Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde, hobi bahçeleri peyzaj ve çevre düzenlemesi sözleşmesinin ayıplı ifası ile feshinden kaynaklanan birleşen tazminat davası.
Özet: Davacı ticari şirket, davalı profesyonel peyzaj şirketine karşı, 06.04.2020 tarihli 80.000 TL bedelli peyzaj ve çevre düzenlemesi sözleşmesinden kaynaklanan tazminat ve sözleşmenin feshi talebiyle dava açmış; davalı firmanın işi süresinde tamamlamadığı, eksik ve ayıplı (örneğin ağaçları köksüz veya saksıyla dikerek kurutma) ifa ettiği, bu durumun davacıya başlangıçta 10.000 TL, bilirkişi raporuyla ise enflasyonla birlikte 225.410 TLye ulaşan ciddi zararlar verdiği, ayrıca düzeltme işleri için ek ödeme yapıldığı iddia edilerek, davalıdan zararın ticari faiziyle tahsili talep edilirken, davalı ise edimlerini yerine getirdiğini ve bazı sorumlulukların davacıya ait olduğunu savunmuştur.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar

T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
Asıl Dava ve Birleşen Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı davada
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : TAZMİNAT
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile '...' ticari unvanıyla çalışan davalı taraf arasında 06.04.2020 tarihinde bir iş yapım sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre taraflar, davacının ... Mah. ... ada ... parsel (... Mah. ... Cad. No:73 Selçuklu Konya adresi) üzerine bir kısım peyzaj ve çevre düzenlemesi işlerini yapmak üzere anlaşıldığını, karşı taraf üzerine düşen bu iş ve imalatları 26 takvim gününde yapması gerekmekte olup karşılığında toplamda 80.000 TL'lik bono niteliğindeki kıymetli evraklarla (dört adet 15.000 TL ve bir adet 20.000 TL miktarında olmak üzere) ödeme yapıldığını, davalı taraf sözleşmeyle belirlenen işleri (örneğin tek top selvi, mavi kokulu selvi, çınar, mantar top ateşi bitkisi gibi), süresinde hiç yapmadığı gibi yapmış olduğu çok az bazı işlemlerde ayıplı (örneğin leylandilerin yanlış ve köksüz dikilmesi gibi) yapıldığını, konuyla ilgili olarak karşı tarafa Konya .Noterliğinin 28.07.2020 gün ... yevmiye nolu işi tamamlama ihtarı çekilmiş ancak olumlu bir sonuç alınamadığını, davamıza konu taşınmaz, fiilen hobi bahçeleri olarak kullanılmakta olup, bu amaçla taraflar arasında sözleşme yapıldığını, ancak davalının diktiği ağaçlar hemen kuruduğu gibi, incelendiğinde bu ağaçların saksıları ile birlikte yani köksüz olarak dikildiği anlaşıldığını, oysa ki davalı taraf peyzaj ve çevre düzenlemesi alanında, TTK kapsamında profosyonel bir şirket olup gerek teknik gerekse zirai olarak bu işlerde basiretli bir tacir gibi hareket etmekle yükümlü bulunduğunu, bunun yanında bu bu ağaçların sökülmesi ve yeniden dikilmesi ve çevre düzenlemesi için dava dışı ... ve ekibine de 12.000 TL ekstardan ve fazladan ödendiğini, dolayısıyla bu sözleşme nedeniyle çok ciddi bir zarara uğramış bulunduğunu, uğradıkları tüm zarar kalemlerinin (ayıplı malların yeniden yapılması/dikilmesi, su faturası, işçilik, zaman ve emek kaybı, çevre düzenlemesi ve fazladan ödenen sözleşme bedelleri gibi) ayrı ayrı uzman bilirkişi heyeti tarafından hesaplanarak lehine hüküm altına alınmasını istediklerini, davanın kabulü ile taraflar arasındaki 06.04.2020 tarihli sözleşmenin davalı tarafın ağır kusuru nedeniyle feshi ile uğranılan tüm zarar kalemlerine karşılık şimdilik 10.000 TL'nin 28.07.2020 tarihinden (zararın uğranıldığının noter tespit tarihi) itibaren işleyecek en yüksek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tüm yargılama giderleri (Konya .SHM ... D.