Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi, taşıma sözleşmesi kapsamında nakliyecinin gözetimindeki malların çalınması sonucu açılan itirazın iptali davasındaki ilk derece kararını inceledi.
Özet: Taşıma sözleşmesi kapsamında davalıya teslim edilen malların, davalının gözetim ve sorumluluğu altındayken tırından çalınması üzerine, davacı şirket yaklaşık 500.000 TL değerindeki çalınan ürünler için davalının özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini iddia ederek başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatını talep etmiştir; davalı ise hırsızlığın tüm önlemlere rağmen gerçekleştiğini, kusuru olmadığını ve malların davacıya ait olduğuna dair delil olmadığını savunmuş; ancak ilk derece mahkemesi, davacının iddialarını yazılı belgeler ve tanık beyanlarıyla ispatladığı, çalınan ürün değerinin bilirkişi raporuyla da doğrulandığı gerekçesiyle davayı kabul etmiştir.

T.C.
KAYSERİBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ6. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2026/1692 KARAR NO: 2026/1619T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 04/03/2026NUMARASI: 2024/752 E. - 2026/199 K.DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)İSTİNAF KARAR TARİH: 10/09/2026KARAR YAZIM TARİH: 11/09/2026 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı ... arasında tanzim edilen taşıma sözleşmesi gereğince birtakım malların taşıması yapılmak üzere davalıya teslim edildiğini, sözleşme gereği ... tarihinde davalının ... plaka numaralı ve ... dorse numaralı araç ile ... tarihli,... numaralı fatura içeriğindeki ürünleri taşımaya başladığını ancak davalı şahsın taşımasını gerçekleştirdiği ürünlerin bir kısmının kendi gözetimi ve sorumluluğu altındayken çalındığını, davalının, plakası ve dorse numarası belirtilen aracı ... tarihinde saat 02.30 sularında ... Kablo isimli iş yerinin önüne park ettiğini, saat 08.00 sularında aracını kontrol ettiğinde ise tırın brandasının kesilmiş olduğunu gördüğünü ve tahmini 3 palet muhtelif elektrik malzemesinin yerinde olmadığını ifade ettiğini, davalının gözetimi ve sorumluluğu altında iken davalının kusurlu eylemi neticesinde çalınan ürünlerin değerinin 500.000,00-TL civarında olduğunu, davalının taşınmanın gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, akabinde Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhinde ilamsız icra takibi başlatıldığını ancak davalının ödeme emrine itiraz ederek takibin durdurulmasına sebebiyet verdiğini, yapılan itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alamadıklarını, davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına davalının vaki itirazının iptaline, takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: dava dilekçesinde iddia edildiği gibi müvekkilinin taşımış olduğu mallardan bir kısmının tüm tedbirleri almasına rağmen hırsızlandığını, müvekkilinin taşımış olduğu malları ... ilinden ... tarihinde taşıdığını ve ... tarihinde ... ilinde teslim ettiğini, müvekkilinin dorsesinden çalınan malların gece yarısından sonra çalındığını, müvekkilinin durumu anlar anlamaz polisi aradığını ve ifade verdiğini, davacı şirketin çalınan malların ... Ltd. Şti'ye ait olduğunu iddia etmek için apar topar bir fatura kestiğini, oysa iddia edildiği gibi çalınan malların ... Ltd. Şti'ye ait olduğuna dair müvekkiline irsaliye verilmediğini, Gazionmapaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve müvekkilinin şikayetçi olduğu soruşturma dosyasının işbu davada bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkiline karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, malların dava dışı ... ... Ltd. Şti.'ye ait olduğu ve bu şirketin zararını karşıladığına dair iddiaların temelsiz olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkeme kararında; "...Davalı çalınan malların davacının beyan ettiği mallar olmadığını savunmuştur. Dosya arasına sunulan ... seri numaralı, ... seri numaralı, 6.764.064,42-TL tutarlı faturanın sunulduğu, araçta taşınan emtianın bu faturaya konu ürünler olduğu iddia edilmiştir. Hırsızlık olayından sonra olay ile ilgili olarak davacı şirket yetkilisi ... , sevkiyat sorumlusu ..., ... yetkilisi ... ve ... Kablo yetkilisi ... imzalı tutanak tutulmuş ve yine aynı kişiler tarafından " ... Plakalı Tırda Hırsızlıktan Sonra Eksik Çıkan Ürünler" başlıklı, ... fiş nolu belge düzenlenmiştir. Tutanağa göre davalının tespit sırasında hazır bulunması istenmiş, ancak davalı katılmamıştır. Bu belgelere göre araçta 500.028,53-TL tutarında ürünün eksik çıktığı belirlenmiştir.Mahkememizce bu tutarın piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığı hususunda bilirkişi kurulundan rapor alınmış ve 01/07/2025 tarihli rapora göre bu tutarlar piyasa rayiçlerine uygun bulunmuştur. Tutanağı düzenleyen ... ve ... mahkememiz huzurunda tanık olarak alınan beyanlarında tutanak içeriği ile benzer yönde beyanda bulunmuşlardır. Bu durumda davacı iddialarını yazılı belge ve tanık beyanları ile ispat etmiştir. Davalı yemin deliline dayanmamıştır. Açıklanan tüm bu gerekçelerle davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacı dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteminde de bulunmuştur. İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Somut olayda takibe konu ürünlerin değeri mahkememizce de bilirkişiden rapor alınmak suretiyle belirlendiğinden takip tarih itibariyle likit bir alacaktan bahsedilemez. Bu nedenle şartları oluşmamakla davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. Davanın kabulü ile, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 500.000,00-TL asıl alacak üzerinden kaldığı yerden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, Şartları oluşmamakla icra inkar tazminatı talebinin reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili davalı ...'nun nakliye işi ile uğraşmakta olup bu nakliye işini de ... plakalı tır ve ... plaka numaralı dorsesi ile yaptığını, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi müvekkilinin taşımış olduğu mallardan bir kısmı tüm tedbirleri almasına (aşağıda dilekçemizin B bendinde detaylı anlatılacaktır) rağmen hırsızlandığını, müvekkilinin kolluk tarafından alınan müşteki ifadesine bakıldığında hırsızlanan malların ... Ltd. Şti'ye ait mallar olduğuna dair bir beyanının geçemediğini, nitekim çalınan malların bu şirkete ait olmamasına rağmen davacı şirket olan ... Ltd. Şti. bu malların Kısmet İnovasyon ... Ltd. Şti'ye ait mallar olduğunu ispatlamadığını, müvekkilinin taşımış olduğu malları ... İlinden ... tarihinde taşıdığını ve ... tarihinde ... İlinde teslim ettiğini, müvekkilinin dorsesinden çalınan malların gece yarısından sonra çalındığını, müvekkilinin saat 08.00 sıralarında bu durumu anlar anlamaz polisi aradığını ve müşteki ifadesi verdiğini, davacı şirketin dava dilekçesinde delil olarak sunduğu ... tarihli, ... numaralı faturanın dahi müvekkilin ifade verdiği saat olan 11.19'dan sonraki saat dilimi olan 11.54'te kesildiğini, davacı şirketin çalınan malların ... Ltd. Şti'ye ait olduğunu iddia etmek için apar topar bir fatura kestiğini, oysa ki iddia edildiği gibi çalınan malların ... Ltd. Şti'ye ait olduğuna dair müvekkiline irsaliy verilmediğini, her ne kadar davacının, çalınan malların ilgili şirkete ait olduğunu iddia etmişse de bu iddiasında kötü niyetli olduğunun açık ve net olduğunu, davacı şirketin müvekkilinin nakliye aracı ile sorumlu olduğu şirketin mallarını