İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinde ekonomik zorluklar nedeniyle açılan konkordato davasının, davacı şirketin feragat etmesi üzerine reddedilmesi ve tüm tedbirlerin kaldırılması kararı.
Özet: Ekonomik sıkıntılar ve sektördeki yavaşlama gibi nedenlerle ödeme güçlüğüne düşerek konkordato talep eden ve borçlarını 36 ay vadede %25 faizle ödeme projesi sunan davacı şirket, yargılama aşamasında vekilinin davadan tamamen feragat etmesi üzerine, mahkeme tarafından şirketin borca batık olmadığına dair komiser raporu da göz önünde bulundurularak konkordato talebinin reddine, tüm ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına ve konkordato komiser heyetinin görevine son verilmesine karar verilmiştir.

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/906 Esas
KARAR NO : 2026/646
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ : 25/06/2025
KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ... Şirketi'nin 29.11.2017 tarihinde İstanbul'da kurulduğunu, ... Sk. A Blok No: 25 adresinde faaliyet gösterdiğini, Kayıtlıdır. Şirketin ... Mah. ... Sokak No: 2 adresinde şubesi bulunduğunu, hırdavat ve inşaat malzemeleri ticareti ile iştigal ettiğini, 31.05.2025 tarihi itibarıyla 3.000.000,00 TL sermayeye sahip olduğunu, şirket ortağı ...'un şirketin tüm borçlarına müteselsil kefil olduğunu, müvekkillerin bankacılık sektöründeki kredi daralması, yüksek faiz oranları, döviz kurlarındaki artışlar ve inşaat sektöründeki yavaşlama gibi ekonomik sebeplerle ödeme güçlüğüne düştüğünü, ancak şirket ve şahsın malvarlığı ile kârlılık potansiyeli gözetildiğinde konkordato projesinin başarıya ulaşabileceğini, müvekkil şirketin toplam borcunun 113.176.969,86 TL olduğunu, ...'un şahsi borcunun 2.427.175,00 TL ve kefalet tutarının 4.595.206,14 TL olduğunu, konkordato projesi kapsamında borçların 36 ay vadeyle ve 3'er aylık eşit taksitler halinde ödenmesinin planlandığını, adi borçlar için %25 faiz ödeneceğini, iflas durumunda alacaklıların alacaklarını tahsil etme imkanının çok daha düşük olacağını, İİK m. 286 uyarınca gerekli tüm belgelerin eksiksiz sunulduğunu, müvekkillerin malvarlığının korunması amacıyla öncelikle 3 aylık geçici mühlet kararı verilmesini, bu sürenin gerekirse 2 ay daha uzatılmasını, geçici mühlet kararının ilan edilmesini, müvekkiller aleyhine yeni takip yapılmasının yasaklanmasını, mevcut takiplerin durdurulmasını, ihtiyati haciz ve e-haciz kararlarının kaldırılmasını, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplerde satışların durdurulmasını, leasingli malların muhafazasının önlenmesini, keşide edilen çeklere karşılıksızdır şerhi yazılmasının engellenmesini, banka hesaplarına bloke konulmasının yasaklanmasını, üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakların haczedilmesinin önlenmesini, konkordato komiseri tayin edilmesini, yargılama sonunda kesin mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdikini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizce mühlet verilmiş ve konkordato komiseri atanmıştır.
Davacı vekilinin uyap üzerinden ibraz edilen 03.09.2026 tarihli dilekçesi ile, müvekkili şirket hakkında yürütülen konkordato davasından feragat ettiğini bildirmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava: 7101 Sayılı Kanun ile Değişik İ.İ.K.nun 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici, kesin konkordato mühleti verilmesi ve sonucunda konkordatonun onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
Mahkememizin 07.09.2026 tarihli kararı ile, feragat nedeniyle karar verilmeden önce, konkordato komiserlerinden davacı şirketin borca batık olup olmadığı hususunda rapor alınmasına karar verilmiştir.
Konkordato komiserleri tarafından sunulan 14.09.2026 tarihli rapor ile; şirketin 31.07.2026 tarihli kaydi değerleri itibarıyla borca batık olmadığını, ancak 280 no. lu hesapta yer alan 24.355.540,22 TL tutarındaki varlığın mahiyetinin doğrulanamadığını, bu nedenle geri kazanılabilir değerin belirsiz kaldığını, rayiç değerler esas alındığında borca batıklık konusunda kesin kanaat oluşturulamadığını, varlıkların gerçek değerlerinin tevsik edilmesinin zorunlu olduğunu, nihai borca batıklık tespitinin mahkemece yapılması gerektiğini, hukuki takdirin mahkemeye ait olduğunu, feragat ve mühletin sonuçlarının değerlendirilmesi gerektiğini, iflas sebeplerinin incelenmesinin mahkemenin yetkisinde bulunduğu belirtilmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde feragat yetkisi olduğu anlaşılmıştır.
Feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.
Bu itibarla davacı vekilinin vaki feragatleri nedeni ile, mevcut finansal verilerine göre davacı şirketin borca batık olmadığı da dikkate alınarak feragat nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Feragat nedeni ile davanın REDDİNE,
Mahkememizce verilen tüm tedbir kararlarının 15/09/2026 tarihi itibarıyla kaldırılmasına,
Konkordato komiser heyetinin görevlerine 15/09/2026 tarihi itibarıyla son verilmesine,
Kararın ilanına ve ilgili yerlere müzekkere yazılmasına,
2-Alınması gerekli başlangıçta peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve İstinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/09/2026
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır