Sigorta şirketinin yasal sınırın üzerinde alkollü sürücünün neden olduğu trafik kazası sonucu ödediği hasarı kendi sigortalısından rücuen tahsil etmek için başlattığı icra takibine itirazın iptali davası ve görevli mahkeme tespiti.
Özet: Bu hukuki evrak, bir sigorta şirketinin, sigortalısına ait aracın yasal sınırın üzerinde alkollü sürücü tarafından sebebiyet verilen zincirleme trafik kazasında mağdur üçüncü şahsa ödediği hasar tazminatını, Karayolları Trafik Kanunu ve sigorta poliçesi genel şartları uyarınca rücuen tahsil etmek üzere başlattığı icra takibine yapılan haksız itirazın iptali talebiyle açılan davayı konu almaktadır. Sigorta şirketi, sürücünün %100 kusurlu ve yüksek promil alkollü olduğunu, ödenen tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemekte olup, mahkeme ise uyuşmazlığın niteliği ve davalıya ait aracın hususi kullanımı nedeniyle Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde görevli mahkemenin tespitini değerlendirmektedir.

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1690 EsasKARAR NO : 2026/593DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ : 15/09/2026KARAR TARİHİ : 17/09/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket sigortalısı davalı adına kayıtlı ... plakalı aracın ... poliçe numarası ile sigortalandığını, dava dışı sürücü ... yönetimindeki aracın 07.10.2023 tarihinde İstanbul ... ... Mahallesi ... Caddesi üzerinde seyir halindeyken önündeki ... plakalı araca çarpması sonucu ... plakalı araçların da zarar gördüğü zincirleme trafik kazasına sebebiyet verdiğini, polis ekiplerince yapılan alkol testinde sürücünün 2.30 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, kaza tespit tutanağı ve fotoğraflardan sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun anlaşıldığını, mağdur ... plakalı araçta meydana gelen zarar nedeniyle sigorta şirketince toplam 16.765,00 TL hasar tazminatı ödendiğini, sürücünün yasal sınırın üzerinde alkollü olması nedeniyle ödenen bu tutarın rücuen tazmin edilmesinin zorunlu hale geldiğini, Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesi ve sigorta poliçesi genel şartları gereğince müvekkil şirketin ödemek zorunda kaldığı tazminatı kendi sigortalısına rücu etme hakkının doğduğunu, ZMMS yönetmeliğinde yapılan değişiklikler sonrasında rücu için kazanın münhasıran alkol etkisiyle meydana gelmiş olması şartının aranmadığını, yasal sınırın üzerinde alkollü araç kullanımının yeterli kabul edildiğini, ... BAM 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/1114 E. -2022/929 K. sayılı 06.06.2022 tarihli kararında da belirtildiği üzere kazanın yasal sınırların üzerinde alkollü sürücü tarafından meydana gelmesi halinde rücu koşullarının gerçekleştiğini, ödenen 16.765,00 TL tutarındaki hasar tazminatının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilinin gerektiğini, alacağın tahsili amacıyla .... İcra Dairesi 2025/... E. sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalıların haksız itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalıların itirazlarının hukuka aykırı olduğunu belirterek davalının 16.765,00 TL TL asıl alacak ve 1.326,96 TL takip öncesi işlemiş faiz yönünden haksız itirazlarının iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Mahkememizce incelenen tüm dosya kapsamına göre; Dava, sigorta şirketinin, yasal sınırın üzerinde alkollü olan sürücünün neden olduğu kaza dolayısıyla mağdur üçüncü kişiye ödediği hasar tazminatını kendi sigortalısından rücu etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır.Görev hususundaki ihtilafın çözümü için, mülga 4077 sayılı Kanunla 5464, 6102 ve 6502 sayılı kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve Tüketici Kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir. Davalıya ait ... plakalı aracın tescil bilgilerinin UYAP üzerinden sorgulanması sonucunda aracın kullanım amacının hususi olduğu anlaşılmıştır.Yargıtay (Kapatılan)17. Hukuk Dairesi'nin 2015/5263 Esas-2018/7645 Karar sayılı 11.09.2018 tarihli kararı ile; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesinin görevli kılındığı, taraflar arasında akdi bir ilişki olduğu, davalının sorumluluğunun kaynağının davacıyla yaptığı kasko sigorta sözleşmesi olduğu, görev konusu kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerektiği, davalı şirket ile davacı arasındaki ilişki ise 6502 sayılı Kanun'un 3/1 maddesi kapsamında kalan tüketici işlemlerinden kaynaklandığı, bu nedenle davacının açtığı tazminat davasında Tüketici Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Dava konusu olayda uyuşmazlık, sigorta şirketinin, yasal sınırın üzerinde alkollü olan sürücünün neden olduğu kaza dolayısıyla mağdur üçüncü kişiye ödediği hasar tazminatını kendi sigortalısından rücu etmek amacıyla başlatılan takipten kaynaklanmakta olup; davacı taraf ticaret şirket olsa da davalı tarafın gerçek kişi olduğu, davaya konu aracın kullanımının hususi olduğu, davalının davacı sigorta şirketi ile tüketici sıfatıyla sigorta sözleşmesi imzaladığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olmadığı anlaşılmıştır. Bu haliyle uyuşmazlığın, anılan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/1 ve 83/2. maddeleri uyarınca, tüketici mahkemesi tarafından çözüme kavuşturulması gerekmektedir.Görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 2. madde, TTK 5. Maddesi ve 6502 sayılı yasanın ilgili maddeleri gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Tüketici Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL TÜKETİCİ MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına resen karar verilmesine, 3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine,Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/09/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır