Ziynet alacağı davasında, hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü gereği düğün takıları ile evlilik birliği içinde edinilen ziynetlerin ayrımı yapılmadığından eksik inceleme nedeniyle bozma kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, kadının ziynet alacağı davasında alt mahkemelerin, talep edilen ziynet eşyalarının düğün takısı mı yoksa evlilik birliği içinde birikimle mi edinildiğini netleştirmemesi, hâkimin davayı aydınlatma yükümlülüğüne aykırı davranması ve edinilmiş mal niteliğindeki ziynet taleplerini de doğrudan reddederek kesin hüküm oluşturması nedeniyle hatalı karar verdiğine hükmederek kararları bozmuş; düğün takıları için delillere göre karar verilmesi, birikimle edinilenlerin ise edinilmiş mal niteliğinde olup ziynet alacağı davasına konu edilemeyeceğinden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması gerektiğine işaret etmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/77 E., 2025/1504 K.DAVA TÜRÜ : Ziynet AlacağıİLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 12. Aile MahkemesiSAYISI : 2023/484 E., 2024/59 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından reddedilen davası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:Davacı kadın dava dilekçesi ile bir kısım ziynet eşyalarının erkek tarafından müşterek konuttan alındığını ve kadına iade edilmediğini ileri sürerek ziynetlerin aynen iadesini, aynen iade mümkün olmadığı takdirde bedelinin ödenmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince müşterek konuttan alındığı iddia olunan altınların düğün takıları olup olmadığı yönünde kanaat oluşmadığı, kadın eş tarafından biriktirildiği iddia olunan altınların aile mahkemesi nezdinde ziynet alacağı davasına konu edilemeyeceği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, kadın tarafından talep edilen ziynet eşyalarının, düğünde takılan ziynetlerden olup olmadığı hususunun şüpheden uzak, somut ve tutarlı bir biçimde ispat edilemediği, İlk Derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Somut olayda, davacı kadın gerek duruşmadaki anlatımlarıyla gerekse yargılama sırasında sunduğu beyan dilekçeleriyle bu ziynetlerin ediniliş şekline ilişkin çeşitli açıklamalarda bulunmuştur. Ne var ki, dosya kapsamından talep konusu yapılan ziynet eşyalarından hangilerinin düğün sırasında davacıya takılan ziynetlerden, hangilerinin ise evlilik birliği içerisinde birikim sonucu edinilen ziynetlerden ibaret olduğu açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenememiştir.Hâkimin, uyuşmazlığın sağlıklı biçimde çözümlenebilmesi için tarafların iddia ve savunmalarını açıklattırma ve belirsiz hususları aydınlatma yükümlülüğü bulunduğu kuşkusuzdur. Bu kapsamda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesinde yer alan "hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü" gereğince davacı kadına açıklama yaptırılarak talep edilen ziynet eşyalarından hangilerinin düğünde kendisine takılan ziynetler, hangilerinin ise evlilik birliği içerisinde biriktirilerek edinilen ziynetler olduğu hususu duraksamaya yer vermeyecek biçimde ortaya konulmalı; bu açıklama sonucunda düğünde takıldığı belirlenen ziynet eşyaları yönünden toplanan deliller çerçevesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi, evlilik birliği içerisinde edinildiği belirlenen altınlar yönünden ise bunların edinilmiş mal niteliğinde bulunduğu gözetilerek eldeki davada esasa ilişkin hüküm kurulması mümkün bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu, üstelik edinilmiş mal niteliğindeki talepler yönünden de kesin hüküm oluşturacak şekilde davanın tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.