Adana Bölge Adliye Mahkemesinin trafik kazası sonucu ölüm ve yaralanmadan kaynaklı maddi ve manevi tazminat davası istinaf incelemesi.
Özet: Bir trafik kazası sonucu bir kişinin hayatını kaybetmesi ve diğer bir kişinin %32 oranında engelli kalması üzerine açılan haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında, davacılar (ölenin desteğinden yoksun kalan çocukları ile yaralanan kişi), sürücünün kusurlu olduğu ve ceza mahkemesinde mahkumiyet aldığı gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat talep etmiş; davalı sigorta şirketi ise sorumluluğun kapsamı, teminat limitleri ve tazminat hesaplama yöntemleri konusunda itirazlarda bulunmuş; ilk derece mahkemesi, desteğin yoksun kalma tazminatı taleplerini reddederken, ölenin çocukları için bireysel davalıdan önemli miktarda manevi tazminata hükmetmiştir.

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/3041 - 2026/2255

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/3041
KARAR NO : 2026/2255
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/06/2024
NUMARASI : 2021/231 Esas, 2024/520 Karar
DAVACILAR : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVA : Haksız Fiilden Kaynaklanan Tazminat
KARAR TARİHİ : 15/09/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/09/2026
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.06.2024 tarih ve 2021/231 Esas, 2024/520 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 11/02/2017 günü sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı minibüsün müvekkilleri ... ile kardeşi ...'ya çarpması neticesinde ölümlü ve yaralanmalı kazanın meydana geldiğini, ...'in vücudunda %32 özür oran meydana geldiğini, müteveffa ...'nın ise kazaya bağlı gelişen komplikasyonlar sonucunda 22.03.2017 tarihinde vefat ettiğini, .... Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2017/131 E. sayılı davada sürücü ...'ın mahkumiyetine hükmedildiğini, müteveffa ...'nın vefatı nedeniyle çocuklarının destekten yoksun kaldıklarını, büyük maddi ve manevi sıkıntılar içine girdiklerini, yaralanan ...'in ise geçici iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybına ve yüksek tedavi giderlerine maruz kaldığını, müteveffa ...'nın çocukları için, ...'dan; ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile 1.000TL maddi 50.000 TL manevi tazminat, ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile 1.000TL maddi 50.000TL manevi tazminat, ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile 1.000 TL maddi 50.000TL manevi tazminat talep ettikleri, müteveffa ...'nın çocukları için, ... Sigorta A.Ş'den ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile 1.000TL maddi tazminat, ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile 1.000TL maddi tazminat, ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile 1.000,00TL maddi tazminat talep ettikleri, müvekkil ... için, ...'dan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile 1.000TL maddi 50.000TL manevi tazminat, ... Sigorta AŞ.'den fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile 1.000 TL maddi tazminat talep ettikleri, ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar gereğince 10.000 TL cenaze giderlerinin ödenmesini de talep ettikleri, davacı vekili 22.09.2021 tarihli ön inceleme duruşma tutanağında maddi tazminat içeriğini “davacı ... için 500,00TL geçici ve 500,00TL kalıcı iş görmezlik tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirkete başvuru şartının gerçekleşmediğini, davaya ilişkin delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, müteveffanın ve kasko sigortalı aracın sürücü olarak bulunduğu aracın kusurunu ve bunun sonunda bir zararın oluştuğunu ispatlaması gerektiğini, müvekkil kurumun sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, sosyal güvenlik kurumunun ödemiş olduğu tazminat varsa tespit edilerek ödenecek tazminattan düşülmesi gerektiğini, müvekkil şirketin temerrüdünün bulunmadığını, Yargıtay kararları gereği trh 2010 hesap tablosuna göre tazminat hesabı yapılması gerektiğini, öncelikle davacı kusur durumunu tespit edebilmek adına ve ceza dosyasında uzlaşma mevcutsa müvekkil şirketin sorumluluğu olmayacağı için ceza dosyasının celbini, kaza tarihi itibariyle müvekkil şirketin poliçe vadesinde gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmasını, araç satışı mevcutsa araç satışına ilişkin belgelerin sunulmasını talep ettiğini, müvekkil şirketin kaza tarihi itibariyle yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik-bakıcı ve tedavi giderleri-yol masrafı sorumluluk kapsamında bulunmadığını iddia ettiğini, aleyhe hüküm tesis edilmesi halinde davacının maluliyet ile ilgili tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle maluliyet oranını ve malül kaldığını tam teşekküllü hastane raporları ile kaza tarihi ile illiyetli olmak kaydı ile belgelendirmesi gerektiğini, dosyanın ... Adli Tıp Kurumu ilgili 3. İhtisas dairesine sevkini güncel mevzuata uygun rapor düzenlenmesini ve davacının bizzat muayene edilmesini, kusur durumunun şüpheye mahal vermemesi adına ... Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından kusur raporu düzenlenmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; davacılar ..., ..., ... destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine; davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine; davacı ...'in 2.639,03 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 384.938,01 TL sürekli iş göremezlik tazminatı toplamı 387.577,04 TL tazminat talebinin kabulü ile, davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kabulü ile, 50.000,00TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davacıların cenaze ve defin gideri taleplerinin kısmen kabulü ile, 2.488,50TL 'nin davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı sigorta şirketi vekili; kusura ilişkin çelişkiler giderilmeksizin hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu, geçici iş göremezliğin sorumluluk kapsamında bulunmadığını, SGK tarafından davacıya yapılan ödemelerin dikkate alınması gerektiğini, cenaze giderlerinin poliçe teminatı kapsamında olmayıp aleyhe hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu, pasif dönem hesaplamasında esas alınan gelirin hatalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçe limit tutarı ile sınırlı sorumlu olduğu belirtilmişse de poliçe limiti tutarının açıkça belirtilmemiş olup bu hususun hükmün icrasında karışıklığa yol açması nedeniyle hüküm kısmına poliçe limiti tutarının da eklenmesi gerektiğini, gerekçeli kararda müvekkili aleyhine hükmedilen vekalet ücreti, yargılama gideri, harç ve sair ferilerin de poliçe limiti olan 410.000,00 TL'ye göre oranlanarak hesaplanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen ölümlü ve yaralamalı trafik kazası sonucu açılmış olan destekten yoksun kalma tazminatı, geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Kusur raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde;
Dosya arasında mevcut kaza tespit tutanağında kusur tespitinin yapılmadığı görülmüştür.
... Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/14193 soruşturma sayılı dosyasında alınan 27.03.2017 tarihli trafik bilirkişi raporunda minibüs sürücüsü ...'ın yaya geçidinde yayalara geçiş hakkı vermediğinden asli oranda, yayaların araçlara dikkat etmemeleri sebebiyle tali kusurlu oldukları belirtilmiştir.
....Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/131 Esas sayılı dosyasında alınan 04.10.2017 tarihli raporunda davalı sürücü ...'ın asli oranda, yayaların tali oranda kusurlu oldukları belirtilmiştir.
İşbu dosyada alınan 22.11.2022 tarihli ATK raporunda davalı sürücü ...'ın yaya geçidi üzerinden geçmekte olan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususa riayet etmediğinden, geçmekte olan yayalara zamanında etkin fren tedbiri almadığından dolayı %70 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece aldırılan raporun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu gibi ceza dosyasından alınan rapor ile de uyumlu olduğu, aralarında çelişki olmadığı anlaşıldığından kusur oranın yanlış tespit edildiğine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda PMF yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacının zararının belirlendiği anlaşılmaktadır.
Davalı vekili tarafından pasif dönem hesaplamasında esas alınan gelirin hatalı olduğunu belirtmiş ise de hesap raporunda esas alınan TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle pasif dönem hesabında AGİ hariç bilinen son asgari ücret esas alınmıştır bakiye zararın hesaplandığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Geçici iş göremezlik giderinin teminat dışı olduğuna yönelik istinaf sebebi yönünden yapılan incelemede;
Davalı sigorta vekili müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını ileri sürmüş ise de, 09/10/2020 günlü resmi gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı dikkate alındığında davacının zararının belirlenmesinde 01/06/2015 günlü ZMSS genel şartlarının dikkate alınamayacağı anlaşılmaktadır. Bu yönüyle davacının tedavi sürecinde uğramış olduğu geçici iş görmezlik zararının davacının gerçek zararı niteliğinde olduğu, dolayısıyla davalı sigorta şirketi tarafından davacının uğramış olduğu bu zararın karşılanması gerektiği anlaşıldığından bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamakla, buna dair istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.(Aynı yönde Yargıtay 17. HD'nin 2019/6271 E-2020/8104 K sayılı 03/12/2020 günlü kararı)
Davalı sigorta şirketi vekilinin cenaze ve defin giderine yönelik istinafının incelenmesinde:
Davalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesi ile cenaze giderlerinin poliçe teminatı kapsamında olmayıp aleyhe hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu belirterek bu yöndeki davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirttiği anlaşılmakla, cenaze ve defin giderlerinin belediyelerce ücretsiz olarak karşılandığı hususunun bilindiği, öte yandan Yargıtay 4. HD'nin yerleşik içtihatlarına göre cenaze giderleri; ölümle doğrudan doğruya ilgili bulunan giderlerden ibaret olup ölenin taşınması, yıkatılması, gömülmesi, mezarlık ücreti gibi giderleri kapsar. Bu bağlamda; taziye teşekkür giderleri, yemek giderleri, mevlit gideri v.s gibi zorunlu olmayan cenaze merasimi giderlerinin kendi değerlerine, yerel örf ve adetlerine göre yaptığı özel giderlerden davalının sorumlu olmadığı, davacıların bunların dışında özel bir cenaze ve defin gideri yaptığına dair dosyada delil olmadığı anlaşılmakla mahkemece bu yöndeki talebin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması hatalı bulunmuştur. Davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin kabulü gerekmiştir.
