Yargıtayın, gizli ayıplı araç satışından kaynaklanan tamir bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli taleplerini içeren davada bölge adliye mahkemesi kararını onaması.
Özet: Ayıplı araç satışı nedeniyle davacının onarım, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli talepleri üzerine açılan davada, ilk derece mahkemesi aracın gizli ayıplı olduğunu ve davalı satıcının sorumlu olduğunu tespit ederek davayı kısmen kabul etmiş; bu kararın esası bölge adliye mahkemesi tarafından vekalet ücreti hesaplaması dışında hukuka uygun bulunarak yeniden hüküm kurulmuş; davacının temyiz başvurusu sonucunda ise yüksek mahkeme, bölge adliye mahkemesinin ayıplı mal satışından kaynaklanan sorumluluğu ve davanın kısmen kabulünü teyit eden kararını hukuka uygun bularak onamıştır.
11. Hukuk Dairesi         2025/6344 E.  ,  2026/4080 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1395 Esas, 2025/1616 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2024/70 E., 2025/62 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkiline 16.07.2021 tarihli noter satış sözleşmesi ile araç satıldığını, ancak bir süre sonra aracın ayıplı olduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin aracı tamir ettirmek zorunda kaldığını ve bu süre zarfında aracı kullanamadığını, davalıya gönderilen ihtarnameden sonuç alınamadığını ileri sürülerek araç onarım, araç değer kaybı, araç mahrumiyet bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aracı almadan önce gerekli kontrolleri yaptırdığını, müvekkiline kusur yüklenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında teknik inceleme gerektiği için bilirkişi raporu alındığı, dava konusu araçta motor arızası olduğunun belirlendiği, arızanın oluşumunda davacının bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, aracın satış akdi esnasında gizli ayıplı olduğu, davalı satıcının ayıba karşı tekeffül borcu nedeniyle davacı alıcıya karşı ayıpların varlığını bilmese dahi sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin davaya konu aracın ayıplı olduğunun tespiti ile davanın kısmen kabulüne dair verdiği kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu ancak Mahkemece toplam dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, her bir talep için ayrı ayrı davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde görülmediği, kararın vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ayıplı araç satışından kaynaklı bedel indirimi, kiralama bedeli (araç mahrumiyet bedeli) ve ücretsiz onarım istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 01.07.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.