Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararının 11. Ceza Dairesince uzlaşma ve hak yoksunlukları yönünden yapılan inceleme sonucu oy birliğiyle onanması.
Özet: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet alan sanık hakkındaki hüküm, yapılan uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun yürütüldüğünün tespiti, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olması ve suç nitelendirmesi ile yaptırımların doğru belirlenmesi gerekçeleriyle onanmıştır; ayrıca, hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrilmesine ilişkin ihtar ile kasıtlı suçtan mahkûmiyetin yasal sonucu olan hak yoksunlukları hakkındaki düzenlemelerin infaz aşamasında gözetileceği belirtilerek, bu durumun bozma nedeni yapılmadığı vurgulanmıştır.
11. Ceza Dairesi         2021/42348 E.  ,  2026/4016 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/63 E., 2020/561 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği şeklinde ihtar yapılmasına karar verilmiş ise de, 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin ve kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “...ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “...denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
15.04.2026 tarihinde karar verildi.