Hizmet tespitine ilişkin davalarda çalışmanın kesintili mi sürekli mi olduğunun belirlenmesinde kamu düzeni gereği detaylı araştırma ve delil toplama zorunluluğuna dair Yargıtay kararı.
Özet: Yüksek Mahkeme, davacının hizmet tespiti talebiyle açılan davada, kamu düzeniyle ilgili olması nedeniyle özel hassasiyet gerektiren bu tür davalarda tarafların sunduğu delillerle yetinmeyip resen araştırma yapılarak işverene ait tüm belge ve kayıtların eksiksiz incelenmesi, sigorta bildirimlerine göre tanıkların dinlenmesi, işçilik alacakları dosyalarının araştırılarak çelişkilerin giderilmesi ve çalışmanın varlığı, başlangıç-bitiş tarihleri, mevsimlik, sürekli, kısmi veya kesintili olup olmadığının yöntemince tespit edilmesi gerektiğini vurgulayarak, alt mahkeme kararlarını yeterli inceleme yapılmadığı gerekçesiyle bozmuştur.
10. Hukuk Dairesi         2025/16576 E.  ,  2026/5390 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1791 E., 2024/1482 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/490 E., 2022/451 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.07.2016-30.08.2018 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talep edilen sürelerde .... Taş. Tur. Sey. Gıda Tar. Pet. Ürün. İth. unvanlı ... sicil numaralı iş yerinden 14.10.2016 tarihli işe giriş, 31.01.2017 tarihli çıkış, 19.09.2017 tarihli işe giriş, 13.11.2017 tarihli çıkış bildirgelerinin verildiği, çalışmaların giriş çıkışlara uygun olarak Kuruma bildirildiği, birden fazla işe giriş bildirgesinin olmasının kesintili çalıştığının kanıtı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
3.Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen iş yerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
4.Diğer taraftan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 13. maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63. maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, iş yerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır. Bu tür hizmet tespiti davalarında tam gün üzerinden veya kısmi zamanlı olarak çalışma olgusunun ortaya konulması önem arz etmekte olup, çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde günde kaç saat hizmet verildiği ve giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63. madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiğinden yola çıkılarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir.
5.Eldeki davada, davacı davalıya ait iş yerinde 20.07.2016-30.08.2018 tarihleri arasında çalıştığı iddiasıyla hizmet tespiti talebinde bulunmuş olup Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen hüküm eksik araştırma ve hatalı değerlendirmeye dayalı bulunmuştur.
6.Dosyanın tetkiki neticesinde, davacı adına davalıya ait .. plakalı araçtan 29.09.2016, 06.06.20 17... .05.2018 tarihlerinde trafik cezaları bulunduğu, ancak bunlarla beraber 08.12.2016 - 13.04.2018 tarihleri arasında farklı plakalardan da 12 adet trafik cezası bulunduğu, bu plakaların kime ait olduğunun araştırılmadığı anlaşılmakla; öncelikle trafik cezası kesilen bu araçların kim adına kayıtlı olduğu Emniyet Müdürlüğünden sorularak araştırılmalı, davacının davalı dışında başka işverenlerin aracını kullanıp kullanmadığı hususunda beyanı da alınarak bu durum araştırılmalı; çalışmanın varlığı, süresi ve sürekliliği ile çalışmanın varlığı halinde uyuşmazlık konusu dönemde kısmi ya da tam gün olup olmadığı da belirlenip, tartışılarak, çalışmanın kısmi süreli çalışma olduğunun anlaşılması halinde; gerektiğinde uzman bilirkişi görüşü alınmak suretiyle, hükme konu dönem içinde bir günde kaç saat çalışmış olabileceği, haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli ve yedibuçuk saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç iş gününe karşılık olduğu hususu saptanarak, sigortalılık süresinin tespitine karar verilmesi (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.04.2011 gün, 21-130-256 sayılı kararı) gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgili davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.