Yargıtay 1. Ceza Dairesi, kasten öldürme ve teşebbüs suçlarından verilen cezaların temyizini inceleyerek; 6136 muhalefet suçuna ilişkin temyizi reddetmiş, diğer hükümlerde bozma nedeni bulmayarak kararları onamıştır.
Özet: Yüksek mahkeme, kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından sanıklar hakkında verilen mahkûmiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde, sanıkların silahlı eylemleri fikir ve eylem birliği içinde gerçekleştirdiği, haksız tahrik ve meşru savunma koşullarının oluşmadığı, delillerin usulüne uygun toplandığı ve değerlendirildiği, ayrıca eksik inceleme veya haksız ceza tayini bulunmadığı kanaatine vararak, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçuna ilişkin temyiz başvurusunu usulden reddederken, diğer suçlara yönelik temyiz taleplerini esastan incelemiş ve ilk derece ile istinaf mahkemesi kararlarının yerinde olduğunu belirtmiştir.
1. Ceza Dairesi         2026/2367 E.  ,  2026/4199 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/2112 E., 2024/1439 K.
SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçuna yönelik katılanlar vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Sanıklar hakkında kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.06.2024 tarihli ve 2023/280 Esas, 2024/252 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 53, 58. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b. Sanık ... ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 53. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c. Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 53, 58 maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
d. Sanık ... ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 53 maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 19.09.2024 tarihli ve 2024/2112 Esas, 2024/1439 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere ilişkin sanık ... ve müdafii ile sanık ... ... müdafiinin istinaf başvurularının teşebbüs nedeniyle eksik ceza tayini aleyhe istinaf başvurusu olmadığından eleştirilerek 5271 sayılı Kanunun 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; iştirak iradesinin bulunmadığına, aksi halde yardım eden hükümlerinin uygulanması gerektiğine, delil yetersizliğine, meşru savunma koşullarının oluştuğuna, öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, eksik incelemeye, haksız tahrik hükümlerinin ve takdîri indirimin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, fazla ceza tayin edildiğine, takdîri indirimin uygulanması gerektiğine ve delil yetersizliğine ilişkindir.
3. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanıklar hakkında katılan ...'e yönelik eylemde teşebbüsün derecesinde hataya düşülerek eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanıklar tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanıkların maktule yönelik eylemlerine uyan suç vasfının ve yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdîre göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği, meydana gelen olayda maktulden ve katılan ...'ten sanıklara yönelen haksız söz ve davranışın bulunmaması nedeniyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının yerinde olduğu, meşru savunma koşullarının oluşmadığı, eksik incelemenin bulunmadığı, takdîri indirimin mahkemenin takdîr yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanıklar ile maktul ve katılan ... arasında önceye dayalı bir husumet bulunmadığı, olay günü maktul ve katılan ...'in bir akrabasının düğününün olduğu, sanıkların yakınları olup düğüne gelen tanıklar ... ve ...'ın halay çekildiği sırada uygunsuz davranışlarından rahatsız olan düğün sahipleri ile aralarında tartışma ve arbede çıktığı, düğün sahiplerinin tanıklar ... ve ...'i düğünden çıkardığı, tanıklar ... ve ...'in durumu sanıkları telefonla arayarak haber verdikleri, "bizi dövdüler buraya" gelin diyerek çağırdıkları, sanıklar ... ve ... ...'in motosiklet ile düğüne geldikleri, sanık ... ...'in katılan ...'e "ne oldu dayı kim küfür etti" diye sorduğu, katılan ...'in "küfür eden yok, çocuklar kavga etti" şeklinde cevap verdiği, katılan ...'in babası olan maktulün olası bir kavgaya engel olmak için ortamı sakinleştirmeye çalıştığı, sanık ...'ın ise katılana "gel bakayım sen buraya, bizim yakınlarımızı kim dövdü" diye sorduğu ve katılan ...'e yanında bulunan tabanca ile sol bacak bölgesine bir el ateş ettiği, sanık ...'ın sonrasında araya girmeye çalışan maktule göğüs bölgesine doğru bitişik atış mesafesinden bir el ateş ettiği, sanıkların olay yerinden kaçarken düğün alanına doğru ateş etmeye devam ettikleri, bu sırada sanık ... ...'in elinde tüfek bulunduğu, incelenen kamera görüntüleri ve katılanların aşama beyanlarına göre sanık ... ...'in de düğün alanına doğru ateş ettiği ancak tüfek saçma taneleri ile herhangi bir yaralanma meydana gelmediği, katılan ...'in olay neticesinde sol bacak bölgesinden basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte yaralandığı anlaşılmıştır.
3. Sanıklar ile katılan ... arasında öldürmeyi gerektirecek düzeyde bir husumetin bulunmaması, hareketli kavga ortamında gerçekleşmesi, sanık ...'ın maktule ateşe ederek ölümüne neden olmadan önce katılan ...'in açıkça hedef gözeterek bacak bölgesine ateş etmiş olması, katılan ...'te meydana gelen ateşli silah yaralanmasının yeri ve niteliği ile kişinin yaşamını tehlikeye
sokan bir duruma sebep olmadığı birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların öldürme kastı ile hareket ettiğinin şüpheli kaldığı, kastlarının yaralamaya yönelik olduğu ve katılanda meydana gelen yaralanmanın niteliğine göre kasten yaralama suçundan temel cezanın belirlenmesi sırasında alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması,
4. Kabule göre;
Sanıkların katılan ...'i sol femur bölgesinden ateşli silah ile basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı olayda, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 35/2. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak bir ceza tayini gerekirken hiç isabet olmayan olaylara özgü 9 yıl olacak şekilde belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Sanık ... hakkında 6136 sayılı kanuna muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleri yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 19.09.2024 tarihli ve 2024/2112 Esas, 2024/1439 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
C. Sanıklar hakkında katılan ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleri yönünden
Gerekçe bölümünde (3) ve (4) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 19.09.2024 tarihli ve 2024/2112 Esas, 2024/1439 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanıklar müdafilerinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca ... 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.05.2026 tarihinde karar verildi.