İş Tespit dosyası dahil olmak üzere) ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ve davalı taraf arasında 06/04/2020 tarihinde bir iş yapım sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre tarafların davacının ... Mah. ... ada, ... parsel adresi üzerine bir kısım peyzaj ve çevre düzenlemesi işleri yapmak üzere anlaştıklarını sözleşmeye göre davalı firmanın davacı firmaya ait ... Mah. ... ada, 1 parsel adresi üzerine 2,5-3 m. Ebatında 800 adet çevre leylandisi, 104 adet mantar top ateş bitkisi, 104 adet tek top selvi, 2-2,5 m. Boyutunda 104 adet aşı mavi selvi kokulu, 104 adet çınar, 2 adet örnek parsel düzenlemesi ve 150 cm boyutunda 800 adet ara bölme leylandi dikimi yapacağını, sözleşme gereği davalı firma taahhüt ettiği işi icra etmemesine karşın söz konusu fidanların saksı ile birlikte dikilmeleri sebebi ile saksıda olan fidanların köklerinin sıkışması ve yeniden söküm dikim sırasında köklerin zarar görererek hava almasından kaynaklı olarak fidanların tamamının kuruduğunun davalı firmanın tamanen kusurlu olduğunu, Konya . Asliye Ticaret Mahkemisinin ... E. Sayılı dosyasında yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi ile davacı firmanın 03/05/2021 tarihi itibariyle zararının 225.410 TL. Olduğunun belirlendiğini, ancak bu tarihten günümüze kadar ülkemizdeki yüksek enflasyon ve döviz kurundaki artış sebebiyle sözleşmede belirtilen toplam güncel bedellerinin çok daha fazla olduğunu izah edilen nedenlerle tarafları aynı olduğundan ve aralarında bağlantı olduğundan iş bu dosyanın Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Asıl davada sunulan cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği davalının edimlerini yerine getirdiğini, iş sözleşmesi gereği bazı işlerin iş sahibi tarafından yerine getirilmesi gerektiğini, dava konusu sözleşme gereği iş sahibi davacının gerekli olan su kaynağını zamanında sağlamadığın, davacı firmanın hobi bahçesini 2020 sezonuna yetiştirme gayesi ile sözleşmeyi 06.04.2020 tarihinde işe başlanılması konusunda ısrarcı davrandığını, tüm bu ısrarların neticesinde 06.04.2020 tarihinde şebeke suyunu bağlatacağını taahhüt ederek işe bir an önce başlanmasını istediğini, fakat gerekli su kaynağı 10 gün sonra temin edildiğini, . Sulh Hukuk Mahkemesi ... değişik iş sayılı dosyasından yapılan tespit yerinde olmadığını, arz ve izah edildiği üzere söz konusu yere şebeke suyu geç başladığını, iş bittikten sonra ne kadar sulandığının belirsiz olduğunu, bununla birlikte ekilen bu ağaçların rüzgara karşı drenajının ve mukavemetinin sağlanabilmesi için dilekçe ekinde sundukları fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere çelik halat ve tahta kazıklar ile sabitlendiğini, bilirkişi kurulunun yaptığı tespit raporuna katılmadıklarını belirterek, davanın zamanaşımı sebebi ile usulden reddine, bu mümkün olmaz ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Mahkememizce Konya Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Meram Tapu Müdürlüğü'ne, Selçuklu Tapu Müdürlüğü'ne, Meram Tapu Müdürlüğü'ne, . Noterlik Makamına, . Sulh Hukuk Mahkemesi'ne, Konya . İcra Hukuk Mahkemesi'ne, Konya Meram Belediye Başkanlığı'na, Selçuklu İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, Meram İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce Ziraat Bilirkişisi eşliğinde keşif yapılarak alınan raporun taraflara temliği sağlanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki sözleşme gereği davalının edimini yerine getirmediği iddiası ile davacının oluşan zararının davalıdan tazmini amacı ile açılan tazminat talebine ilişkindir.
Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı 15/06/2023 tarihli ilamı ile mahkeme dosyasının mahkememiz ... Esas sayısıyla birleştirilmesine karar verildiği ve dosyanın dosyamız arasına alındığı görülmüştür.
Davacı ... Ticaret Limited Şirketi ile davalı taraf ''...'' ticari unvanıyla çalışan ... Ticaret Limited Şirketi arasında 06.04.2020 tarihli iş sözleşmesinin incelenmesinde; tarafların, davacının ... Mah. ... ada | parsel adresi üzerine bir kısım peyzaj ve çevre düzenlemesi işlerini yapmak üzere anlaştıkları görülmüştür. Davalı taraf sözleşmeyle belirlenen işleri süresinde yapıp yapmadığı ve ayıplı ürün kullanıp kullanılmadığı dava konusu olmuştur.
İş Sözleşmesinde Yüklenici Firma ve İşverenin Sorumluluk ve Yükümlülükleri açıkça belirtilmiştir. Sözleşmenin;
3.1. maddesinde “Yüklenici Firma söz konusu işin tüm teknik özelliklerini, bu husustaki sözleşme ve proje vb. dökümanları incelemiş olup, imalatı bunlara uygun yapacaktır. İleride bunları incelemediği veya kendisine teslim edilmediği hususlarında itirazının olmayacağını beyan etmiştir” denilmektedir.
3.2. maddesinde “Yüklenici Firma; teklifinde belirttiği malzemeleri kullanacaktır. Ayrıca işin materyal ve adet kısmında oluşabilecek değişikliklerde işveren ile yapacağı sözlü J/yazılı bildirimlerle imalatı gerçekleştirecektir' denilmektedir.
4.2. maddesinde '' İşveren Sulama sistemi noktasına çıkartılması ile sorumludur” denilmektedir.
Dosya içerisinde ... D.İş numaralı dosyada .Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimliğine sunulan 22.03.2021 tarihli bilirkişi kurulu raporu mevcuttur.
Mahkememizce Ziraat Yüksek Mühendisi'nden dava konusu olaya ilişkin olarak keşif yapılmak suretiyle rapor alınmış, 24/02/2023 tarihli raporda sonuç olarak, 06.04.2020 tarihinde imzalanan iş sözleşmesinde belirtilen iş amacına uygun sonuçlanmadığını, sebepleri ve gerekçeleri yukarıda belirtilen hususlarda dava tarihi itibariyle yapılan toplam harcama aşağıya çıkarıldığını, dosyadaki mevut belgelerle ve mahallinde yapılan keşifler sonucunda bilimsel yöntemlerle peyzaj işi yapılmadığı gerekçesiyle dava tarihi itibariyle 225.410,5 TL lik iş kaybı oluştuğunu, 03/05/2021 dava tarihi itibariyle işin değeri 170.640 TL, kök raporda belirtilen işlerin yapılması 10.840 TL, 2021 yılı Nisan ayına ait kullanılan su faturası 43.930,50 TL olmak üzere toplam 225.410,50 TL olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi 01/05/2025 tarihli 1. ek raporda sonuç olarak;
fidanların tekrar dikimi ve sabitlemesi yapıldıktan sonra keşif yaptığımız 18.11.2022 tarihine kadar çevre leylandilerinin tamamı kurumuş olup sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte ilk başta saksıda olan fidanların köklerinin sıkışması, can suyunun kullanılmaması ve/veya sulamanın zamanında yeteri kadar yapılamamış olması, yeniden söküm dikim sırasında köklerin zarar görerek hava alması sebepleriyle olabileceği kanaatinde olduğunu, ayrıca delil tespit ve sonraki keşifte dikili ve canlı mantar top ateş bitkisi, tek top selvi, aşı mavi
selvi kokulu, çınar ve ara bölme leylandi bitkisi görülmemiştir. 06.04.2020 tarihinde imzalanan İş
