İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, eser sözleşmesinden doğan itirazın iptali davasında, teslim edilen iş kıyafetlerinin numuneye aykırılığı ve ayıplı olduğu iddiasıyla fatura bedelinin ödenmesi konusundaki uyuşmazlık.
Özet: Davacı, davalının siparişi üzerine teslim ettiği ürünlerin bedelini ödememesi üzerine başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiş; davalının, ürünlerin numunelere uygun olmadığını ileri sürerek renk, görsel, kalite, kalınlık ve ağırlık gibi yönlerden ayıplı olduğunu iddia etmesini ödeme yükümlülüğünden kaçınma ve kötü niyetli bir çaba olarak nitelendirip, ürünlerin iade edilmediğini savunurken; davalı ise, teslim edilen ürünlerin numunelerden farklı ve ayıplı olduğunu, bu durumu davacıya bildirip ürünlerin iadeye hazır olduğunu belirtmesine rağmen davacının ürünleri almadığını ve bu sebeple yeni bir tedarikçiden daha yüksek bedelle ürün almak zorunda kaldığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1052 Esas
KARAR NO : 2023/312
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/12/2022
KARAR TARİHİ : 02/05/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalıya ait sipariş formu ve talebi neticesinde icra takibine konu fatura içeriği ürünleri davalı iş yerine fatura tarihinde teslim ettiğini, teslim anında ise işyeri çalışanı ... isimli personele faturayı imzalattığını, ürün teslimatından sonra fatura bedelinin davalı tarafından ödenmesini istediğini, davalı fatura bedelini ödemekten imtina ettiğini, davalı şirketin faturayı ödemesi üzerine İzmir ... İcra Mdr ...Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya tebliği üzerine dosya borcuna itiraz edildiğini, davalının, müvekkili firmaya ürünlerin kabul edilmemesine ilişkin mail attığını ve faturaya itiraz amaçlı ihtarname gönderdiğini, uygunsuzluk formuna "...Giyim firmasından tedairk edilmiş olan iş kıyafetlerinin, şahit numune kontrolü esnasında uygun olmadığı gözlemlenmiştir" şeklinde ibare eklendiğini, form başlığına "şahit numune ile, üretilen ürün arasında renk, görsel ve hissedilebilir kalite farkı olduğu tespit edilmiştir" şeklinde ibare eklendiğini, davalı tarafından keşide edilen ihtarname de ise kalınlık ve ağırlık farkından bahsedildiğini, davalının bu yaklaşımını anlamadıklarını, uygunsuzluk raporu olarak göndermiş olduğu raporda tespit edemediği kusurları ihtarname ile dile getrdiklerini, davalının kusur uydurma gayretinde olduğunun ve asıl amacı olarak edim ifasından, ödeme yükümlülüğünden kaçınma gayretinde olduğunun ispatı niteliğinde olduğunu, davalının yaptığı bu değerlendirme ve edim ifasından kaçınma halleri dürüstlük kuralına aykırı olup kötü niyet adlettiğini, taraflar arasında yapılan sözleşme ve davalı tarafından sunulan sipariş formları incelendiğinden, davalı şirketin şahit numune olarak adlandırmış olduğu sipariş talebi bulunmadığını, davalı bu durumu sonradan ortaya çıkardığını, müvekkili tarafından kendilerine sunulan şahit numune örneği bulunmadığını, davalı tarafından, müvekkiline sunulan şahit numune örneği de bulunmadığını, davalı şirketin şahit numune olarak adlandırdığını ürünün ne olduğu ve ne şekilde kıyaslama yapıldığı bilinmemekte olup, sonradan oluşturulan bir kavram olduğunu, davalı yanın ürünleri aldıktan sonra müvekkiline geri teslim etmeyerek elinde tuttuğunu, ayıplı olduğu tespit edilen ürünlerin üreticiye iadesinin gerektiğini bildirmiş, İzmir... İcra Müdürlüğü... e. Sayılı dosyaya davalının yapmış olduğu itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini, %20'den az olmamak kaydı ile kötü niyetli olarak takibe itiraz eden davalıdan kötüniyet/inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket, davacıdan aldığı numuneleri