İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası kaynaklı bedensel zarar tazminatında sigorta şirketi aleyhine verilen ilk derece kararına ilişkin istinaf başvurusunu inceliyor.
Özet: Trafik kazasında ağır yaralanan motosiklet sürücüsü davacının, kaza sonrası geçirdiği ameliyatlar ve kalıcı maluliyeti nedeniyle sigorta şirketinden sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı giderleri için fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak talep ettiği ek maddi tazminat davasında, davalı sigorta şirketi daha önce 83.678 TL ödeme yaptığını ve sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğunu savunmuştur; ilk derece mahkemesi, davacının talebini kısmen kabul ederek toplam 200.243,73 TL maddi tazminat ödenmesine hükmetmiş, davalı ise kararı hatalı hesaplama ve önceki ödemenin yeterli olduğu gerekçesiyle istinaf etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO:2023/1979
KARAR NO:2026/1756
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:(KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:13/07/2023
NUMARASI:2019/511 Esas - 2023/510 Karar
DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ:10/09/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle 21/10/2014 tarihinde Tuzla yakınlarında meydana gelen trafik kazasında karşı taraf ... şirketine ... poliçe nolu ... ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsü 8/8 kusuru ile, müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiktete çarparak müvekkilinin ağır yaralanmasına sebebiyet verdiğini, davaya konu kaza sonrasında çarpışmanın etkisiyle müvekkilinin bacağında kırıklar oluştuğunu, birkaç kez ameliyat olmak durumunda kaldığını, bu ameliyatlar sonucunda bacağına halen taşımakta olduğu 6 vida ve bir uzun demir takıldığını, müvekkilinin davaya konu kaza sebebiyle uzun bir tedavi süreci geçirmiş, bu süreçte çalışamamış ve bakıma muhtaç kaldığını, nitekim halen tam bir iyileşme söz konusu olmayıp, maluliyeti sebebiyle çalışamadığını, bu bakımdan geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ile bakıcı gideri zararları mevcut olduğunu, ... nolu hasar dosyasından müvekkiline 83.678,00-TL ödeme yapıldığını, ancak yapılan bu ödeme müvekkilinin gerçek zararını karşılamaktan çok uzak olduğunu, bu sebeple bakiye zararın tazmini amacıyla taraflarınca hukuk uyuşmazlıklarında ticari dava şartı olarak arabulucuya başvurulduğunu, arabuluculuk süreci anlaşmama ile sonuçlanmış ve eldeki davanın ikame edilmesi zarureti doğduğunu, arz ve izah olunan sebeplerle; trafik kazasından kaynaklana bedensel zarar sebebiyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, 6100 sayılı yasanın 107. Maddesine göre belirlenecek maddi tazminat miktarına ileride arttırmak kayıt ve koşulu ile şimdilik sürekli iş görmezlik-iş gücü kaybı tazminatı olarak 100-TL, geçici iş göremezlik tazminatı olarak 100-TL, bakıcı gideri olarak 100-TL olmak üzere 300-TL maddi tazminatın, davalı sigortaya başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ... poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, yaralanma ve ölümlerde poliçe de kişi başına azami teminatın 268.000-TL olduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinin ardından davacı tarafın maluliyet zararının tazmini için müvekkili şirkete başvurusu üzerine yapılan değerlendirme sonrasında davacının uğramış olduğu bedeni zararın tespit edildiğini ve 83.678,00-TL tutarındaki tazminat miktarının 29.05.2017 tarihinde davacıya ödenmek suretiyle davacının maluliyete ilişkin zararı tazmin edildiğini ve müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacı tarafın iddia edildiği gibi sürekli iş göremezliği söz konusu ise bu durumda ...’dan kendisine herhangi bir aylığın bağlanıp bağlanmadığı ve ...’dan herhangi bir ödeme alıp almadığı belirlenerek maluliyet zararının kurumca giderilip giderilmediğinin ve ne ölçüde giderildiğinin saptanması gerektiğini, ödenen sosyal ... gelirleri ile zarar tamamen karşılanmış ise söz konusu dönem için tazminat ödenmesi gerekmeyeceğini, bu devrede yapılan ... yardımları daha fazla ise, kalan miktar, çifte ödemeyi önlemek için ikinci dönemin tazminat hesabından düşülmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile, 