Teminat limitine yönelik istinaf yönünden yapılan incelemede;
Davalıya sigortalı sürücünün kullandığı aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinde; ölüm ve sakatlanma kişi başına teminat limiti 330.000,00 TL olarak belirtilmiştir.
Mahkemece hüküm kurulurken hükümde limit (yani sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar) gösterilmeden sadece limitle sorumlu olarak denilerek karar verilmiştir. Bu yönüyle hükmün düzeltilmesi gerekmiştir. Yine yargılama giderleri de davalının sorumluluğu ile sınırlı tutularak yeniden düzenlenmiştir.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABUL - KISMEN REDDİ ile,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.06.2024 tarih ve 2021/231 Esas, 2024/520 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Davanın maddi tazminat yönünden KISMEN KABULÜ İLE;
-Davacılar ..., ..., ... destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin REDDİNE,
-Davacı ...'in 2.639,03 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 384.938,01 TL sürekli iş göremezlik tazminatı toplamı 387.577,04 TL tazminat talebinin kabulü ile, davalı sigorta şirketi 330.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-Davacı ...'in cenaze ve defin gideri taleplerinin KISMEN KABULÜ ile, 2.488,50 TL'nin davalılardan ...'dan tahsili ile bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Davanın manevi tazminat yönünden KISMEN KABULÜ İLE,
-Davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-Davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-Davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-Davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
4-a-)Harçlar Kanunu uyarınca davalılardan alınması gereken 38.088,09 TL karar harcından, peşin yatırılan 3.722,90 TL harç ile ıslah olarak yatırılan 6.666,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 27.699,19 TL harcın (davalı sigorta şirketinin 16.086,49 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken veya müteseselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,
b-)İlk derece mahkemesince 12.06.2024 günlü karar ile davalılardan tahsiline karar verilen harcın davalılardan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, dairemiz kararına göre yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsup edilmesine, fazla yatan kısmın iadesine,
5-Davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 3.722,90 TL peşin harcı ile 6.666,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 10.448,20 TL harç ile davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 7.402,95 TL tebligat, posta, bilirkişi, Adli Tıp Kurumu faturaları ücreti olmak üzere toplam 17.851,15 TL yargılama giderinin; 17.513,88 TL'nin (davalı sigorta şirketi bu miktarın 16.950,00 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Maddi tazminat yönünden kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 62.410,48 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı sigorta şirketi bu miktarın 52.800,00 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak üzere) kendisini vekil ile temsil ettiren davacı tarafa verilmesine.
7-Maddi tazminat yönünden reddedilen dava değeri üzerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine,
8-Davacı İbtisam'ın manevi tazminat davası yönünden kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
9-Davacı ...'ın manevi tazminat davası yönünden kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
10-Davacı ...'ın manevi tazminat davası yönünden kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
11-Davacı ...'ın manevi tazminat davası yönünden kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
12-6325 sayılı kanunun 18/A-14 maddesi uyarınca arabuluculuk aşamasında Devlet tarafından sarf edilen 1.400,00-TL arabulucu ücretinin; 1.367,53 TL'sinin davalı sigorta şirketinden tahsili ile Hazineye irat kaydına,
13-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,
İstinaf giderleri açısından;
14-Davalı sigorta şirketi tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
15-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
16-Davacılar tarafından yapılan 1.175,00 TL istinaf yargılama ve dosya gönderme ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
17-Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 300,00 TL istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.15/09/2026
Başkan Üye Üye Katip
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.