Suça sürüklenen çocuğun hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından beraati sonrası eksik vekalet ücreti hükmedilmemesi nedeniyle kararın düzeltilerek onanması.
Özet: Yargıtay, suça sürüklenen çocuğun hırsızlık, mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarına ilişkin temyiz incelemesinde; iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçuna yönelik temyiz talebini yasaya göre temyiz kabiliyeti olmayan bir karar olması nedeniyle reddederken, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından beraat eden ve zorunlu müdafi ile temsil edilen çocuk lehine hükmedilmesi gereken avukatlık ücretine yer verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu tespit ederek, bu eksikliğin kararın bozulmasını gerektirmesi yerine doğrudan düzeltilmesine karar vermiş ve hüküm tarihindeki maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak çocuğa ödenmesi suretiyle bölge adliye mahkemesinin kararını düzeltilerek onamıştır.
2. Ceza Dairesi         2026/5159 E.  ,  2026/10684 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/2003 E., 2025/518 K.
SUÇA SÜRÜKLENEN
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düzeltilerek onama
I. İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçu Yönünden
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 03.03.2025 tarihli ve 2024/2003 Esas, 2025/518 Karar sayılı kararının, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-d maddesinde yer verilen; "İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları" nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Hırsızlık ve Mala Zarar Verme Suçları Yönünden
İlk Derece Mahkemesi tarafından, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1. maddesi kapsamında verilen mahkûmiyet kararının, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında verilen ve 272. maddenin 3. fıkrası kapsamı dışında kalan beraat kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-d maddesi kapsamında kalmadığı anlaşıldığından Tebliğname'deki mala zarar verme suçu yönünden temyiz isteminin reddine yönelik görüşe iştirak edilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteminin, "suça sürüklenen çocuk lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen zorunlu müdafii ile temsil ettiren suça sürüklenen çocuk lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm tarihine göre 30.000,00 TL. maktu vekâlet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca ödenen ücretin mahsubu ile bakiye kalan vekâlet ücretinin hazineden alınıp suça sürüklenen çocuğa verilmesine karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.