Sözleşmesinde belirtilen iş amacına uygun sonuçlanmamıştır. Sebepleri ve gerekçeleri yukarıda belirtilen hususlarda dava tarihi itibariyle yapılan toplam harcama aşağıya çıkarıldığını, dosyada ki mevut belgelerle ve
mahallinde yapılan keşifler sonucunda bilimsel yöntemlerle peyzaj işi yapılmadığı gerekçesiyle dava tarihi itibariyle 225.410,5 TL lik iş kaybı oluştuğu kanaatinde olduğunu, 03/05/2021 dava tarihi itibariyle işin değeri 170.640 TL, kök raporda belirtilen işlerin yapılması 10.840 TL, 2021 yılı Nisan ayına ait kullanılan su faturası 43.930,50 TL olmak üzere toplam 225.410,50 TL olarak tespit edildiği belirtilmiştir. Aynı bilirkişi 18/08/2025 tarihli 2. Ek raporda sonuç olarak; fidanların tekrar dikimi ve sabitlemesi yapıldıktan sonra keşif yaptığımız 18.11.2022 tarihine kadar çevre leylandilerinin tamamı kurumuş olup sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte ilk başta saksıda olan fidanların köklerinin sıkışması, can suyunun kullanılmaması ve/veya sulamanın zamanında yeteri kadar yapılamamış olması, yeniden söküm dikim sırasında köklerin zarar görerek hava alması sebepleriyle olabileceği, ayrıca delil tespit ve sonraki keşifte dikili ve canlı mantar top ateş bitkisi, tek top selvi, aşı mavi selvi kokulu, çınar ve ara bölme leylandi bitkisi görülmediğini, 06.04.2020 tarihinde imzalanan İş Sözleşmesinde belirtilen iş amacına uygun sonuçlanmadığını, sebepleri ve gerekçeleri yukarıda belirtilen hususlarda dava tarihi itibariyle yapılan toplam harcamanın çıkartıldığını, dosyada ki mevut belgelerle ve mahallinde yapılan keşifler sonucunda bilimsel yöntemlerle peyzaj işi yapılmadığı gerekçesiyle dava tarihi (03.05.2021) itibariyle 225.410,5 TL lik iş kaybı, birleşen dosyanın 08.06.2023 dava tarihi itibariyle 564.770,50 TL iş kaybı oluştuğu, 03/05/2021 dava tarihi itibariyle işin değerinin 170.640 TL, kök raporda belirtilen işlerin yapılması bedeli 10.840 TL, 2021 yılı Nisan ayına ait kullanılan su faturası 43.930,50 TL olmak üzere toplam 225.410,50 TL, birleşen dosyanın 08/06/2023 dava tarihi itibariyle işin değerinin 510.000 TL, kök raporda belirtilen işlerin yapılması bedelinin 10.840 TL, 2021 yılı Nisan ayına ait kullanılan su faturası bedeli 43.930,50 TL olmak üzere toplam 564.770,50 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. Aynı bilirkişi 14/12/2025 tarihli 3. Ek raporda sonuç olarak; Fidanların tekrar dikimi ve sabitlemesi yapıldıktan sonra keşif yaptığımız 18.11.2022 tarihine kadar çevre leylandilerinin tamamı kurumuş olup sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte ilk başta saksıda olan fidanların köklerinin sıkışması, can suyunun kullanılmaması ve/veya sulamanın zamanında yeteri kadar yapılamamış olması, yeniden söküm dikim sırasında köklerin zarar görerek hava alması sebepleriyle olabileceğini, ayrıca delil tespit ve sonraki keşifte dikili ve canlı mantar top ateş bitkisi, tek top selvi, aşı mavi selvi kokulu, çınar ve ara bölme leylandi bitkisi görülmediğini, 06.04.2020 tarihinde imzalanan İş
