Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkûmiyetin, tanık beyanları, etkin pişmanlık hükümleri ve UYAP araştırmasındaki eksiklikler nedeniyle bozulmasına ilişkin Yargıtay kararı.
Özet: Yüksek Mahkeme, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararını, sanığın örgüt içindeki konumuna ilişkin beyanların usulüne uygun incelenip duruşmada tartışılmaması, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında bilgi veren sanığın beyanının hukuki mahiyeti ve sonuçları tam hatırlatılarak yeniden alınmak suretiyle uygulanıp uygulanmayacağının yeterince değerlendirilmemesi ve UYAPta sanık hakkındaki ilgili bilgilerin araştırılmaması gibi eksik inceleme ve hukuki hatalar nedeniyle bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/22001 E.  ,  2026/10594 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1305 E., 2022/839 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/313 E., 2021/281 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53... /9. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A. Sanık hakkında gerek yargılama aşamasında dosyada mevcut olduğu ve gerekse dosyaya hükümden sonra girdiği anlaşılan ve sanığın örgüt içindeki konumuna ilişkin beyanlar içeren şüpheliler ... ve ... ait ifade ve teşhis tutanaklarının 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunduktan ve diyecekleri sorulduktan ve ifade sahiplerinin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan ve bu şahıslar hakkında araştırma yapılarak silahlı terör örgütü ile alakalı açılmış soruşturma veya kovuşturma dosyaları bulunması halinde bu dosyaların getirtilerek 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup ve diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
B. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı ilamı ve Dairemizin 15.03.2023 tarih, 2021/11368 esas, 2023/1293 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin içeriği dikkate alındığında, kanun koyucunun, izlenen suç politikası gereğince suç örgütleriyle etkin mücadele edebilmek amacıyla, örgüt  kurucu, yöneticiler ve üyelerinin örgütten ayrılmalarını ve örgütü deşifre ederek, örgüt bünyesinde işlenen suçların ve faaliyet gösteren faillerin yakalanmasını sağlamalarını, örgütten ayrılan bu kişilerin cezalandırılmasından daha faydalı gördüğü anlaşılmaktadır. Örgüt üyesi olan sanığın etkin pişmanlıkta bulunması halinde hakkında uygulanabilecek hükümler, 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarıdır.
5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi açısından sanığın gönüllü olarak teslim olduktan sonra etkin pişmanlık kapsamında kendisinin örgütle olan bağını ve örgüt mensupları ile örgütün faaliyetleri ile bu faaliyetler kapsamında işlenen suçlara ilişkin bilgi verme yükümlülüğü bulunmaktadır, ancak 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin ikinci fıkrasındaki etkin pişmanlık kapsamında sanıkların bu anlamda bilgi verme yükümlülükleri bulunmamaktadır.
5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesine göre sanık hakkında yakalama kararı olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır. Bu fıkra hükümlerinin uygulanması bakımından gönüllü olarak mı bilgi verdiği yoksa yakalandıktan sonra mı bilgi verdiği önemlidir. Gönüllü olarak teslim olduktan sonra etkin pişmanlık kapsamında bilgi vermesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddenin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanması; yakalandıktan sonra bilgi vermesi halinde ise 5237 sayılı Kanun'un 221. maddenin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi uygulanması gerektiği madde metni ve gerekçesinden açıkça anlaşılmaktadır.
5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinin uygulanabilmesi için ise, sanık örgütün kurucusu, yöneticisi, üyesi ya da örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden konumunda olmalı, kendi gönüllü teslim olmayarak yakalanmalı ve örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermelidir.
Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde;
Dosya içerisinde yer alan ifade ve duruşma tutanaklarına göre; etkin pişmanlık kapsamında örgütte kaldığı süre, örgüt içindeki konum ve faaliyetlerine uygun bilgiler veren sanığa, 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri, hukuki mahiyeti ve sonuçları tam olarak hatırlatılarak yeniden beyanının alınması suretiyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılıp sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
C. UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığının da araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, olanaklı ise duruşmada tanık sıfatıyla dinlenilmeleri, olanaklı değil ise beyanlarının CMK’nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulmasından sonra dosyanın bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.