inceleyerek davacı tarafa 10/10/2022 tarihinde 272 adet pantolon, 310 adet sweat siparişi verdiğini, siparişlerin 09/11/2022 tarihinde müvekkili şirketin adresine teslim edildiğini, aynı gün 09/11/2022 tarihli 106.002,00 TL tutarlı e-arşiv fatura müvekkil şirkete iletildiğini, müvekkili şirketin, 10/11/2022 tarihinde teslim alınan ürünleri kontrolü sonucunda, teslim alınan ürünlerin numune olarak verilen ürünlere göre renk, görsel, kalite, kalınlık ve ağırlık gibi birçok yönden farklı ve dolayısıyla ayıplı ürün oldukları tespit edildiğini, yine 10/11/2022 günü davacı tarafla hem telefon hem de e-posta üzerinden iletişim kurulduğunu, müvekkili şirketçe düzenlenen 10/11/2022 tarihli uygunsuzluk raporu davacıya e-posta yoluyla iletilerek ürünlerin ayıplı oldukları bildirildiğini, davacı, müvekkili şirkete cevap dahi vermediğini, davacının dilekçesinde, ihtarname içeriği ile tutarsız olduğunu iddia ettiği ve mahkemeye sunduğu 22/12/2022 tarihli uygunsuzluk raporunun, başkaca bir sipariş teslimine ilişkin olduğunu, dava konusu ürünler ve faturayla hiçbir ilgisi bulunmadığını, davacı dilekçesinde, müvekkili şirketin ürünleri elinde tuttuğunu iddia edilmiş ise de, davacıya noter kanalıyla tebliğ edilen ihtarnamede, davacıya ürünlerin iadeye hazır olduğunu ve müvekkili şirket adresinden almaları gerektiğinin bildirildiğini, müvekkili şirketin ayıplı ürünleri iade ile yükümlü olmadığı gibi, faturada yazılı adresinde tanınmayan bir üreticiye müvekkili şirketin iade yapmasının beklenmesinin abesle iştigal olduğunu, davacı, sipariş edilen ürünlerden daha kalitesiz ve kullanışsız ürünler göndererek müvekkili şirketi mağdur ettiğini, müvekkili şirket süreç yargıya intikal ettiğinden ve kış mevsiminde işçilerini daha fazla mağdur etmemek için başka bir firmadan yeniden sipariş vermek ve daha yüksek ücret ödemek durumunda kaldığını, müvekkili şirketin personeline kaliteli giyim sağlamak amacının anlaşılması adına mahekemece gerekli görülürse işbu yeni siparişe ilişkin sipariş formu ile faturayı sunma haklarını saklı tuttuklarını, yetkili mahkemenin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, yetki ilk itirazın kabulü ile, mahkemenizin yetkisizliğine ve dosyanın yetkili mahkeme olan Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini,
öncelikle mahkemenizin yetkisizliğine ve dosyanın yetkili mahkeme olan Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibi haksız ve kötüniyetli olduğundan, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, harç, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalıya teslim edilen ürünlerin ayıplı olup olmadığı, bedellerin tahsiline yönelik açılan takibe itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasında eser sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Eser sözleşmesini düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. maddesi uyarınca yüklenicinin edimi bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin edimi ise, karşılığında bedel ödemeyi üstlenmesidir. Eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici sonucu garanti etmektedir. Burada sözleşme yapılmasının nedeni belli bir sonucun ortaya çıkmasıdır. Eser yüklenicinin sanat ve becerisini gerektiren bir emek sarfı ile gerçekleşen sonuç olup, yüklenici eseri iş sahibinin yararına olacak şekilde ve ona hiçbir zarar vermeden meydana getirmek yükümlülüğü altındadır.
Eserin; sözleşmede kararlaştırılan niteliklerine ya da işsahibinin beklediği amaca uygun olmaması veya lüzumlu bazı vasıflardan bir ya da birkaçının bulunmaması halinde, ayıplı ifa edildiğinin kabulü gerekir.Ayıp, Kanun ya da sözleşme hükümleri gereğince bir eser veya malda bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır.
