Bonoya dayalı muvazaalı alacak iddiasıyla açılan sıra cetveline itiraz davasında ispat yükü ve elden verilen paranın geçerliliği üzerine verilen istinaf kararına temyiz.
Özet: Bu hukuki evrak, borçlu aleyhine yapılan takipte davacının, davalı alacaklıya ait sıra cetvelindeki alacağın muvazaalı olduğu iddiasıyla açtığı sıra cetveline itiraz davasını ele almaktadır; ilk derece mahkemesi ve istinaf, davalının 5 milyon TL tutarındaki bonoya dayalı alacağının, hayatın olağan akışına aykırı şekilde elden verildiği ve borcun gerçekliğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle muvazaalı olduğuna hükmederek davacının talebini kabul etmiş ve davalıya ayrılan payın davacı alacağına aktarılmasına karar vermiştir.
6. Hukuk Dairesi         2026/278 E.  ,  2026/650 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1320 E., 2025/1547 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/307 E., 2024/807 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; üçüncü kişi borçlu ... Sanayi ve Ticaret A.Ş' nin iflas erteleme talebinin reddedilmesi üzerine alacağın tahsili amacıyla İstanbul 3. İcra Müdürlüğü' nün 2016/30611 Esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhine başlatılan takibin kesinleştiğini, borçlunun iflas erteleme ve konkordato taleplerine ilişkin dava dosyalarının tetkikinde, iflas erteleme talebinden kısa bir süre önce 11.11.2015 tarihinde toplam 5.000.000,00 TL tutarındaki bonolar nedeniyle ... 1. İcra Müdürlüğü' nün 2015/12901 Esas sayılı dosyası ile bir icra takibinin başlatıldığını ve borçlunun bir takım menkullerine ihtiyaten haciz konulduğunun öğrenildiğini, borçlu ile davalı alacaklı arasındaki borç ilişkisinin gerçek olmadığını muvazaalı olduğunu, davalının ... 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/3855 Esas sayılı icra takip dosyasında yapılan 01.06.2018 tarihli derece kararı ve sıra cetveline konu bir kısım menkuller için üçüncü sıradaki, bir kısım menkuller için ise ikinci sırada gösterilen alacağının muvazaalı olması nedeniyle sıra cetveline itiraz ile bu alacağın sıra cetvelinden çıkartılmasına, aksi kanaatte olunması halinde davalının sıra cetvelindeki alacağına konu ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2015/12901 Esas sayılı dosyasının kesinleşme tarihinin 23.05.2017 olması gerekirken kesinleşme tarihinin ve buna bağlı olarak ihtiyati haczin kesin hacze dönüşmesi tarihinin 22.05.2017 olarak ele alınması sonucu müvekkilinin sıra cetvelindeki alacağına konu İstanbul 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/30611 Esas sayılı dosyasından yapılan haczin 23.05.2017 tarih olması sebebiyle paylaştırmanın garame usulü ile yapılması gerektiğinden sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müşterek borçlu ... San ve Tic AŞ'nin hem müvekkiline, hem de yetkilisi olduğu ...Gıda ve İht. Mad. San. Tic. AŞ.ye borçlu olduğunu ve müvekkilinin tahsil edemediği alacakları sebebiyle hali hazırda batak verdiğini, müvekkilinin şahsi alacaklısı olduğu davalı borçlu ... San ve Tic. AŞ'den olan alacağı için Büyükcekemece 1. İcra Müdürlüğü' nün 2015/12901 Esas sayılı dosya ile yasal takibe geçtiğini, muvazaalı işlem olduğunu iddia eden davacının bu iddiasını ispatla mükellef olduğunu, davacının bu iddiayı ortaya atıp çekilmesi ve haksız yere para paylaşım sürecine itiraz ederek durdurmasının müvekkili açısından telafisi olmayan zararlara yol açtığını, açılan icra takiplerinin de %90 üzerinde bir oranının tahsil edilemediğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının alacaklı olduğu dosyada 2 adet 2.500.000,00 TL tutarlı bonoya dayandığı, bu bonoların nakden verildiğinin görüldüğü, nakdi ilişkinin ispatı için 27.11.2018 havale tarihli delil dilekçesi ekinde adi yazılı senet sunulduğu, incelenmesinde bu iki bononun 5.000.000,00 TL elden borç verilmesi (karz akdi) nedeniyle düzenlendiğin belirtildiği, ne var ki bu belgenin Yargıtay içtihatları gereği üçüncü kişi davacı bakımından bağlayıcı olmadığı, davalının 5 milyon TL gibi çok yüksek tutarlı bir parayı elden vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kaldı ki davalının bu parayı nasıl elde ettiğini de açıklamadığı, davalının karz akdinin düzenlenmesi sırasında bulunan bir tanık adı dahi bildirmediği, tüm bu bilgiler ışığında davalının alacağını ispat edemediği ve bunun sonucunda alacağının muvazaalı olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile;...İcra Müdürlüğü'nün 2017/3855 Esas sayılı dosyasında düzenlenen 01.06.2018 tarihli sıra cetvelinde davalıya ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2015/12901 Esas sayılı dosyası ile ayrılan payın faiz ve masraflar da dikkate alınarak, davacının İstanbul 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/30611 Esas sayılı dosyasındaki alacağına özgülenmesine, artan miktar olursa davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; alacağın doğum tarihinin ve takibin kesinleşme tarihinin davacıdan önce olduğunu, bu sebeple açılan davanın haksız olduğunu, dava dosyasına sunulan ıslak imzalı borç ikrarı ve senetlerde görüldüğü üzere alacaklarının muvazaalı olduğuna dair açıklamaların kötü niyetli ve gerçek dışı olduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının bu iddiasının yazılı delille kanıtlanamadığını, işbu sebeple dosyaya sunulan borcun alındığı tarihte şirket yetkilileri tarafından verilen ve kendi el yazı ürünleri olan olan borç tutanağı bulunduğunu, böyle bir borcu almayan yetkililerin hiçbir sebep yokken böyle bir kağıdı imzalamayacaklarını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, İİK'nın 142. maddesi gereğince davalı alacağının muvazaalı olduğundan bahisle açılan sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.