Danıştay Üçüncü Daire, muris ortak tarafından dağıtılan kayıt dışı hasılat sebebiyle kesilen cezalı gelir vergisinin kaldırılması kararını, geçici 90. madde tartışmalı karşı oy ile birlikte onadı.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacının murisinin ortağı olduğu şirket tarafından kayıt ve beyan dışı bırakıldığı iddia edilen hasılatın ortağına dağıtıldığı gerekçesiyle davacı adına salınan vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılmasına yönelik açılan davanın, ilk derece ve istinaf mahkemelerince davacı lehine sonuçlanmasının ardından vergi dairesinin temyiz talebinin yüksek mahkeme tarafından, alt mahkemelerin kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmeyerek reddedilmesi ve böylece davacı adına yapılan tarhiyatın kaldırılmasının kesinleşmesiyle ilgili olduğu, karara bir üyenin, şirketin geçici 90. maddeden yararlanmaması gerektiği yönünde karşı oy kullandığı belirtilmektedir.
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2023/164 E.  ,  2025/3455 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/164
Karar No : 2025/3455
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının murisinin ortağı olduğu şirket tarafından kayıt ve beyan dışı bırakılan bir kısım hasılatın ortağına dağıtıldığından bahisle 2016 yılı için davacı adına re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 24/09/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Davacının murisinin ortağı olduğu şirket tarafından 2015 yılında kayıt ve beyan dışı bıraktığı bir kısım hasılatını ortağına dağıttığından bahisle davacı adına 2016 yılının Nisan dönemi için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisinine karşı davanın açıldığı anlaşılmıştır.
7186 sayılı Yasa'nın 2. maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na eklenen geçici 90. maddesinin 1. fıkrasında, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını, bu maddedeki hükümler çerçevesinde, 31/12/2019 tarihine kadar Türkiye’deki banka veya aracı kuruma bildiren gerçek ve tüzel kişiler, söz konusu varlıkları serbestçe tasarruf edebileceği, " 6. fıkrasında, Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, 31/12/2019 tarihine kadar vergi dairelerine beyan edileceği, beyan edilen söz konusu varlıklar, 31/12/2019 tarihine kadar, dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın kanuni defterlere kaydedileceği, söz konusu varlıklar vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebileceği,.. vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değeri üzerinden %1 oranında vergi tarh edilir ve bu vergi, tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödeneceği 8. fıkrasında ise bu madde kapsamında bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz... hükmüne yer verilmiştir.
Davacının murisinin ortağı olduğu şirket tarafından, ilgili yıl için dava konusu matrah farkına kapsayacak şekilde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na eklenen geçici 90. maddesinden yararlamıştır. Ancak inceleme elamanınca dava konusu tarhiyatın kaynaklandığı matrah farkı davacının defterlerinde yer alan "331 ortaklara borçlar" ve banka hareketlerinden de yaralanmak suretiyle tespit edildiğinden, söz konusu varlığın defter ve kayıtların da yer almadığından söz edilemeyeceğinden, şirketin yukarıda yazılı yasa hükümünden yararlanma olanağı bulunmadığından temyiz isteminin belirtilen gerekçeyle kabulü ile Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla karar katılmıyorum.