Yüklenici, iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak imalını yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda açık ayıplarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 474., gizli ayıplarda ise 477. maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde aynı Kanun'un 475. maddesinde tanınan haklardan yararlanabilir. Ancak, 475. madde gereğince eser sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanayamacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa eser sahibi bu eseri kabulden kaçınabilir. Ne var ki eserdeki kusur veya sözleşmeye aykırılık yukarıda belirtilen ölçüde önemli değilse eser sahibi eserin değerindeki eksiklik oranında bedeli indirebilir. Eğer kusurların giderilmesi büyük harcama gerektirmiyorsa yükleniciyi onarıma zorlayabilir. Ancak 475. maddede eser sahibine tanınan haklardan birini kullanabileceği mahkemece uzman bilirkişi aracılığı ile yaptıracağı inceleme sonucu ayıbın derecesi belirlenmek sureti ile takdir olunur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde; ''Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1.Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.
2.Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme.
3.Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.
İş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz.'' hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 5. maddesinde; "Mahkemelerin yetkisi, diğer kanunlarda yer alan yetkiye ilişkin hükümler saklı kalmak üzere, bu Kanundaki hükümlere tabidir." hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesinde; ''Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir." hükmü yer almaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 10. maddesinde; ''Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Yetki itirazının ileri sürülmesi usulü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 19. maddesinde; "Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.
Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.
Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.
Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." şeklinde belirlenmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesinde; "Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ve sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde, bunların dışındaki bütün borçlar ise doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde ifa edilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Davalı vekilinin yetki itirazı hususunda mahkememizce yapılan değerlendirme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda aynı Kanun'un 10. maddesi gereğince sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabileceğinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 19/2. maddesinde ise yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazında bulunan tarafın yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirmesi gerektiğinin, aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmayacağının düzenlendiği, davalı vekilinin süresi içerisinde sunmuş olduğu cevap dilekçesinde; yerleşim yerlerinin Çiğli olduğundan bahisle Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetki ilk itirazında bulunduğu, davalı şirket adresinin Çiğli ilçesinde bulunduğu, dava konusu sözleşmenin ifa edileceği yerin de davalının yerleşim yeri dolayısıyla Çiğli-Karşıyaka olduğu göz önünde bulundurulduğunda davalı vekilinin yetki ilk itirazının yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Dosya ...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, taraflar arasında imzalanan sözleşme, ticaret sicil kayıtları, Karşıyaka.. Noterliğinin 10/11/2022 tarihli ihtarnamesi, davacıya ait vergi sicil kayıtları, ticaret sicil kayıtları ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalıya teslim edilen ürünlerin ayıplı olup olmadığı, bedellerin tahsiline yönelik açılan takibe itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, davalı vekilinin süresinde sunmuş olduğu cevap dilekçesinde yetki ilk itirazında bulunduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda aynı Kanun'un 10. maddesi gereğince sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabileceğinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 19/2. maddesinde ise yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazında bulunan tarafın yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirmesi gerektiğinin, aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmayacağının düzenlendiği, davalı vekilinin süresi içerisinde sunmuş olduğu cevap dilekçesinde yerleşim yerlerinin Çiğli olduğundan bahisle Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetki ilk itirazında bulunduğu, davalı şirket adresinin Çiğli ilçesinde bulunduğu, dava konusu sözleşmenin ifa edileceği yerin de davalının yerleşim yeri dolayısıyla Çiğli-Karşıyaka olduğu göz önünde bulundurulduğunda davalı vekilinin yetki ilk itirazının yerinde olduğu dikkate alındığında gerek davalının yerleşim yerlerinin gerek de dava konusu sözleşmenin ifa edileceği yerin Karşıyaka/İzmir olduğu, ayrıca davanın direkt olarak para alacağına ilişkin olmaması sebebiyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesinin iş bu uyuşmazlık açısından uygulama alanı bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda davalı vekilinin yetki ilk itirazının yerinde olduğu, yetkili mahkemenin Karşıyaka Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, mahkememizin yetkisizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesi ve 10. maddesi hükümleri gereğince davaya konu uyuşmazlığın çözümü açısından Karşıyaka Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu anlaşılmakla, mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi gereğince, tarafların yetkisizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep edebileceklerinin, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
3-Tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri durumunda, dosyanın yetkili KARŞIYAKA NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-Yargılama giderlerinin yetkili mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/05/2023
Katip ...
e-imza
Hakim...
e-imza