Yargıtay 11. Ceza Dairesi, sanığın bilişim sistemleri aracılığıyla nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatini onarken, resmi belgede sahtecilik suçunda dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı vermiştir.
Özet: Bir üst mahkeme, yerel mahkemenin bilişim sistemleri ve banka/kredi kurumları aracılığıyla dolandırıcılık suçundan sanık hakkında verdiği beraat kararını, suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle oybirliğiyle onarken, resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmünü ise sanığın sorgu tarihinden temyiz incelemesine kadar geçen sürede olağan dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle oybirliğiyle bozarak kamu davasının düşürülmesine karar vermiştir; böylece katılan vekilinin temyiz nedenlerini dolandırıcılık yönünden reddetmiş, sahtecilik yönünden hükmü bozarak zamanaşımı nedeniyle düşme kararı vermiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/470 E. 2016/118 K.SUÇLAR :Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilikHÜKÜMLER : BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği görüşüldü; A)Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,B)Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığa yüklenen "Resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 17.02.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,30.04.2026 tarihinde karar verildi.