Yargıtay 1. Ceza Dairesinden, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçunda bozma sonrası verilen mahkûmiyet kararında teşebbüsün derecesi dikkate alınarak fazla ceza tayinine ilişkin bozma kararı.
Özet: Yargıtay, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkûm edilen sanığa verilen 15 yıllık hapis cezasının, teşebbüsün derecesi yönünden önceki bozma kararına rağmen fazla tayin edildiği ve bu durumun önceki Yargıtay ilamını etkisiz kıldığı gerekçesiyle yerel mahkeme hükmünü bozmuş; ancak eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği, suç vasfının doğru belirlendiği, haksız tahrik ve meşru savunma hükümlerinin yerinde reddedildiği yönündeki diğer temyiz sebeplerini yerinde bulmamıştır.
1. Ceza Dairesi         2026/1896 E.  ,  2026/4198 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2025/582 E., 2026/18 K.
SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının sanık ve müdafii ile katılan kurum vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 22.09.2025 tarihli ve 2024/4709 Esas, 2025/6211 Karar sayılı kararıyla hükmün "teşebbüsün derecesi" yönünden bozulmasına, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2026 tarihli ve 2025/582 Esas, 2026/18 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-d,f, 35/2, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilerek dava dosyası 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, teşebbüsün derecesinde hataya düşülerek fazla ceza tayin edildiğine, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluştuğuna ilişkindir.
2. Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında takdîri indirimin uygulanmaması ve sanığın üst hadden cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, mağdurda meydana gelen yaralanmanın yeri ve niteliği, isabet sayısı, suçta kullanılan bıçağın öldürmeye elverişliliği dikkate alındığında suç vasfının nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, mağdurdan sanığa yönelen haksız söz ve davranışın bulunmaması nedeniyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanamamasının yerinde olduğu, meşru savunma ve sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, takdîri indirimin mahkemenin takdîr yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Dosya kapsamına göre; Dairemizin bozma ilâmı ile sanığın suçta kullandığı bıçak ile eşi olan mağduru, sağ el 2. parmak, sağ ön kol, sağ kol, sağ koltuk altı göğüs bölgesi, sağ kotların altı ve karın sol üst kadran yan taraftan yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaraladığı olayda,
teşebbüs nedeniyle 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezasını öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesinin uygulanması sırasında, mağdurda meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak makul bir ceza tayini yapılması gerektiğinin belirtilmesine ve İlk Derece Mahkmesince bozma ilâmına uyulmasına karar verilmesine rağmen bozma ilâmını etkisiz kılacak şekilde makul düzey ile azami düzey arasında 18 yıl ceza belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri teşebbüsün derecesi yönünden yerinde görüldüğünden Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2026 tarihli ve 2025/582 Esas, 2026/18 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Ünye Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.05.2026 tarihinde karar verildi.