İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari hizmet sözleşmesinden doğan elektronik güvenlik sistemleri ekipman hasarı ve haksız fesih kaynaklı alacak için icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Davacı şirket, davalı ile akdettiği ticari nitelikteki abonelik sözleşmesi çerçevesinde kurulan elektronik güvenlik sistemlerinin davalı tarafından sözleşmeye aykırı olarak hasar görmesi, yetkisiz sökülmesi ve akabinde tek taraflı fesihle birlikte hasarlı olarak iade edilmesi neticesinde doğan onarım ve bakiye alacağını tahsil etmek üzere başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini, takibin devamını ve haksız itirazda bulunan davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ederken; davalı taraf davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır.

T.C.

İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/984 Esas
KARAR NO : 2026/600
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/12/2025
KARAR TARİHİ : 14/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin uluslararası birçok firmanın distribütörlüğünü alarak elektronik güvenlik sistemleri alanında faaliyet gösteren, bu kapsamda özellikle bankalar bu bankalara bağlı ATM'ler olmak üzere medya, sağlık, eğitim ve sanayi gibi pek çok sektörde küçük ve büyük ölçekli firmalardan konutlara kadar uzanan geniş bir yelpazede müşterilerine uygun güvenlik çözümleri ( cihazların Mülkiyeti kendisinde kalmak üzere alarm, kamera kayıt sistemlerinin kurulması vs.) sunan bir şirket olduğunu, Bu kapsamda davalı ve müvekkili arasında ticari amaçlı 01.09.2020 tarihli Abonelik Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca müvekkili şirketin ekteki servis formundan da anlaşılacağı üzere, davalı şirketin gösterdiği “...” adresli taşınmaza kamera sistemi kurduğunu, sağlam ve çalışır vaziyette teslim ettiğini, böylece ili ile davalı arasında ticari ilişkinin başladığını, Taraflar arasında abonelik hizmeti devam etmekteyken davalı şirketin, kendisine sağlam ve çalışır vaziyette teslim edilen kameralardan birine maddi hasar verdiğini ve özellikle 4.14., 6.1., 8.4. Ve 8.5 maddele başta olmak üzere sözleşmeye açıkça aykırı şekilde tüm sistemi söktürdüğünü, ( söküm yetkisi münhasıran müvekkili şirkete ait), bunun üzerine davalının müvekkilinden tekrar montaj talebinde bulunduğunu, müvekkilinin sözleşmenin 3.5. maddesine uygun şekilde servis ücreti talep etmesi üzerine montajdan kaçındığını ve taraflar arasındaki sözleşmeyi 27.03.2025 tarihinde haksız şekilde feshederek — bizzat söktürdüğü kamera sistemini müvekkiline kargoladığını, Kamera sistemi kendisine kargo ile yoluyla gönderilen müvekkilinin, cihazların incelenmesi sonucunda maddi hasarlı olduğunu fark ettiğini ve bunları onararak yeniden çalışır vaziyete getirdiğini, onarım işlemleri ile ilgili davalı şirkete 18.04.2025 tarihli ... numaralı ve 25.552,36-TL bedelli e-fatura düzenlediğini, Davalı tarafından kendisine usulünce tebliğ edilen bu faturaya hiçbir şekilde itiraz edilmediğini, davalı şirketten ilgili faturanın 10.000,00 TL'lik kısmının tahsil edilebildiğini, bu sebeple müvekkili şirketin ekteki cari hesap ekstresinde de belirtilen 15.552,36 TL tutarındaki bakiye alacağının tahsili için ....İcra Dairesi 2025/... E.sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini, Haklı davanın kabulünü, davalının ....İcra Dairesi 2025/... E.sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamını, likit alacağa karşı itirazda haksız ve kötü niyetli davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalıya usulüne uygun tebligat çıkartılmış, ancak davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER:
.... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2025/... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce 15.06.2026 tarihinde Mali Müşavir vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki 01/09/2020 tarihli sözleşmenin sona ermesi üzerine iade edilen ekipmanların eksik ve hasarlı olması sebebiyle meydana gelen zararın tazmini talebiyle başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Somut olayda dava konusu takip dosyasının usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Taraflar arasında 01/09/2020 tarihli sözleşme ile hukuki ilişki kurulmuştur. Sözleşmenin sona ermesi üzerine davalı, davacının ekipmanlarını iade etmekle yükümlüdür. Bu iadeye ilişkin söküm işlemlerinin davacı tarafça yapılacağı sözleşmede kararlaştırılmıştır.
Davalı borçlu, süresi içinde davaya cevap vermemiş ve ticari defterlerini ibraz etmemiştir. Aşamalarda beyanda bulunmuş, ancak savunmaları HMK md. 141 uyarınca savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağına dikkat edilerek değerlendirilmiştir.
Sözleşmenin sona ermesi üzerine söküm işleminin sözleşmeye aykırı olarak davalı tarafça yapıldığı görülmüştür. Davacının tuttuğu tutanak uyarınca kamera ayaklarının hasarlı olduğu ve kablonun eksik olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle davalının iade yükümlülüğünü tam ve doğru olarak yerine getirdiği söylenemez. Davacının düzenlemiş olduğu fatura hasar bedeli, kablo bedeli ve kontrol bedeli olmak üzere üç kalemden oluşmaktadır. Davalının 10.000 TL kısmi ödeme yaptığı ve bakiye alacak için takip yapıldığı anlaşılmıştır. Davacının incelenen ticari defterlerinde takip konusu faturanın kayıtlı olduğu ve taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında faturanın somut dayanağının bulunduğu tespit edilmiştir. Davalının faturanın yalnızca söküm işlemi için düzenlendiği ve fahiş olduğu savunması açıklanan sebeplerle yerinde değildir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, taraflar arasındaki sözleşmenin sona ermesi üzerine davalının iade borcunu tam ve eksiksiz olarak yerine getirmemesi sebebiyle davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalının itirazlarının soyut ve borçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek davanın kabulüne ve alacak likit olduğundan %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline, takibin 15.552,36 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmek suretiyle devamına,
2-3.110,48 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.062,38 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 446,98 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin/nisbi harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 530,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 11.760,80 TL yargılama giderinin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 15.552,36-TL vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine,
6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14.09.2026
Katip ...
¸
Hakim ...
¸