184.321,83 TL, kalıcı iş göremezlik,13.653,90 TL geçici iş göremezlik ve 2.268,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 200.243,73 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 16/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; davalı ... Şirketinin Kalıcı İş göremezlik tazminatı için kişi başına ölüm/sakatlanma teminatı olarak ... Limiti Olan 268.000,00 TL ile geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri yönünden ise Sağlık Giderleri Teminatı olarak 268.000,00 TL ile ayrı ayrı sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla, davalı ... şirketinden alınarak, davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;dosyanın bağlı İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi 2018/18 Esas sayılı dosyası dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu, ödeme tarihindeki verilerle hesaplama yapıldığında müvekkili şirket tarafından davacının kaza sebebiyle uğradığı zarar fazlası ile karşılandığından iş bu davanın reddinin gerektiğini, yapılan hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, ödeme tarihi dikkate alınarak hesaplama yapılması durumunda müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin zararı karşıladığının anlaşılacağını, hükme esas bilirkişi raporunda ... tenzili yapılmaksızın hesaplama yapıldığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müterafik kusurun yasa gereği olduğunu, savunmalarını dikkate almadan ve gerekçeli kararında dahi savunmalarına neden itibar edilmediğine ilişkin herhangi bir açıklama yapmadan hüküm kurduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 21/10/2014 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki ... Plakalı motosiklet İstanbul ili, Tuzla ilçesinde seyir halinde iken ile dava dışı sigortalı ... adına kayıtlı yine dava dışı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç arasında meydana gelen yaralanmalı trafik kazası nedeniyle davacının yaralandığı ve bu yaralanmaları nedeni maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.Davalı ... Şirketi tarafından yapılan başvuru üzerine davacıya 29/05/2017 tarihinde tarihli dekont ile 83.678,00 TL ödeme yapıldığı, dosya kapsamına ibraname sunulmadığı görülmüştür. Bu doğrultuda taraflar arasında imzalanan ibraname bulunmadığından KTK'nın 111. maddesi kapsamında ortada anlaşma olmadığından dava tarihinden önce yapılan ödeme ile ödeme tarihi itibariyle yapılması gereken ödeme arasında orantısızlık bulunup bulunmadığının araştırılmasına gerek yoktur. Bakiye alacak yönünden usulünce verilmiş ibraname bulunmadığı için Yargıtay yerleşmiş içtihatlarına uygun şekilde önceden yapılan ödeme makbuz hükmünde kabul edilerek dava tarihinden önceki ödeme rapor tarihine kadar güncellenerek tazminattan mahsup edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.(Yargıtay 17. H.D.nin 2015/14406 E.2018/8459 K.sayılı kararı)Kazaya ilişkin tutulan trafik kazası tespit tutanağında davacının kask takmadığına ilişkin bir saptama bulunmadığı gibi aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Mahkemece hükme esas alınan aktüerya raporunda davacıya sebebiyle ... tarafından davacıya geçici iş göremezlik ve rücuya tabi peşin sermaye değeri ödemesi yapılıp yapılmadığının araştırılmadığı belirtilerek indirim yapılmadığı belirtilmesine rağmen mahkemece bu doğrultuda araştırma yapılıp, İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi 2018/18 Esas sayılı dosyası celp edilip ek rapor alınmadan karar verilmesi karar verilmiş olması eksik incelemeye dayalı olmuştur. Dairemiz tarafından ...'ya yazılan müzekkere cevabına göre davacıya geçici iş göremezlik, tedavi ve peşin sermaye değeri ödemesi yapıldığı görülmüştür.O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken öncelikle İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi 2018/18 Esas sayılı dosyası getirtilerek ve ...’dan gelen yazı cevabı ve ekleri de incelenerek ... tarafından davacıya yapılan ödemelerden rücuya tabi olan kısmının tespiti ile rücuya tabi ödeme bulunması hâlinde ilk peşin sermaye değeri tutarlarının indirilmesiyle tazminatın hesaplanması için ek rapor alınması ve oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/09/2026