taşıdığına dair hiç bir delil gösteremediğini, davacı şirket ile müvekkili arasında iddia edildiği gibi sorumlu oldukları şirketin mallarını müvekkilini aracı ile taşıdığına dair bir sözleşme bulunmadığını, müvekkilince malları taşıdığına dair bir evraka atılan imza dahi olmadığını, davacı şirketin dava dilekçesinde belirttiği ... tarihli, ... numaralı fatura içeriğine bakıldığında mal hizmet toplam tutarının 18.130.747,46 TL olarak gösterildiğini, ancak ticari hayatın olağan akışına aykırı olarak 12.494.027,11 TL iskonto uygulandığını, müvekkiline karşı haksız olarak açılan bu davanın delili olarak sunulan ilgili faturanın içeriğine dahi bakıldığında iskonto oranının mal hizmet toplam tutarından fazla olması durumunun bir şüphe uyandırması gerektiğinin açık olduğunu, müvekkilinin 04.01.2024 tarihinde branda örtülü nakliye aracı ile ... ilinden hareket ettiğini, ... ili ... İlçesini malları teslim edeceği fabrikanın önüne 05.01.2024 tarihinde saat 02.30 sularında vardığını, fabrikaya vardığında fabrikanın kapalı olduğunu görünce fabrika sahibini malların teslimi için aradığında fabrika sahibi kendisine saat 08.00'de fabrikayı açacağını söylemesi üzerine fabrikanın güvenliğine aracını nereye park edeceğini söylemesi üzerine bekçinin tarif ettiği yerde fabrikanın karşısında ışık gören ve kameraların olduğu yere park ettiğini, müvekkilinin uzun yoldan geldiği için aracını da gerekli özen ve dikkati göstermek suretiyle kameraların olduğu bir alanda bırakarak hayatın olağan akışına uygun olarak ve insan tabiati gereği uyuma ihtiyacını hissettiği için araç içerisinde uyuduğunu, müvekkilinin saat 08.00' e saatinin alarmını kurduğunu ve fabrikanın açıldığı bu saatte uyandığından dorsenin brandasının yırtıldığını fark ettiğini ve hemen durumu polise bildirdiğini, Kolluk (... ... Polis Merkezi Amirliğinin ... tahkikatı kapsamında) tarafından yağılan kamera kayıtları incelendiğinde müvekkilinin uyuduğu saatlerde bir aracın dorseye yaklaştığı dorsenin brandasını (tentesini) bıçak benzeri bir aletle keserek malları çaldığının anlaşıldığını, ilgili tahkikatın halen devam ettiğini, her ne kadar davacı dava dilekçesinde müvekkilinin gerekli dikkat ve özeni göstermediğini kusursuz sorumluluk halinin geçerli olması gerektiğini belirtmiş ise de yukarıda anlatıldığı gibi kameraların olduğu bir alana aracın fabrikanın kapalı olmasınında dolayı park edildiği, kolluk tutanakları ile de sabit olduğu üzere olayı gören kameraların olduğunu, müvekkilinin uzun yoldan gelmesi nedeniyle temel ihtiyaçlardan olan uykusunu almak için uyuduğu göz önüne alındığında tüm gerekli dikkat ve özeni gösterdiğinin açık olduğunu, müvekkilinin araçta bulunan malları boşaltma gibi bir durumu da söz konusu olmadığını, bu hususun malların teslim edileceği fabrikaya ait olduğunu, fabrikanın kapalı olduğundan müvekkilinin malları fabrika dışında başka bir yere indirme yetkisinin de olmadığından müvekkilini meydana gelen durumdan tüm dikkat ve özen yükümlülüğüne yerine getirmesine rağmen sorumlu tutmanın mümkün olmadığını, mahkemenin A bendinde belirttikleri hususların davacı şirkette aksi ispatlanması halinde Gazionmapaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve müvekkilinin şikayetçi olduğu soruşturma dosyasını iş bu dava gereği bekletici mesele olarak değerlendirmesi gerektiği kanaatinde olduklarını, davacı şirketin sadece dilekçesinde ... tarihli, ... faturaya istinaden müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını ve akabinde iş bu davayı açtığını, oysaki meydan geldiği iddia edilen zararı ile müvekkili arasında bir illiyet bağı kurmasının yani, kasti ya da ihmali bir davranışın neticesinde zararın oluştuğunun ispatı yapıldıktan sonra açılmış olan