İşçinin eksik bildirilen hizmet süresi ve prime esas kazancının tespiti talebine yönelik davada Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, bölge adliye mahkemesi kararını onadı.
Özet: Bir işçinin, davalı işyerinde 15.02.2012 - 16.09.2013 tarihleri arasında eksik bildirilen hizmet süresi ve 4.000 TL ücretinin tespitini talep ettiği davada, ilk derece mahkemesi kısmen kabulle asgari ücret üzerinden hizmet tespiti yapmış, bu karar davalı ve feri müdahil kurumun itirazlarına rağmen bölge adliye mahkemesi tarafından onanmıştır; feri müdahil kurumun temyizi üzerine, temyiz mercii, bölge adliye mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bularak onamış ve davacının belirli tarihler arasındaki eksik hizmet tespiti ile ilgili kararı kesinleştirmiştir.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1910 E., 2025/2399 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş MahkemesiSAYISI : 2022/305 E., 2025/222 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait işyerinde 15.02.2012 - 26.08.2014 tarihleri arasında araç pazarlama satış temsilcisi olarak çalıştığını, bu tarihten sonra işine son verildiğini, hizmetinin eksik bildirildiğini, 15.02.2012 - 16.09.2013 arası hizmetinin Kuruma bildirilmediğini, ayrıca işyerinde 4.000 TL ücretle çalıştığını belirterek davacının davalı işyerinde 15.02.2012 - 16.09.2013 tarihleri arasında 4.000 TL aylıkla çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1- Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının doğru olmadığını, davacı ile davalı Şirket sahipleri arasında husumet bulunduğunu, savcılık ve ceza mahkemelerinde görülmekte olan birçok dosya bulunduğunu, davalı Şirketin davacının çalıştığı tüm süreyi eksiksiz olarak SGK'ya bildirdiğini, maaşında eksik bildirim sözkonusu olmadığını, ücret bordrolarında davacının aldığı maaşın belli olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. 2- Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurumun fer'i müdahil olarak davada yer alması gerektiğini, Kurumun kanuna uygun olarak bildirilen prim gün sayısına göre işlem yaptığını, yapılan işlemlerde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalı işyerinden yapılan hizmet bildirimleri dışlanmak suretiyle 05.09.2012 - 16.09.2013 tarihleri arası dönem davalı işyeri nezdinde hizmet akdine istinaden asgari ücret karşılığı kesintisiz çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davalı vekili ile fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; dava bakımından Kuruma atfedilecek bir kusur bulunmadığını, Kurum işlemlerinin bildirim üzerine gerçekleştirildiğini, davacının herhangi bir sigortalılık kaydının bulunmadığını, Kurum kayıtlarının resmi belge niteliğinde olduğunu, 5510 sayılı Kanun'un 8/2. maddesi gereği Kuruma herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, çalışma olgusunun ispatının işçiye ait olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 15.02.2012 - 16.09.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti ile prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.