Ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepli dava.
Özet: Davacı, ticari satıştan doğan alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz etmesi üzerine, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ederken; davalı, davacı ile arasında herhangi bir borç ilişkisi bulunmadığını, yetki itirazını, cari hesap sözleşmesinin yazılı olması gerektiğini ve sunulan belgelerin yetersizliğini ileri sürerek davanın reddini ve kötü niyet tazminatı ödenmesini istemiş; mahkeme, tarafların iddiaları, sunulan deliller ve bilirkişi raporu ışığında hukuki ve mali durumu değerlendirerek bir karara varmayı hedeflemiştir.

T.C.

İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/785 Esas
KARAR NO : 2026/589
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/11/2025
KARAR TARİHİ : 16/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun ödeme emrine haksız ve yersiz itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının borcu olmadığı yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin taahhüt ettiği hazır betonu ... İnş. San. Tic. A.Ş. unvanlı şirketten temin ederek davalıya teslim ettiğini, bakiye alacağın tahsil edilemediğini, teslimata ilişkin sevk irsaliyelerinin ilgili şirketten celbinin gerektiğini, davalının tüm iyi niyetli görüşmelere rağmen borcunu ödemekten imtina ettiğini, süresi içerisinde faturalara itiraz etmeyerek içeriklerini kabul ettiğini, itirazın kötü niyetli ve alacağı sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, zorunlu arabuluculuk sürecinde 2025/... sayılı tutanak ile uzlaşma sağlanamadığını, davalının ödeme acziyeti içerisinde olduğu duyumları nedeniyle borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkul malları üzerine ihtiyaten haciz konulması gerektiğini, davalının icra takibine vaki haksız itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle mahkemenin yetkisine itiraz edildiğini, HMK ve TMK hükümleri uyarınca tüzel kişinin yerleşim yerinin işlerinin yönetildiği yer olduğunu, müvekkili şirketin merkezinin Ankara olması sebebiyle davanın Ankara Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davacı şirket tarafından .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı icra takibine yasal süresi içinde yetki, borç, feriler ve faiz yönünden itiraz edildiğini, davacı ile müvekkili şirket arasında borç doğuran herhangi bir alım satım veya hizmet ilişkisinin bulunmadığını, TTK'nın 89. maddesi gereği cari hesap sözleşmesinin yazılı yapılması gerektiğini, taraflar arasında böyle bir sözleşme mevcut olmadığından davacının cari hesap ekstresine dayanamayacağını, davacının iddia edilen borcu ispatlayacak herhangi bir fatura veya sözleşme sunmadığını, icra takibinde dayanılmayan belgelerin itirazın iptali davasında delil olarak kullanılamayacağını, davacının ticari defterlerine ve diğer delillerine muvafakat edilmediğini, davacının haksız ve kötü niyetli icra takibi başlatması nedeniyle İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi uyarınca alacak miktarının yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, muavin defter, faturalar, ... İnş. San. Tic. A.Ş.'den temin edilen sevk irsaliyeleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından 23/04/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Dava konusu; davacı tarafından, davalıdan olan 258.063,00 TL tutarındaki cari hesap alacağının tahsili amacıyla .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından borca, fer'ilerine ve tüm fer'i haklara yönelik olarak ileri sürülen haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalının kötü niyetli itirazı nedeniyle alacağın *620'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve alacağın tahsilinin teminat altına alınabilmesi amacıyla davalının tespit edilecek menkul ve gayrimenkul malları üzerine borca yeter miktarda ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi talebinden ibaret olduğu, Davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2024 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının 2024, 2025 yılları envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davacı 2024, 2025 yıllarında E- Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2024, 2025 yıllarına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların davacının yasal ticari defterlerinde 120 Alıcılar hesabı altında muhasebe usul ve esaslarına uygun kaydedildiği; bu işlemler neticesinde davacının faturalardan kaynaklı olarak takip tarihi (04.09.2025) itibariyle davalıdan 258.063,00 TL tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Davalı 13/04/2026 günü saat 14:00'te Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, Dosya kapsamındaki inceleme neticesinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş olan faturaların davacı şirketin yasal ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu tespit edilmiş, söz konusu faturaların içerikleri incelendiğinde “... ...” a ilişkin olduğu görüldüğü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin 2. Fıkrası uyarınca, bir mal veya hizmetin teslimine ilişkin olarak düzenlenmiş faturalara, faturanın tebliğinden itibaren sekiz gün içinde yazılı olarak itiraz edilmemesi hâlinde, fatura içeriğinin kesin delil niteliği kazanacağı hükme bağlandığı, aynı şekilde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi gereği, taraflar arasında usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerin, davayı açan taraf lehine delil oluşturacağı hüküm altına alındığı, incelenen dosyada, davalı tarafa tebliğ edilen söz konusu faturaların hiçbirine, TTK m.21/2'de öngörülen yasal süre içerisinde yazılı bir itirazın yapılmadığı anlaşıldığı, yine fatura içerikleri kapsamında, davacı tarafın dava dilekçesinde taahhüt ettiği hazır betonu üçüncü kişi ... İnş. San. Tic. A.Ş.'den temin ederek davalıya teslim ettiğini beyan ettiği, dosyada yer alan sevk irsaliyelerinin ... İnş. San. Tic. A.Ş. tarafından davacı adına düzenlenmiş olduğu, bu kapsamda faturalar üzerinde yer alan irsaliye numaraları ile uyumlu şekilde 25.09.2024 tarihli faturaya konu malların ... numaralı, 26.09.2024 tarihli faturaya konu malların ... numaralı, 28.09.2024 tarihli faturaya konu malların ... numaralı, 01.10.2024 tarihli faturaya konu malların ... numaralı, 02.10.2024 tarihli faturaya konu malların .... numaralı, 04.10.2024 tarihli faturaya konu malların ... numaralı, 06.10.2024 tarihli faturaya konu malların ... — numaralı, — 07.10.2024 tarihli“ faturaya konu — malların ... — numaralı, — 10.10.2024 — tarihli“ faturaya konu — malların ... numaralı ve 12.10.2024 tarihli faturaya konu malların ... numaralı sevk irsaliyeleri ile ilişkilendirildiği, söz konusu irsaliyelerde malzeme tanımının “... ...” olduğu, teslimlerin mikserli şekilde ve belirli metrajlar üzerinden gerçekleştirildiğinin kayıt altına alındığı görüldüğü, bu kapsamda, faturaların içeriği ve bedelinin davalı tarafından zımni olarak kabul edildiği şeklinde yorumlandığı, ayrıca, fatura içeriğiyle ilgili herhangi bir iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden bir çekince beyanı da dosyada mevcut olmadığı, sonuç olarak, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının bilgisi ve rızası dahilinde düzenlenmiş olduğu, bu faturaların dayanağını oluşturan sevk irsaliyeleri ile birlikte değerlendirildiği ve yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle fatura içeriklerinin davalının bilgisi dahilinde olduğu, Neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve cari hesap alacağını oluşturan faturaların davacının ticari defter ve muhasebe kayıtlarında yer aldığı, söz konusu faturalardan kaynaklı olarak davacının takip tarihi (04.09.2025) itibariyle davalıdan 258.063,00 TL alacaklı olduğu," şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Mahkememizin 16/09/2026 tarihli celsesinde davacı vekili beyanında; Bugün tarihli feragat dilekçesi sunduk, dilekçemiz doğrultusunda davamızın kabulüne karar verilmesini talep ederiz, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 16/09/2026 tarihli celsesinde davalı vekili beyanında; Davacının feragati doğrultusunda karar verilmesini talep ederiz, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz bulunmamaktadır, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Her ne kadar davacı tarafından davalı aleyhine itirazın iptali davası açılmış ise de; davacı vekili tarafından sunulan 16/09/2026 tarihli dilekçe ile; davadan feragat ettiklerini, davalı vekili tarafından sunulan 16/09/2026 tarihli dilekçe ile; davacının davadan feragati üzerine yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını bildirdiği, feragat doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği, davacının dosyada mevcut vekaletnamesinin incelenmesinde davacı vekilinin feragata ilişkin yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından, feragat beyanı kesin hükmün sonuçlarını doğuran irade beyanı olduğundan, davaya konu hakkın özüne ilişkin vaki feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre davadan feragat muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 488,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 2.628,76-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran tarafa iadesine,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davalı tarafça yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinde bulunmadığı için bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen okundu, anlatıldı. 16/09/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır