COVID-19 salgını kaynaklı mücbir sebep iddiasıyla tek taraflı feshedilen hizmet sözleşmesi ve teminat mektubu iadesi talepli davada Yargıtay bozması sonrası sözleşme uyarlama gerekliliğinin değerlendirildiği hukuki süreç.
Özet: Davacı şirketin, COVID-19 salgınını mücbir sebep göstererek yemek hizmeti sözleşmesini feshetmesinin haklılığının tespiti ve teminat mektubu iadesi talebiyle açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin feshin haklı olduğuna dair kararları Yargıtay tarafından, salgının hizmetin ifasını tamamen imkansız kılmadığı gerekçesiyle bozulmuş; bozmaya uyan ilk derece mahkemesi feshin haksız olduğu ve uyarlama imkanı varken doğrudan feshedildiği kanaatiyle davayı reddetmiş, davacı ise salgın nedeniyle işlerin durmasıyla feshin kaçınılmaz olduğunu belirterek bu son kararı temyiz etmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2025/2655 E.  ,  2026/657 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2025/40 E., 2025/246 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı Hazine vekili Avukat ...ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı idare arasında "...Komutanlığına (Ankara)... Hizmeti Alımına" ilişkin 16.05.2019 tarihinde sözleşme imzalandığını, 4.700.463,32 Türk Lirası teminat mektupları verildiğini, tüm yükümlülüklerini yerine getirirken, Covid-19 salgını sebebiyle sözleşmedeki edimlerin ifa imkânsızlığına uğraması nedeniyle sözleşmenin müvekkili şirket tarafından 01.04.2020 tarihi itibari ile mücbir sebeple tek taraflı olarak feshedildiği gerekçesiyle, haklı feshin tespiti ile sözleşme kapsamında davalı kuruma verilen teminat mektubunun müvekkili şirkete iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından Covid-19 salgınının mücbir sebep sayılarak sözleşmenin 01.04.2020 tarihi itibariyle tek taraflı olarak feshedildiğini, Covid-19'un... hizmetinin yürütülmesine engel nitelikte olmadığını, yüklenicinin bu durumu belgelendiremediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.07.2021 tarihli ve 2020/265 Esas, 2021/575 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile; taraflar arasında yapılan 16.05.2019 tarihli... Hizmet Alım Sözleşmesi'nin davacı tarafından mücbir sebeple haklı feshedildiğinin tespitine, davalı tarafından yargılama aşamasında nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin nakde çevrildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 14.07.2023 tarihli ve 2021/2679 Esas, 2023/2223 Karar sayılı kararı ile, istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 14.07.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 21.11.2024 tarih, 2023/4048 Esas, 2024/4238 Karar sayılı ilamı ile corona virüs salgınının mücbir sebep sayılabilmesi için yemek hizmeti verilmesine ilişkin borcun sözleşmeye uygun olarak ifasına engel oluşturması gerektiği, somut olayda, mücbir sebebin varlığı ve buna bağlı olarak tam veya kısmi ifa imkânsızlığı bulunduğundan söz edilemeyeceği, toplanan delillere göre sabit olmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek, karar kaldırılmış ve İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tacir olan davacının fiyatlarda yükselmeler olabileceğini öngörerek sözleşme imzalaması gerektiği, bu nedenle davadaki iddiaların ancak edim dengesinin aşırı ölçüde bozulmuş ve TBK 138. madde kapsamında aşırı ifa güçlüğü oluşturabilecek nedenler olduğu, davacı tarafça mahkemeden uyarlama talebinde bulunulabilecek iken sözleşmenin doğrudan feshedildiği ve feshin haklı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eksik incelemeye dayalı bozma ilamına uyulmasının hatalı olduğunu, işlerin tamamen durması nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, fesih sebeplerinin hepsinin detaylı incelenmediğini, pandemi nedeniyle evden çalışmaya geçilmesi ve kurumdaki az sayıda personelin açık mutfaktan beslenmeyi tercih etmemesi nedeniyle işlerin durduğunu, bu nedenle buradaki hizmetlerin mücbir sebep dolayısıyla feshedilmek zorunda kalındığını, hizmetin durduğu, hak edişin gelmediği bir ortamda davacının ürün tedarikçilerine olan borçlarını ödeyememe durumunun ortaya çıktığını, pandemiden kaynaklı olarak ortaya çıkan bu durum nedeniyle davacının hizmet verdiği tüm kurumlardaki sözleşmelerini feshetmek zorunda kaldığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet sözleşmesinin haklı feshinin tespiti ile teminat mektubunun iadesi istemlerine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.