İcra ve İflas Kanunu 177. madde uyarınca kooperatifin iflas talebi davasında, alacaklı sıfatı bulunmayan eski üyenin talebinin reddedilmesi.
Özet: Eski kooperatif ortağının, kooperatifin mali usulsüzlükler, borçlarını ödememe ve taahhütlerinden kaçma iddialarıyla iflasını talep ettiği davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davacının İcra ve İflas Kanununun 177. maddesi uyarınca iflas talebinde bulunabilmesi için gerekli olan alacaklı sıfatını kanıtlayamadığı, aksine kooperatif kayıtlarına göre alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş; Yargıtay ise bu kararı, usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1449 E., 2025/1456 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2025/190 E., 2025/578 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifin adresinin alacaklılardan kaçmak için kapalı tutulduğunu, kooperatifin defter ve kayıtlarının ortaklardan hatta mahkemeden dahi gizlendiğini, kooperatif ortak sayısının gerçeği yansıtmadığını, kooperatifin kendine ait banka hesabı olmayıp, bilançolara işlenmeyen kooperatif paralarının kooperatif başkanının hesabında tutulduğunu, kooperatifin borçlarını ödemediğini ve ortakların zararına olarak aleyhe hükümler için kanun yoluna başvurmadığını, genel kurulda gerekli nisap sağlanmadan kooperatifin yüksek meblağlı alacağı için feragat yetkisi alındığını, bu gibi nedenlerle kooperatifin malum yerleşim yeri olmadığını, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçtığını, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunduğunu veya teşebbüs ettiğini, ödemelerini tatil ettiğini ileri sürerek davalı kooperatifin İİK'nın 177/1.1 ve 2 maddesi uyarınca iflasına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 2003 yılında yapılan genel kurul toplantısında kooperatiften ihraç edildiğini, genel kurul kararına itiraz edilmediğinden ihraç kararının kesinleştiğini, 20 yıldır üyelik kaydı bulunmayan davacının ihraçtan sonra alacağı için dava açmadığını, aksinin kabulü halinde de alacağının zamanaşımına uğradığını, davacının alacağı bulunmayıp tam aksine kooperatife borcunu ödemediğini, davacının alacağı tespit edilmeden müvekkilinin iflasına karar verilmesinin mümkün olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı kooperatif üyesinin pay sahibi sıfatı ile davalı şirketin iflasını talep edemeyeceği, İİK'nın 177. maddesi uyarınca iflas talebinde bulunabilmesi için alacaklı olduğunu iddia ve ispat etmesi gerektiği, Mahkemece davalı kooperatif kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde davacının üyelikten kaynaklı aidat ödemelerine dair tespitte bulunulduğu, davacının, davalı kooperatiften alacaklı olduğunu iddia etmediği gibi kooperatif kayıtları ve dosya kapsamı incelenerek düzenlenen bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere davacının dava tarihi itibari ile davalı kooperatiften alacaklı olmadığı, alacaklı sıfatı bulunmayan davacının, İİK'nın 177. maddesi kapsamında davalı kooperatifin iflasına karar verilmesini dava etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; işbu davanın İİK'nın 177/1 Kanun lafsında olduğu gibi alacakların tahsili için açılmış bir dava olduğunu, dava dilekçesinin konu bölümünde defalarca alacağın istendiğini ve alacağa konu ödeme makbuzlarının dava dilekçesi ile sunulduğunu, mahkemece flash bellekteki tüm ödeme delillerinin kopyasının ayrıca fiziki dosya içine istendiğini ve dosyaya fotokopisinin sunulduğunu, ilk derece mahkemesinin alacağını istememiştir kararının açılan dava ile çeliştiğini, kooperatifin yöneticilerinin alacaklılardan kaçtığının, ödemelerini tatil ettiğinin, ortaklardan toplanan paraların yöneticilerin şahsi hesaplarında tutulduğunun, kooperatif adresinin kapalı olduğunun iflas müdürlüğünce 04.07.2022 tarihinde yapılan keşifle tespit edildiğinin sabit olduğunu, temyiz dilekçesi ekinde de davacının, davalı kooperatife yapmış olduğu ödemelerin delil olarak sunulduğunu, eksik inceleme yapıldığını, çıkma payı alacağında ayrıca dava açma zorunluluğu olmadığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, İİK'nın 177/1,2. maddeleri uyarınca doğrudan alacaklı tarafından talep edilen iflas istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.