Sözleşmesinde belirtilen iş amacına uygun sonuçlanmadığını, sebepleri ve gerekçeleri yukarıda belirtilen hususlarda dava tarihi itibariyle yapılan toplam harcama aşağıya çıkarıldığını, dosyada ki mevut belgelerle ve mahallinde yapılan keşifler sonucunda bilimsel yöntemlerle peyzaj işi yapılmadığı gerekçesiyle dava tarihi (03.05.2021) itibariyle 225.410,5 TL lik iş kaybı, birleşen dosyanın 08.06.2023 dava tarihi itibariyle 564.770,50 TL iş kaybı oluştuğunu, 03/05/2021 dava tarihi itibariyle işin değerinin 170.640 TL, kök raporda belirtilen işlerin yapılması bedeli 10.840 TL, 2021 yılı Nisan ayına ait kullanılan su faturası 43.930,50 TL olmak üzere toplam 225.410,50 TL, birleşen dosyanın 08/06/2023 dava tarihi itibariyle işin değerinin 510.000 TL, kök raporda belirtilen işlerin yapılması bedelinin 10.840 TL, 2021 yılı Nisan ayına ait kullanılan su faturası bedelinin 43.930,50 TL olmak üzere toplam 564.770,50 TL olarak belirtildiği görüldüğü belirtilmiştir.
Mahkememizce 18/11/2022 tarihinde yapılan keşifte bir kısım tanıklar dinlenmiş; davacı tanığı ... beyanında: "ben davacı şirkette 5 yıldır çalışmaktayım. Taraflar arasında yapıları sözleşmeden haberdanım. Taraflar arasında çevre düzenlemesine ilişkin bir sözleşme yapılmıştır. Ancak davalı taraf sözleşmeye aykırı davranmış ve sözleşmenin gereğini yerine getirmediği göibi vermiş olduğu hizmette de aksaklıklar meydana gelmiştir. Bütün ağaçlar çevreleylandi saksı ile ekilndiğinden büyümemiştir. Çınar ağaçları, ateş ağaçları, mantar ağaçları vs. süs bitkisi ağaçları hiç ekilmedi. İki parsele yapılacak olan peyzaj düzenlemesinin birisi yapılmadığı, diğeri de yarım bırakıldı. Çimlerde yandı, hiç çıkmadı. Sonrasında ödemesi yapılan senetler davacı şirkete teslim edilmedi. Ve o senetler davalı tarafça icra konu edilerek tahsil edildi. Daha öncesinde yapılan tespitten sonra bütün ağaçları biz söküp saksılarından çıkartıp tekrar diktik ancak kurtaramadık. Bununla birlikte koskiye yüklü miktarda su faturası ödemek zorunda kaldık. Saksı ile dikildiğini çok sonradan fark ettik. İlave olarak ilaçlama deposu kurduk, bir çok kez ilaç verdik ancak onlarda fayda etmedi. Buranın çevre düzenleme ambiyansı oluşmadığı için eksik leylandileri tamamlamak için yüksek maliyetli ağaç almak zorunda kaldık. Site sakinlerinden de manevi olarak tepki aldık. Sözleşmeye göre su kaynağını sağlanma yükümlülüğü ile bitkileri, ağaçları sulama sorumluluğu davacı taraftadır. Sulama kaynağı anaçlar ekilmeden önce zaten hazırdı. Ağaçların rüzgara karşı mukavemetinin sağlanması karşı tarafa aittir. Benim bildiklerim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Duruşmalarda davacı ve davalı tanıklarının beyanları alınmış, beyanı alınan davalı tanığı ...'nın; "... ile birlikte davacı şirket ofisini ziyaret etmiştik, orada davaya konu sözleşme detayları konuşulmuştu, bir bahçe işi yapılacaktı, ağaç dikilecekti, sözleşme yapıldıktan sonra ağaç dikim sürecinde ben de bir kaç defa bu bahçeye gittim, ziraat mühendisi olarak görev yapıyorum, gittiğimde bahçenin etrafına ağaç dikim işine başlanmıştı, ancak bahçede su yoktu, bildiğim kadarıyla dikim işi 2020 yılının bahar dönemiydi, ancak ayını hatırlamıyorum, bahçe sahibi geldiğinde ben de varken davacı bahçede su olmadığını söyledi, bahçede ... isminde bir kişi daha vardı, ... isimli kişi birkaç gün içerisinde bahçeye su verileceğine, işe devam edilmesi gerektiğini söyledi, ağaç dikilen yerde rüzgar şiddetli idi, ağaçların sabitlenme işi de ben oradayken yapılıyordu, ağaçların kuruduğunu daha sonradan duydum, su verilemediği için ağaçların kuruduğunu düşünüyorum, ben ... ve ... isimli kişileri bahçede gördüm, konuyu da bu kişilere söyledim, ... isimli kişi oradaki bahçelerin satışını yapıyordu, şirket yetkilisi olup olmadığını bilmiyorum, ... isimli kişi de ...'