İş mahkemesince ilköğretim okulunda temizlik görevlisi olarak çalışan personelin sigorta başlangıç tarihi ve kesintili hizmet süresinin tespitine ilişkin davanın temyiz edilmesi.
Özet: Bir ilkokulda temizlik görevlisi olarak 2004-2010 yılları arasında çalıştığını iddia eden davacı, resmi sigorta kayıtlarındaki kesintili hizmet dökümlerine ve daha geç başlayan sigorta girişine rağmen, işe başlangıç tarihinin 2004 olarak tespiti ve eksik bildirilen 812 hizmet gününün tamamlanması talebiyle dava açmıştır. Yerel mahkeme davacının talebini kısmen kabul ederek başlangıç tarihini 2004 olarak belirleyip eksik günleri tespit etmiş, ancak davalıların temyizi üzerine üst mahkeme, sigorta bildirimlerinin resmi kayıtlara göre 2006da başladığını belirterek yerel mahkeme kararını bozmuştur.
10. Hukuk Dairesi         2025/2582 E.  ,  2026/5395 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2023/26 E., 2024/519 K.
Mahkeme kararı davacı ve davalı ... ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.03.2004 -26.02.2010 tarihleri arasında .. ... Bakanlığı'na bağlı .. ... .. .. .. İlköğretim Okulunda temizlik elemanı olarak çalıştığını, 26.02.2010 tarihinde okul yetkilileri tarafından iş akdinin sebepsiz ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, müvekkilin yasal haklarını talep etmesine rağmen kendisine hiçbir ödeme yapılmadığını, yasal hakların tahsili amacıyla .. İş Mahkemesine dava açıldığını, dava kapsamında toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda yerel mahkemenin davayı kabul ettiğini ve davacıya ihbar tazminatı . kıdem tazminatı yıllık izin alacağı ve fazla mesai alacaklarını ödenmesine karar verildiğini, SGK dan talep edilen hizmet dökümüne göre davacının sigortalı hizmet dökümünde 20.02. 2006- 19.06. 2006, 06.10.2006- 30.06.2007, 26.09.2007-30.06.2008, 10.10.2008-30.06.2009, 06.10.2009-26.02.2010 tarihleri arasında sigortasının görüldüğünü, okulun parasının olmadığı bahanesiyle yöneticilerin sigortaları geç yatırdıklarını, yaz tatilinde okul açılmadan 15 gün önce işe başlamasına rağmen okullar açıldıktan sonra sigortasının başlatıldığını, her ... öğretim yılı sonunda çıkış yapıldığını, bunun aralıksız 26.02.2010 tarihine kadar devam ettiğini, müvekkilin maaşını okulda çalışan bir memurdan aldığını dönem ortasında işçi alınmayacağına göre okulda çalışan bütün işçilerin sigorta girişinin 20.02.2006 tarihinde yapıldığını, yukarıda açıklanan bu sebeplerden, müvekkilin 01.03.2004-30.06.2004, 01.09.2004 -30.06.2005, 06.10.2005- 20.02.2006 tarihleri arası aylık 30 gün süre ile davalı Bakanlığa bağlı .. ... .. .. İlköğretim Okulunda çalıştığı hususunun tespitine ve sigorta başlangıç süresinin 01.03.2004 olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; davacının .. SGK İl Müdürlüğünün 1027592 014 sicil sayılı dosyada işlem gören ... .. .. .. İlköğretim Okulunda ilk defa .. sigorta sicil numarası ile 20.02.2006 tarihinde işe girişi yapıldığını, davacının 20.02.2006- 19.06.2006 06.10.2006- 24.11.2006 tarihleri arası çalıştığını .davacının .. .. sicil sayılı dosyada işlem gören ... .. .. .. ilköğretim Okulun Okul Aile Birliği işyerinde 08.12.2006 tarihinde işe girişi yapıldığını, davacının 08.12.2006- 30.06.2007, 26.09.2007-30.06.20 08... .10.2008- 30.06.2009 tarihleri arası çalıştığını, Kurum kayıtlarının resmi belge niteliğinde olması nedeniyle, davacının resmi kayıtlarda görülmeyen hizmetlerin varlığını kanıtlaması ancak aynı güçte delillerle mümkün olduğundan davanın esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının okulda 01.03.2004- 26.02.2010 yılları arası aralıksız çalıştığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, Okul Aile Birliği nezdinde 20.06.2006 tarihinde işe başladığını, önceki dönemlerde temizlik şirketi ile çalıştıklarını, temizlik şirketi ile sözleşme fesh edildikten sonra personel alımı yaptıklarını, personelin çalışmasının okul dönemi ile sınırlı olduğunu ve davacı gibi diğer işçilerinde sözleşmeleri kendiliğinden son bulduğunu, bu nedenle zorunlu ve esaslı nedenlerle belirli süreli iş aktinin bulunmadığını, davacının açıklanan bu nedenlerden dolayı birden fazla işe giriş çıkışlarının olduğunu ve hak düşürücü sürenin her dönem için ayrı ayrı hesap edilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.04.2016 tarihli kararı ile
"Davanın kabülü ile
1- Davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.03.2004 olarak tespitine,
2-Davacının 01.03.2004 - 26.02.2010 tarihleri arasında ( 1 Temmuz - 15 Eylül dönemleri dışında kalan tarihlerde) aylık 30 gün süreyle asgari ücretle ve hizmet akdiyle çalıştığının tespitine,
