Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği ve kamu kurumuna dolandırıcılık suçlarından verilen kararı, delil tartışması eksiklikleri, tanık dinleme usulü ihlalleri ve istinaf mahkemesinin usuli hataları nedeniyle bozmuştur.
Özet: Yargıtay, sanık hakkında terör örgütü üyeliği ve kamu kurumlarının zararına dolandırıcılık suçlarından verilen mahkûmiyet kararına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi hükmünü, dolandırıcılık suçunda duruşma açılmadan ceza artırımına gidilmesi, önemli tanıkların usulüne uygun dinlenmemesi, temyiz aşamasında gelen yeni delillerin (veri analiz raporu) duruşmada okunup tartışılmaması, UYAP bilgi bankasındaki muhtemel beyanların araştırılıp sahiplerinin tanık sıfatıyla dinlenmemesi gibi esasa ve usule ilişkin önemli eksiklikler ve hukuka aykırılıklar tespit ettiğinden, sanığın kazanılmış hakları saklı tutularak kararın bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/19152 E.  ,  2026/10791 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/223 E., 2022/542 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/58 E., 2020/287 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : 1-TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
2-TCK’nın 158/1-e, 62, 52. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunda suç tarihinin sanığın son maaş aldığı tarih olarak gösterilmesi gerekirken yazılı şekilde ''03.09.2012'' olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden aleyhe istinaf bulunmadığı da göz önüne alınarak yapılan incelemede;
1-)Sanığın kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan eylemine uyan TCK’nın 158/1-e, 62, 52. maddeleri gereğince neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 4.700 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ilk derece mahkemesince verilen hükmün hukuka aykırı olduğunu değerlendiren bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi gereğince duruşma açıp sonucuna göre aynı kanun maddesinin 2. fıkrası gereğince ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurması gerekirken, kanun maddesine yanlış anlam yüklenerek duruşma açmaksızın sanık hakkında TCK 43/1.maddesini de uygulayarak cezasında arttırıma gidip sanığın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis 5.860 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermesi,
2-)Tanıklar ... ., ... ., ... ., ... .'nin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-)Temyiz aşamasında dosyaya gelen Veri Analiz Raporunun 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ... müdafiine okunup veri analiz raporunda sanığın öğretmeni, zümre başkanı olarak belirtilen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile haklarında .../PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılarak, soruşturma yürütüldüğünün tespit edilmesi durumunda söz konusu dosyaların getirtilip incelenmesi ve mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenmeleri sağlanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini lüzumu,
4-)UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak ve ilgili kolluk biriminden sorulmak suretiyle sanık ile ilgili herhangi bir beyan ya da evrak olup olmadığının tespiti ile varsa ifade sahiplerinin tanık sıfatıyla dinlenmeleri suretiyle tüm delillerin 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini lüzumu,
Hukuka aykırı, sanık, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi
uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi gereğince sonuç cezalar yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.