ın ortağı diye biliyorum, su kaynağı 10 günden sonra geldi, belediye tarafından yapılan uygulamadan haberim yoktur, ancak bir kere gittiğimde haritacılar ölçüm yapıyordu, tellerin yeniden örüldüğünü gördüm, dikilen ağaçların yerlerinin değiştirildiğini gördüm," şeklinde beyanda bulunduğu, davalı tanığı ...'un; "Ben ... isimli iş yerinde çalışıyorum, taraflar arasındaki sözleşmesinden bir bilgim yoktur, ben sadece işçi olarak çalışıyorum, ağaç dikilirken ben oradaydım, biz ağaç dikimine başladığımızda su yoktu, yaklaşık 13-14 gün sonra buraya su verildi, dikimi yaptık, halatlarla bağladık, ağaçların bir kısmı saksı ile dikildi, bir kısmında saksıyı çıkardık, kırdık, sabitleme işini de yaptık, su geç geldiği için ağaçların daha sonradan kuruduğunu düşünüyorum, ben işçi olduğum için dikim sırasında hiç kimse ile muhatap olmadım, dikim işi yaklaşık 1 ay sürede tamamlandı, dedi, Davacı vekilinin sorusu üzerine; dikim yaparken başımda herhangi bir yetkili, ziraat mühendisi yoktu, dedi, Davalı vekilinin sorusu üzerine; dikim yapılırken başımda ... vardı," şeklinde beyanda bulunduğu, davalı tanığı ... ; "Ben tanık olarak dinlenen ...'un eşiyim, ben de söz konusu bahçede işçi olarak çalıştım, yaklaşık 800 ün üzerinde ağaç diktik, dikilirken bahçede su yoktu, su yaklaşık 12-13 gün sonra geldi, biz ağaçları saksı ile de birlikte diktik, cansuyu yoktu, sabitleme işini yaptık, ağaçları çelik halatla bağladık, dikim esnasında başımızda ... vardı, şirket yetkililerinden ... da vardı, ağaçların kuruduğunu daha sonradan duydum, ama sulanmadığı için kuruduğunu düşünüyorum" şeklinde beyanda bulunduğu, davalı tanığı ... beyanında; "Ben davalı şirket için part time çalışıyordum, taraflar arasında ağaç dikim işi olduğu için ben de Alakova tarafına gidiyordum ve oradaki hobi bahçesine ağaç dikmiştim, ağaç sayısı fazla olduğu için bütün ağaçları ben dikmedim, ben çalışırken dikilen ağaçlarda herhangi bir sıkıntı yoktu, ben saksı ile birlikte ağaç dikmedim, ancak kuruyan ağaçların çalıştığım şirket tarafından değiştirildiğin biliyorum, ağacın saksı ile dikilmesinin ağacın büyümesine bir zarar vereceğini düşünmüyorum, damlama hatları çekildiğinde bahçe sahibi suyu zamanında temin edememiştir, bir kaç gün sulama yapılmadı, davalı şirket tanker ile su getirmedi, 2-3 gün sulama yapılamadı, ağaçlara can suyu dahi ilk etapta verilemedi, ağaçlar dikildikten yaklaşık 3-4 gün sonra bahçeye su geldi, ancak tam olarak gününü hatırlayamıyorum, sözleşmenin detaylarını bilmiyorum" şeklinde beyanda bulunduğu, davalı tanığı ... ; "Ben davalı şirket için part time çalışıyordum, taraflar arasında ağaç dikim işi olduğu için ben de Alakova tarafına gidiyordum ve oradaki hobi bahçesine ağaç dikmiştim, ağaç sayısı fazla olduğu için bütün ağaçları ben dikmedim, ben