davanın müvekkiline karşı yöneltilmesi gerektiğini, müvekkiline karşı açılan iş bu davanın anılan nedenlerle husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, davacı şirketin irsaliyesinin olmadığı halde taşınan malların zararını karşıladığı ... Ltd. Şti' ait mallar olduğuna dair iddialarının temelsiz olduğunun, müvekkilinin kollukta müşteki sıfatıyla vermiş olduğu ifadesinde çalınan malların değerinin 100.000,00 TL olduğu ve çalınan bu mallarından dolayı şikayetçi olduğu ve halen soruşturmanın devam ettiğinin açık olduğunu, ilk derece mahkemesinin dosyayı bilirkişiye göndermiş bilirkişi raporunda; olaya konu malların çalınan mallar arasında olduğuna dair ... numaralı faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı yönünde görüş bildirdiğini, bu tespitin dahi davanın reddine yeterli bir olmadığını, ilk derece mahkemesinin müvekkilini kusursuz sorumlu tuttuğunu, ancak bunun gerekçesini delillendiremediğini, müvekkilinin ... İlinden aldığı malları zamanında teslim edilecek olan İstanbul iline yetiştirdiğini, ancak malların teslim edilecek olan fabrikanın kapalı olmasından kaynaklı malları teslim edemediğini ve gerekli tüm tedbirleri malları sabah teslim edebilmek için aldığını ancak taşıdığı malların bir kısmı aracının branda kısmı yırtılmak suretiyle çalındığını ve müvekkilinin şikayetçi olduğunu, burada müvekkilinin hangi yönden ilk derece mahkemesinin kusursuz sorumlu tuttuğunun belli olmadığını ve bu yönde gerekli araştırmayı dahi yapmadığını, İlk derece mahkemesi yukarıda da değinilen gerekçe kısmında davacının yapmış olduğu sayım neticesinde eksik olan malların göz önünde bulundurularak ilgili kararı verdiğini söylediğini, nitekim davacının eksik ürün olduğu iddiasına dair tutanak düzenlediği ve tutanağa dosyada tanık olarak gösterilen kişilerin imza attığı bu sebeple davacının iddialarını yazılı belge ve tanık beyanları ile ispat etmiştir demek suretiyle usul ve yasaya aykırı karar verdiğini, iddia edilen tutanağın müvekkilinin olmadığı bir zaman diliminde tutulduğunu ve imza atan kişilerde davaya dolaylı konu ... ... yetkilisi ... ve davacı şirket sevkiyat sorumlusu ... isimli kişiler olduğunu, mahkemenin usulsüz ve taraflı tutanağa itibar ederek karar vermesinin hakkaniyete de hukuka da aykırı olduğunu, davacının iddiasını temellendirebilmesi için '' Sulh Hukuk Mahkemesinden Delil Tespitinde'' bulunması gerektiğini, davada bir delil değerlendirmesi olmadığı ve davacının taraflı kişilerle iddia edilen tutanağı düzenlemesinin ilgili tutanağı geçersiz kılması gerektiğini ileri sürerek Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 04.03.2026 tarih ve 2024/752 E- 2026/199 K. sayılı ilamın bozulmasına, masrafların karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarına, davalının cevap dilekçesindeki savunmalarına, dosyada mevcut bulunan ifade, kolluk ve tespit tutanaklarına, toplanan delillere ve konusunda uzman bilirkişi heyetinden aldırılan raporlardaki tespit ve değerlendirmelere, ilk derece mahkemenin somut uyuşmazlığa ilişkin kanıtları takdirinde herhangi bir yanlışlık bulunmamasına, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre davalı taraf vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin hiç birinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yaptığı istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 04/03/2026 tarih ve 2024/752 E - 2026/199 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı tarafça istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 34.155,00-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 8.538,75 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 25.616,25 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/09/2026