3-Davacının 01.03.2004- 26.02.2010 tarihleri arasında bildirilmesi gereken toplam prim gün sayısının 1730 gün olarak belirlenmesine, ancak hali hazırda 918 gün bildirilmiş olduğundan bunun tekraren bildirilmesinde davacının hukuki yararının olmadığının tespiti ile bildirim yapılmayan gün sayısının 812 gün olarak belirlenmesine" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
Mahkemenin 21.04.2016 tarihli kararının süresi içinde davalı ... ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 25.02.2018 tarihli kararıyla "... davacının davalı ...'na bağlı .. İlköğretim Okulu'nda temizlik elemanı olarak çalıştığı, davacının sigorta bildirimlerinin 20.06.2006 tarihinde başladığı ve 26.02.2010 tarihine kadar devam ettiği, bildirimlerin bir kısmının İlköğretim Okulu, bir kısmının Okul Aile Birliği'nden yapıldığı; davacının .. ... Bakanlığı aleyhine işçilik alacaklarına ilişkin olarak açmış olduğu Bolu İş Mahkemesinin kesinleşen E. 2016/377 - K. 2017/78 sayılı dosyasında davacının, davalı işyerinde 4 yıl 5 ay 19 gün çalıştığının tespiti ile bu süre yönünden kıdem - ihbar tazminatı ile fazla çalışma alacağının tahsiline karar verildiği ancak dava dosyasının celbedilmediği anlaşılmakla; Mahkemece re'sen araştırma ilkesi gereğince; davacının hizmet başlangıç tarihi olduğunu bildirdiği 01.03.2004 tarihi ile sigorta bildirimlerinin başladığı 20.06.2006 tarihleri arasındaki hizmetinin tespitine ilişkin olarak, dava konusu dönemde görev yapan okul müdürleri, müdür yardımcıları, öğretmenler, var ise diğer hizmetliler, okul koruma derneği ile okul aile birliğinde görev alan kişiler belirlenip yeteri kadarının re'sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, tanık beyanları arasında çelişki oluşursa giderilmeli, Bolu İş Mahkemesinin kesinleşen E. 2016/377 - K. 2017/78 sayılı dava dosyası celp edilmeli, böylece, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 26.05.2022 tarihli kararı ile hükümde belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkeme kararının süresi içinde davacı ile davalı ... ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 07.12.2022 tarihli kararıyla, "... İncelemeye konu davada, 2004-2006 dönemine ilişkin olarak yapılan araştırma kapsamında; 13.09.2004-15.06.20 05... .09.2005-15.06.2006 tarihlerine ait ...İlköğretim Okulu, Okul Aile Birliği ile dava dışı ... Şirketi arasında temizlik işiyle ilgili olarak sözleşmeler bulunduğu anlaşıldığından davacının şirket çalışanı olup olmadığı araştırılarak şirket çalışanı ise bu şirket davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalı ve delilleri sorulmalı, bu kapsamda davacının şahsi sicil dosyası, puantaj ve işe giriş çıkış kayıtları getirtilmeli, bu işyerinden Kuruma verilen dönem bordroları celbedilmeli ve bordro tanıkları dinlenilmeli, çalışmaların geçtiği iddia edilen işyerinin okul olması nedeniyle yarıyıl ve yaz tatillerinde çalışıp çalışmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır; ayrıca 2006-2010 dönemine yönelik olarak da bozmaya uyulduğu halde, davacının sigorta başlangıç tarihi olan 20.02.2006 sonrası yönünden bozma öncesindeki kararın dışına çıkılarak bu tarihten sonraya ait olarak verilen hizmet sürelerinin davacı aleyhine azaltılması hatalıdır." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin 28.11.2024 tarihli kararı ile hükümde belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili, davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı SGK Başkanlığı vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan Mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)
2.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
3. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
4. Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Davalı ... ile davalı ... arasında 2004-2006 yılları arasında okul temizlik işleri ile ilgili ihale kapsamında sözleşme imzalandığı, davacının da bu sözleşmeler kapsamında davalı ...'ın işçisi olarak çalıştığı halde davacının çalışmalarının davalı ... Bakanlığında geçtiğinin tespiti hatalıdır. Mahkemece, Milli ... Bakanlığının asıl işveren olarak prim ödemelerinden sorumlu tutulabileceğinin gözetilmemesi hatalıdır. Ayrıca ... öğretim dönemlerinin tespit edilerek bu sürelerin gözetilmemesi de isabetsizdir.
5. Diğer taraftan, davalı ...'in vekili olmadığı halde lehine vekalet ücreti takdir edilmesi de yerinde değildir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.