Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, karşılıklı boşanma ve ziynet iadesi davasında kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatlara ilişkin temyiz itirazlarını değerlendirerek bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.
Özet: Temyiz incelemesi sonucunda, karşılıklı boşanma davasında erkeğin kusur belirlemesine yönelik temyiz dilekçesi, istinaf sürecinde süresinde başvurulmadığı gerekçesiyle reddedilmiş; bölge adliye mahkemesinin, erkeğin ağır, kadının ise az kusurlu olduğu yönündeki kararı, erkeğin evin ihtiyaçlarını karşılamadığı ve kadına isnat edilen terke dayalı kusurların boşanma nedeni sayılamayacağı vakıaları gözetilerek onanmış, tarafların diğer temyiz itirazları ise reddedilmiştir.
2. Hukuk Dairesi         2026/1300 E.  ,  2026/7429 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/75 E., 2025/1651 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Eşyalarının İadesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karabük 1. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/743 E., 2024/982 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi ve aleyhe hükmedilen vekâlet ücreti yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, aleyhe hükmedilen yoksulluk nafakası ile tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
1.Davalı-davacı erkeğin kusur belirlemesine yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu halde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından birleşen davanın kabulü, vekalet ücreti, nafaka ve tazminatların miktarı yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise katılma yoluyla kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatlar yönünden istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin istinaf başvurusunun süre yönünden reddine, kadının istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile kadın yararına hükmedilen nafaka ve tazminatların miktarının artırılmasına karar verilmiştir. O halde İlk Derece Mahkemesince belirlenen kusur erkek tarafından süresinde istinaf edilmemekle, kusurlar erkek yönünden kesinleştiğinden ve istinaf edilmeyen yönler temyiz edilemeyeceğinden erkeğin kusur belirlemesine ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Kadın vekilinin tüm, erkek vekilinin reddedilen yön dışında diğer yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle erkek tarafından terk hukuki nedenine dayalı açılmış bir dava bulunmadığından ve fiili ayrılık tek başına boşanma nedeni sayılamayacağından dolayı kadına "Alanya'ya müşterek çocuğun yanına gidip bir daha geri dönmediği" vakıasının kusur olarak yüklenemeyeceğinin, öte yandan erkeğin evin ihtiyaçlarını karşılamadığı vakıası dosya kapsamından sabit olmakla kadına "tuhafiye ve markete borç yaptığı" vakıasının da kusur olarak yüklenmesinin isabetli olmadığının, kabul edilen ve gerçekleşen kusurları uyarınca yine de boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı -davacı erkek vekilinin kusur belirlemesine yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2.Davacı -davalı kadın vekilinin tüm, davalı -davacı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının ise reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.