çalışırken dikilen ağaçlarda herhangi bir sıkıntı yoktu, ben saksı ile birlikte ağaç dikmedim, ancak kuruyan ağaçların çalıştığım şirket tarafından değiştirildiğin biliyorum, ağacın saksı ile dikilmesinin ağacın büyümesine bir zarar vereceğini düşünmüyorum, damlama hatları çekildiğinde bahçe sahibi suyu zamanında temin edememiştir, bir kaç gün sulama yapılmadı, davalı şirket tanker ile su getirmedi, 2-3 gün sulama yapılamadı, ağaçlara can suyu dahi ilk etapta verilemedi, ağaçlar dikildikten yaklaşık 3-4 gün sonra bahçeye su geldi, ancak tam olarak gününü hatırlayamıyorum, sözleşmenin detaylarını bilmiyorum" şeklinde beyanda bulunduğu, davacı tanığı ...'nın; " ben taraflar arasında ilk anlaşma yapıldığı esnada onların yanında değildim, ilk ağaçların dikiminde de ben yoktum, sonrasında beni ... şirket yetkilisi ... bey aradı, ağaçların saksıları ile birlikte dikildiğini söyledi, benden bakmamı istedi, oraya gittiğimde ağaçlara baktım, kuruyan ağaçlar vardı ağaçların saksı ile dikildiğini gördüm, değiştirilmesi için anlaştık yaklaşık 1000 küsür tane ağacın sökümünü yaptık ve ağaçları değiştirdik, ben uzun yıllardır ağaç dikim işini yaparım, her yıl ağaçların saksıları değiştirilir, bu ağaçların uzun süre saksılarının değişimi yapılmamış ve kökleri saksı deliklerinden toprağa doğru salınmıştı, ağaçların kılcal kökleri ağaçları boğmuştu, ağaçlar kurtarılamayacak halde idi, normal saksı ile ekim yapılması bitkinin büyümesine engel değildir ancak bunun belli bir süresi vardır, saksının değişiminin yapılması gerekirdi, burada da saksı değişimi yapılmamıştır," şeklinde beyanda bulunduğu, davacı tanığı ... "ben taraflar arasındaki ağaç dikimine ilişkin ağaçların dikildiği esnada orada yoktur, ağaçlar sökülürken orada idim, ... ve kerim ile birlikte ağaçları söktük, çünkü ağaçlar kurumuştu, beni değişim işi için kimse aramadı benim de hobi bahçem orada olduğu için durumu görünce diğer arkadaşlara yardım ettim, ağaçlar saksı ile birlikte dikilmiş, ağaçların saksı ile birlikte dikilmesi büyümesine engeldir, çıkartığımızda ağaçlar kök salmıştı, 2019 yıllarında bu hobi bahçelerine su gelmişti," şeklinde beyanda bulunduğu, davacı tanığı ...'un; "ben ağaçların ilk dikiminde yoktum, bu ilk dikilen ağaçların sulamasın ben yapıyordum, ağaçlar düzenli olarak sulanıyordu, ben yaklaşık 2020 yılında oralarda işe başlamıştım net olarak tarihi hatırlamıyorum, ben ağaçlar söküldükten sonra ağaçların saksı ile birlikte söküldüğünü, saksı ile dikildiği gördüm, sulamayı sürekli ben yapıyordum, ağaçlarda bir gerileme olduğunu da görmüştüm, sahiplerin kendileri de gelip gitti için durumu görüyorlardı, önce ağaçlara 3 defa gübre verildi, ancak ağaçlar yine toparlamadı, kurudu, taşıma ile su getirilip getirilmediği görmedim, ancak damalama sistemi ile su veriliyordu, ... isimli kişinin buraya su getirip getirmediğini bilmiyorum," şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Asıl dava ve birleşen dosya yönünden davacı vekili 15/01/2026 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; fazlaya dair talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla; asıl davanın 160.640,00TL artırılarak toplam 170.640,00TL'nin 28.07.2020 tarihinden (zararın uğranıldığının noter tespit tarihi) itibaren işleyecek tibaren işleyecek en yüksek ticari faiz ile tahsiline, birleşen davanın 334.360,00 TL artırılarak toplam 339.360,00T:'nin 26.05.2023 tarihinden (noter ihtar tarihi) itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalı firmadan tahsiline, ücreti vekalet ve masrafların davalı taraf tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; Davacı ile davalı arasında imzalanan 06.04.2020 tarihli iş sözleşmesi kapsamında, davalı tarafın sözleşmeyle belirlenen işleri süresinde yapıp yapmadığı ve ayıplı ürün kullanıp kullanılmadığı dava konusu olmuş olup, Mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi rapor ve ek raporları dikkate alınarak, 06.04.2020 tarihinde imzalanan İş Sözleşmesinde belirilen iş amacına uygun sonuçlanmadığı anlaşılmakla, davacının ıslah dilekçesi de dikkate alınarak asıl ve birleşen dosya yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Asıl davanın KABULÜ İLE 170.640,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Birleşen davanın KABULÜ ile 339.360,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Asıl davada; Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 170.640 TL olduğunun kabulü ile) alınması gereken 11.656,42 TL nispi karar ve ilam harcından, ıslah harcı dahil peşin alınan 2.914,11 TL harcın mahsubu ile kalan 8.742,31 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Birleşen davada; Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 339.360 TL olduğunun kabulü ile) alınması gereken 23.181,68 TL nispi karar ve ilam harcından, ıslah harcı dahil peşin alınan 5.975,32 TL harcın mahsubu ile kalan 17.206,36 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Asıl davada; davacı tarafından yapılan 2.914,11 TL peşin harç ve ıslah harcı gideri, 59,30 TL başvuru harcı gideri, 571,90 TL keşif harcı gideri, 580 TL taksi ücreti gideri, 1.554,80 TL tebligat ve posta gideri, 3.300 TL bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 8.980,11 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Birleşen davada; davacı tarafından yapılan 5.975,32 TL peşin harç ve ıslah harcı gideri, 179,90 TL başvuru harcı gideri olmak üzere toplam 6.155,22 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Asıl davada ve birleşen davada davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Asıl davada; Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (asıl davada dava değerinin 170.640 TL olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 45.000 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Birleşen davada; Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 339.360 TL olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 54.297,60 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Asıl davada; Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.320 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
10-Birleşen davada; Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
11-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen taraflara iadesine,
Dair, e duruşma ile katılan davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/04/2026
Katip Hakim
e-imzalıdır e-imzalıdır