İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, sigorta bilgi merkezindeki araç hasar kaydının düzeltilmesi istemiyle açılan davada davacının aktif husumet ehliyeti ve hukuki yararı bulunduğuna karar vererek davalının istinaf başvurusunu reddetti.
Özet: Bölge adliye mahkemesi, davalı vekilinin, hasar kaydının düzeltilmesi talepli davada davacının aktif husumet ehliyeti ve hukuki yararının bulunmadığı yönündeki istinaf başvurusunu esastan reddederek, ilk derece mahkemesinin, araç davacıya ait iken gerçekleşen 1/9/2023 tarihli trafik kazası sonucu oluşan 100.766,49 TLlik hasar miktarının tespiti ve ilgili kaydın düzeltilmesi için sigorta bilgi ve gözetim merkezine yazı yazılmasına ilişkin kararını onamıştır; zira, mahkeme, aracın dava açılmadan önce devredilmiş olmasına rağmen, hasarın meydana geldiği tarihte davacının araç sahibi olması nedeniyle davayı açmakta aktif husumet ehliyetinin ve hukuki yararının bulunduğuna hükmetmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ40. HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIDOSYA NO: 2026/1053 KARAR NO: 2026/1309 İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : (Kapatılan) İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ: 13/2/2026NUMARASI: 2025/797 (E) - 2026/159 (K)DAVANIN KONUSU: Hasar Kaydının DüzeltilmesiKARAR TARİHİ: 10/9/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından tutulan hasar kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesinin, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine ilişkin kararının, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 4/7/2025 gün ve 2025/1197 (E) - 2025/1087 (K) sayılı kararıyla kaldırılmasının ardından sürdürülen yargılamada davanın kabulüne, davaya konu ... plakalı otomobilin 1/9/2023 günü karıştığı trafik kazasından kaynaklanan hasar miktarının 100.766,49 TL olduğunun tespitine, buna ilişkin kaydın düzeltilmesi için Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazı yazılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili dilekçesinde özetle; taraf koşulunun davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerektiğini; davanın açılması için gereken hukuki yararın, hukuk düzeniyle kabul edilmiş meşru bir yarar olması, bu yararın davayı açan hak sahibiyle ilgisinin bulunması ve davanın açıldığı sırada halen mevcut olması, hukuki yararın ve aktif husumetin hüküm anında da bulunması gerektiğini; somut olayda söz konusu uyuşmazlığın eda davası veya inşai dava açmak suretiyle çözümlenebileceği sabit iken, tespit davası yönünden davacının korunmaya değer güncel hukuki yararının bulunmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Bilindiği gibi sübjektif hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bu nedenle, o hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı (aktif husumet ehliyeti) o hakkın sahibine aittir. Söz gelimi, bir alacak davasında davacı olma sıfatı o alacağın alacaklısına aittir. Alacak davası, o alacaklısından başka bir (üçüncü) kişi tarafından açılırsa, dava konusu alacağın mevcut olmadığından değil, davacının davacı sıfatına sahip olmadığından dolayı reddedilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Prof. Dr. Ramazan Arslan, Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, sayfa 223 vd.) Somut uyuşmazlıkta ise, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla yapılan sorgulamada davaya konu otomobilin davacı ... tarafından, eldeki dava açılmadan önce 16/4/2024 günü dava dışı ...'e devredildiği anlaşılmakla birlikte, davaya konu ... plakalı otomobildeki hasarın, araç devredilmeden önce 1/9/2023 günü meydana geldiğinin anlaşılması karşısında, davacının eldeki davayı açmakta aktif husumet ehliyetinin ve dolayısıyla hukuki yararının bulunduğunun kabul edilmesinde isabetsizlik görülmemiş; HMK'nin 33'üncü maddesi karşısında, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülen tespit davası yönünden davacının korunmaya değer güncel hukuki yararının bulunmadığına ilişkin istinaf nedeni de benimsenmemiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından, bakiye karar ve ilam harcına hükmolunmasına yer olmadığına, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca Dairemizin gerekçeli kararının tebliği tarihinden itibaren başlayan iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/9/2026