şerhini yazdırmaması halinde, HMK'nın 114/2. madde hükmü yollaması ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. ve anasözleşmenin 38. madde hükmünde aranan dava şartlarının gerçekleşmediği gözetilerek, HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir..." denilmiştir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesinde düzenlenen 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde genel kurul kararına karşı iptal davası açılmadığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 29/04/2024 tarih 2023/3175E. 2024/1125K. sayılı kararı; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/11/2024 tarih 2024/1730E. 2024/4079K. sayılı kararı; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2026 tarih 2025/3488E. 2026/975K. sayılı kararı).
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/04/2008 tarih 2007/3221E. 2008/4889K. sayılı kararında; "... Davacı genel kurula çağrılmamış olup, bu hal 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53 ncü maddesine göre, çağrılmayan ortağa genel kurulda alınan kararlara muhalif kalıp, keyfiyeti tutanağa geçirtme koşulları aranmaksızın iptal davası açma hakkı bahşeder. Ancak, iptal davasının yukarıda anılan hüküm gereğince toplantıyı kovalayan 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılması ve bu davada da iptali istenen kararın aynı madde hükmüne göre yasaya, anasözleşmeye veya iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun iddia edilip, kanıtlanmış olması gerekir. Somut olayda, yokluk hali bulunmamakta olup,davacı işbu davasını ... tarihli genel kurulu kovalayan bir aylık hak düşürücü süreyi geçirerek ... tarihinde açtığına göre, davanın bu gerekçe ile reddine karar verilmek gerekirken, çağrılmayan üyenin süresiz dava açma hakkına sahip olduğu şeklindeki yanlış yazılı gerekçeye de dayanılması isabetsiz ve esasen, esasa ilişkin diğer gerekçelere yer verilmesi gereksiz ise de, sonucu itibariyle doğru olduğundan kararın onanması gerekmiştir..." denilmiştir.
Davamıza gelince; davacı davalı kooperatifin ... tarihli tarihli genel kurul kararlarının iptali istemi ile dava açmıştır. Davacı davayı ... tarihinde açmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi gereğince Kooperatif genel kurul kararının Yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptallerinin talep edilebilmesi için, genel kurulda alınan kararların, yasaya, anasözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğu iddiasıyla, toplantıda bulunan ortaklar red oyu kullanıp, alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde dava açılması gerektiği; çağrılmayan ortağa genel kurulda alınan kararlara muhalif kalıp, keyfiyeti tutanağa geçirtme koşulları aranmaksızın iptal davası açma hakkı bahşeceği; ancak, iptal davasının toplantıyı kovalayan 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiği; bu sürenin hak düşürücü süre olduğu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesinde düzenlenen 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde genel kurul kararına karşı iptal davası açılmadığında, davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden, hak düşürcü süresi içinde açılmayan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davacının davasının hak düşürücü süre içinde açılmadığından USULDEN REDDİNE,
2. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 326/1. maddesi gereğince davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5. Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 330. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 333. maddesi gereğince giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine,
7. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 301/1., "Bölge Adliye Ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî Ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik" in "İlâm ve suretlerin verilmesi, kesinleşme kaydı ile harçların tahsili" başlıklı 216/1. maddesi gereğince, Hâkimin re’sen harekete geçtiği hâller ile kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla taraflardan birinin talebi hâlinde hükmün bir nüshası makbuz karşılığında talep eden tarafa verilmesine ve varsa bir nüshasının da diğer tarafa tebliğine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK.'nun 341/1-a, 342 ve 345. maddeleri gereğince Mahkememiz gerekçeli kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTALIK SÜRE İÇERİSİNDE Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile, ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNE İSTİNAF KANUN YOLU açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/09/2026
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır