Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetini, sanığın etkin pişmanlık beyanlarının eksik alınması ve değerlendirilmemesi nedeniyle bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararının istinaf incelemesinden sonra temyiz edilen dosyada, sanığın hükmün kesinleşmesine kadar etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirtmesi üzerine Yargıtay, sanığın duruşmada hazır edilerek ayrıntılı beyanlarının alınması, verdiği bilgilerin örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu doğruluğunun ve faydalılığının ilgili birimlerden sorulması ile sonucuna göre etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılarak bir karar verilmesi zorunluluğu bulunduğundan ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1561 E., 2022/789 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2020/257 E., 2021/467 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Sanık müdafiinin 22.04.2026 tarihli dilekçesinin ekinde sunulan sanığa ait aynı tarihli dilekçesi itibarıyla, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirtmesi karşısında, hükmün kesinleşmesine kadar etkin pişmanlıkta bulunma imkanı da gözetilerek öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek ayrıntılı bir şekilde beyanlarının alınması, daha sonra vermiş olduğu bilgilerin, sanığın örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun doğruluk ve faydalılık durumunun ilgili birimlerden sorulması ile sonucuna göre sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 221/4-2. cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılarak bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.